"Fibrodisplazi ossifikans progresiva ilk olarak 17 – 18. Yüzyılda görülmüştür. İlk görüldüğü zamanlarda hasta olan kişiler için “taşa dönüşüyor” deniyordu.”

Fibrodisplazi ossifikans progresiva çok nadir görülen kalıtsal bir bağ dokusu hastalığıdır. Vücudun bağ, tendon ve iskelet kasları gibi normalde kemiğin bulunmadığı kısımlarında anormal kemik oluşumuyla ilgilidir. Heterotopik ossifikasyon olarak adlandırılan bu anormal kemik oluşumu iskelet kaslarında ve yumuşak bağ dokularda metamorfoza neden olur. Eklemlerin kemiğe dönüşmesiyle bölge yavaş yavaş kilitlenir ve hareket zorlaşır.

Dünyada yaklaşık 2.500 kişide görülen bu hastalık, 2. kromozomun q (uzun) kolunun 23. ve 24. bölgelerindeki genlerdeki bir mutasyondan kaynaklanan bir hastalıktır. Taş Adam Sendromu olarak bilinen bu hastalık, vücutta bulunan bağ dokusunun özellikle basınç ve darbe altında bozularak kemikleşmesidir. Bu sendroma sahip olanlar fiziksel aktivite yapamazlar, çünkü alacakları her darbede, darbe alınan bölgenin kemikleşmesi söz konusudur. Ayrıca biyopsi ve aşı yaptırmak gibi tıbbi müdahaleler taşlaşma sürecini hızlandırıyor. Bu hastalığın görüldüğü insanlar, taşlaşma durumu yüzünden saç tarama, paltosunu asma ve ya alma gibi basit işlemleri bile gerçekleştiremiyor.

Ayrıca, ilginçtir, dil, kalp kası, diyafram kası gibi kaslar bu süreçte korunur, yani kemikleşmez.

FOP`un genetik mekanizması:

FOP’un nedeni, ACVR1 (Activin A Receptor Type I) geninde meydana gelen tek nükleotid değişimidir. Bu gen, kemik gelişiminde görev alan “kemik morfojenetik protein (BMP)” sinyal yolunun önemli bir bileşenini kodlar. Varyasyon sonucunda reseptör, fizyolojik koşullarda dahi sürekli aktif hale gelir ve kontrolsüz kemik oluşumuna yol açar.

En sık gözlenen varyasyon, c.617G>A (p.R206H) varyantıdır. Bu varyasyonun etkisiyle, vücudun onarım mekanizması yanlış yönlendirilir ve herhangi bir travma, enjeksiyon veya inflamasyon süreci kemikleşmeyi tetikler. Böylece zaman içinde yumuşak dokular içinde “heterotopik kemik” alanları gelişir.

FOP Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Çocukluk Döneminde FOP Belirtileri

FOP hastalığında kemikleşme durumu genellikle ortalama beş yaşlarında ortaya çıksa da bazı vakalarda kemikleşme bir yaş civarı gibi erken dönemlerde bile görülebilir. Kemikleşme meydana gelen kaslar arasında düz kaslar ve kalp kası yer almaz.

İlerleyen Dönemlerde Kemikleşme Süreci

FOP tanısı konulmadan önce genellikle ayak baş parmaklarında şekil bozukluğu görülür.FOP hastalarının büyük ayak parmakları doğuştan deformedir.Hastalıktan etkilenen eklemler arasında boyun, sırt, omuzlar, dirsekler, kalçalar, dizler, ağız, el ve ayak bilekleri yer alır. Bu eklemlerde ortaya çıkan FOP belirtileri yaralanma, ameliyat veya grip gibi viral bir hastalıktan kaynaklanan travma sonucunda vücudun verdiği tepkiyle artabilir. Vücudun belirli bir bölgesinde ortaya çıkan şişme ağrıya yol açabilir. Alevlenme meydana geldiğinde bu durum kaslarda, tendonlarda ve bağlarda yeni kemik oluşumuna neden olur. Yeni kemik oluştuktan sonra şişlik azalır ve bu atak süreci birkaç gün ila bir ay kadar sürebilir.

