Günümüzde tıp alanında yüksek teknolojiye dayanan, hızla gelişen bilimsel ve teknik bilgiler doğrultusunda her geçen gün yeni ve maliyeti yüksek tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi; hasta hakları, aydınlatılmış onam alınması gibi kavramların ön plana çıkması, “hekim hataları” olarak ifade edilen sosyoekonomik, hukuki ve etik sorunun önemini daha da artırmıştır. Tıbbi müdahaleler, bireyin beden ve ruh bütünlüğünü korumayı ve sağlığını iyileştirmeyi amaçlayan; bir yandan yararlı, diğer yandan ise istenmeyen ve tehlikeli sonuçlar doğurabilen uygulamalardır.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre malpraktis; “hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı gerçekleştirmemesi, bilgi ve beceri yetersizliği göstermesi veya gerekli tedaviyi uygulamaması sonucunda ortaya çıkan durumlar” olarak tanımlanmaktadır. Son yıllarda malpraktis ile ilgili şikâyetler, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de artmış; bu konu etik, hukuki, tıbbi, bilimsel ve uygulamalı yönleriyle araştırılan çok disiplinli bir alan hâline gelmiştir.

Malpraktis; olayın tarafları, ortaya çıkmasına neden olan faktörler ve sağlık sistemi ile sağlık çalışanlarının sorumlulukları bakımından çok yönlü bir sorun niteliği taşımaktadır. İnsan faktörü, çevresel koşullar ve tıbbi cihazlar gibi hata riskini artıran birçok unsur birbiriyle etkileşim hâlindedir. Malpraktis; hekim, hemşire, fizyoterapist, psikolog, diyetisyen ve hastaya müdahale yetkisine sahip diğer sağlık çalışanlarının öneri veya tedavileri sonucunda, hastalığın doğal seyrinin değişerek iyileşmenin gecikmesinden hastanın ölümüne kadar uzanan olumsuz sonuçların ortaya çıkması olarak tanımlanabilir. Bu durumlar, sağlık hizmetinin sunumu sırasında sorumlu sağlık personelinin kusurlu davranışları sonucu meydana gelir.

Yatrojeni

Yatrojeni (Yunanca “iatros” - hekim), tanı, tedavi veya koruyucu sağlık uygulamaları sonucunda ortaya çıkan tüm ek ve istenmeyen sonuçları ifade eder. Bu durumlar yatrojenik hastalıklar veya yatrojenik patolojiler olarak adlandırılır. Doğru ya da yanlış uygulanmış tıbbi girişimlere bağlı olarak gelişen her türlü komplikasyon veya patolojik değişiklik yatrojeni kapsamında değerlendirilebilir.

Örneğin; kan transfüzyonu sırasında anafilaktik şok gelişmesi, hepatit veya HIV enfeksiyonlarının bulaşması, uzun süreli steroid tedavisi sonucunda gastrit ya da peptik ülser oluşması, radyoterapi sırasında anemi gelişmesi veya immünsüpresif tedavi alan hastalarda enfeksiyonların ortaya çıkması yatrojenik durumlara örnek olarak gösterilebilir.

Bazı kaynaklarda malpraktis, hekimin mesleki görev ve sorumlulukları kapsamında gerçekleştirdiği hukuka aykırı uygulamalar olarak tanımlanmaktadır. Bazı kaynaklarda ise hekimin önceden öngörmesi veya önlemesi mümkün olmayan, ihmal sonucu ortaya çıkmayan olaylar ifade edilmekte ve bu tür durumlarda hekim sonuç ne olursa olsun idari veya cezai sorumluluk altında tutulmamaktadır. Bununla birlikte malpraktis vakalarının önemli bir bölümü, sağlık çalışanının ihmali veya bilgi yetersizliği nedeniyle meydana gelmektedir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlanan bir raporda, her yıl 44.000 ila 98.000 hastanın malpraktis sonucu yaşamını yitirdiği bildirilmiştir. Malpraktis ile ilgili şikâyetlerin artmasında; tıp alanındaki yeniliklerin hızla yayılması, toplumun eğitim ve bilinç düzeyinin yükselmesi, sigorta sistemlerinin gelişmesi ve hasta haklarına verilen önemin artması gibi çeşitli tıbbi, hukuki ve sosyal faktörler etkili olmaktadır.