Teşhis Testleri

Görüntüleme çalışmaları: Röntgen, BT taramaları veya MRI'lar anormal kemik büyümesinin görüntülenmesine ve durumun yaygınlığının değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Genetik Testler:

FOP teşhisi için hastalığı doğrulayan genetik bir test bulunur. Bu testte belirli genlerin mutasyon geçirip geçirmediğine bakılır. Klasik FOP, ACVR1/ALK2 geninde gerçekleşen mutasyondan kaynaklanır. Atipik FOP’lu bireylerdeyse korunan amino asitlerde heterozigot ACVR1 mutasyonları da bulunur.

Radyolojik İncelemeler:

FOP hastalığında en sık görülen belirtilerden olan ayak parmağı malformasyonu radyolojik testlerle detaylı olarak görüntülenebilir ve incelenebilir. El parmaklarını etkileyen iskelet kusurları ve erken dönemde görülen gelişimsel şekil bozuklukları servikal omurgada olabildiği için bu bölgelerin radyolojik yöntemlerle incelenmesi hastalığın doğru teşhis edilmesine yardımcı olabilir.

Ayırıcı Tanı:

FOP, benzer semptomlara neden olan diğer rahatsızlıklarla karıştırılabilir, örneğin:

  • miyozit ossifikans
  • osteosarkom
  • Diğer bağ dokusu bozuklukları

Sağlık hizmeti sağlayıcılarının uygun yönetimi sağlamak için FOP'u bu durumlardan ayırt etmeleri hayati öneme sahiptir.

FOP Hastalığının Tedavisi Var mı?

FOP hastalığının belli bir tedavisi yoktur. Oluşan kemik yapıları ameliyatlarla alınabilir fakat bu işlem kemikleşmeyi daha da hızlandırır. 1999 yılında köpek balıklarında keşfedilen skualamin kimyasalının FOP hastalığı için çözüm olabileceği düşünüldü. 2002 yılında başlanan bu çalışma 2007 yılında iptal edildi.

2010 yılından beri, FOP tedavisi üzerine yapılan araştırmalar kayıt altına alınmaktadır. Amerika’da 15 tane doktor bu tedavisi zor hastalığın üstesinden gelmek için çalışıyorlar.


FOP hastalığını tamamen iyileştirecek bir ilaç veya tedavi yöntemi olmamasıyla beraber hastalığın belirtilerinin yönetilmesi ve bireyin yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için uygulanabilecek birçok yöntem bulunur.

Nadir Hastalıklar Arasında FOP'un Yeri:

Nadir hastalıklar arasında yer alan FOP hastalığı 2 milyonda 1 oranda görülür. Bu oran FOP'u son derece nadir görülen otozomal dominant bir hastalık konumuna koyar. Hastaların %95'inde heterotopik osifikasyon belirtileri 15 yaşından önce ortaya çıkar. Bugüne kadar en geç heterotopik osifikasyon belirtileri gösteren hasta 56 yaşındadır. FOP'lu hastaların ortalama yaşı 25'tir. Hastalığın başlangıç ​​yaşı ortalama 7'dir ve tanının konulduğu yaş genellikle 10 yaş civarıdır.

Birleşik Krallık'ta bulunan yaklaşık 30 vaka hastalığın yaygınlığının milyonda 0,61 olduğunu gösterir. Tahminlere göre İspanya'da hastalığın görülme sıklığı milyonda 0,36 iken Fransa’da bu sayı milyonda 1,36’dır. Bu sayılara göre hastalık dünya genelinde benzer bir sıklıkta ortaya çıkar. Güncel olarak en çok bildirilen vaka sayısı Amerika Birleşik Devletleri'ndedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan FOP hastalığına sahip bireyler dünya üzerindeki kayıtlı tüm hastaların yaklaşık %25,6'sını oluşturur.