Tıp Personelinin Hatalarıyla İlgili Temel Kavramlar

1. İstenmeyen Sonuç

İstenmeyen sonuçlar, hastalığın doğal seyri sırasında gelişebileceği gibi, tıbbi müdahale hataları sonucunda da ortaya çıkabilir. Bir sonucun hastalığın komplikasyonu mu yoksa tıbbi müdahaleden kaynaklanan bir hata mı olduğunu değerlendirmek adli tıp uzmanının görev alanına girer. Uzman, olayı değerlendirirken hekimin eğitim düzeyini, görev yaptığı koşulları ve aynı şartlar altında çalışan bir hekimin göstermesi gereken dikkat ve özeni gösterip göstermediğini dikkate alır.

2. Komplikasyon

Komplikasyonlar hemen her tıbbi müdahalede ortaya çıkabilecek risklerdir. Bu nedenle müdahale kararı verilirken yarar-zarar dengesi göz önünde bulundurulmalıdır. Hastanın tedavisinde önemli fayda sağlayacak bir girişim için önceden bilinen ve ortaya çıkma olasılığı bulunan komplikasyonlar, tek başına girişime engel oluşturmaz. Ancak hastanın bu riskler konusunda önceden bilgilendirilmiş olması gerekir. Bu şartlar altında gelişen komplikasyonlardan hekim sorumlu tutulamaz.

3. Hizmet Standardı

Hizmet standardı; tıbbın ulaştığı bilimsel, teknik ve deneyimsel düzey, müdahalenin gerçekleştirildiği ortam ve hekimin bilgi-beceri seviyesi dikkate alınarak, aynı koşullarda çalışan bir hekimden beklenen hizmet düzeyidir. Hizmet standardının belirlenmesinde kurumun teknik donanımı, müdahalenin acil veya planlı olması, olay yerinin özellikleri ve sağlık çalışanının mesleki yeterliliği gibi unsurlar değerlendirilir.

Sonuç

Hekimler, hastalarının iyileşmesi için büyük çaba gösterirken aynı zamanda haksız suçlamalardan korunabilmek adına haklarını, görevlerini, yetki ve sorumluluklarını da iyi bilmelidir. Hastalarla güvene dayalı bir iletişim kurmak, uygun şekilde aydınlatılmış onam almak, meslek sırrını korumak, tıbbi kayıtları eksiksiz tutmak ve uygulanan işlemlerin bilimsel dayanaklarından emin olmak hata riskini önemli ölçüde azaltacaktır.

Hekim hatalarına ilişkin incelemeler, sağlık çalışanlarını yıldırmamalı veya mesleklerinden uzaklaştırmamalıdır. Her sağlık çalışanı görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışırken hukuki sorumluluklarının da farkında olmalıdır. Eski alışkanlıklarda ısrar etmek yerine, çağın gereklerine uygun hareket etmek daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Hasta, sağlık çalışanının düşmanı ya da ona zarar vermeye çalışan bir tehdit değil; aksine yardım bekleyen, ilgi ve bakım görmek isteyen bir insandır. Bu yardımın mevcut koşulların izin verdiği en yüksek kalitede sunulmasını istemek hastanın en doğal hakkıdır. Öte yandan, insan yaşamı ve sağlığı üzerinde gerçekleştirilen uygulamalarda yapılan hataların hukuki sonuçlarının olması da kaçınılmazdır. Çünkü sağlık çalışanları da insandır; onlar da hasta olabilir, sağlık hizmeti alabilir ve gerektiğinde meslektaşları hakkında hukuki yollara başvurabilirler.