Son yıllarda genç yaş grubunda göğüs ağrısı, çarpıntı (palpitasyon) ve nefes darlığı gibi şikâyetlerle sağlık kuruluşlarına başvuruların arttığı gözlemlenmektedir. Tıp eğitiminde edindiğimiz bilgiler ve uluslararası literatür verileri, bu semptomların bir kısmının fonksiyonel ya da stresle ilişkili mekanizmalarla açıklanabileceğini; ancak erken kardiyal risk faktörlerinin rolünün de göz ardı edilmemesi gerektiğini göstermektedir.
McEwen (1998) ve Steptoe & Kivimäki (2012) çalışmalarına göre, gençlerde artan stres yükü, HPA aksı ve sempatik sinir sistemi aktivasyonu üzerinden kalp fonksiyonlarını etkileyerek hem geçici semptomlar hem de uzun vadeli kardiyovasküler riskler yaratabilir.
Stresin Fizyolojisi: Vücut Tepki Verdiğinde İnsan Ne Hisseder?
Stres sırasında hipotalamus–hipofiz–adrenal (HPA) aks aktive olur ve kortizol salınımı artar. Paralel olarak sempatik sinir sistemi uyarılır ve adrenalin düzeyi yükselir.
Bu mekanizma teorik olarak şu şekilde açıklanır:
Kalp daha hızlı atar, damarlar daralır ve kan basıncı yükselebilir.
Peki kişi bunu nasıl hisseder?
Ani ve yoğun bir stres durumunda genç bir birey göğüs bölgesinde sıkışma hissi, kalp atışlarının kulakta hissedilecek kadar hızlanması ve nefesinin “yetersiz” olduğu duygusunu yaşayabilir. Ellerde terleme, hafif baş dönmesi ve içsel huzursuzluk hissi de tabloya eşlik edebilir.
Panik Atak ve Kardiyal Semptomların Benzerliği: Neden Karıştırılır?
Panik atak sırasında da benzer mekanizmalar devreye girer. Sempatik hiperaktivite ve hiperventilasyon sonucunda kalp atım hızı artar; göğüste sıkışma ya da ağrı hissi ortaya çıkabilir. Subjektif deneyim açısından panik atak yaşayan bir genç bunu şu şekilde ifade edebilir:
“Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor”,
“Göğsümün üzerinde ağır bir baskı var”,
“Nefes alamıyorum.”
Bu semptomlar gerçek fizyolojik değişimlerin sonucudur; ancak her zaman yapısal bir kalp hastalığı ile ilişkili olmayabilir. Hiperventilasyon sırasında kandaki karbondioksit düzeyinin azalması, göğüs sıkışması ve baş dönmesi hissini daha da belirginleştirebilir.
Öte yandan kardiyak kökenli sorunlarda da göğüs ağrısı ve taşikardi görülebilir. Bu nedenle yalnızca semptomlara dayanarak kesin bir ayrım yapmak her zaman mümkün olmayabilir.
Erken Kardiyal Risk Faktörleri: Genç Organizma Üzerindeki Yük
Modern yaşam tarzı bazı risk faktörlerinin daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır:
Enerji içeceklerinin sık tüketimi
Kronik uykusuzluk
Sigara kullanımı
Sedanter yaşam tarzı
Artmış vücut kitle indeksi
WHO (2023), genç nüfusta artan enerji içeceği tüketimi ve sedanter yaşam tarzının kardiyovasküler risk faktörlerini artırabileceğini belirtmektedir.
Örneğin, sürekli uykusuz kalan ve yüksek miktarda kafein tüketen bir üniversite öğrencisi hem sık çarpıntı hissi hem de yorgunluk ve gerginlik yaşayabilir. Literatür verileri, bu faktörlerin uzun vadede arteriyel kan basıncında artış ve endotel fonksiyon bozukluğu ile ilişkili olabileceğini bildirmektedir.
Kesişim Noktası: Psikolojik ve Fizyolojik Mekanizmalar Ayrı mıdır?
Mevcut bilimsel veriler, stresin yalnızca geçici semptomlara yol açmadığını göstermektedir. Uzun süreli kortizol artışı ve devamlı sempatik aktivasyon, metabolik ve vasküler değişikliklerle ilişkilendirilmektedir.
Bu bağlamda gençlerde gözlenen kalp şikâyetleri yalnızca “psikolojik” ya da yalnızca “kardiyak” olarak ikiye ayrılabilecek basit bir tablo sunmamaktadır. Aksine, bu süreçler çoğu zaman birbirini etkileyen ve karşılıklı etkileşim içinde olan mekanizmalar olarak değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak, gençlerde artan kalp şikâyetleri multifaktöriyel bir yapıya sahiptir. Stresin fizyolojik etkileri çeşitli semptomlara yol açabilirken, erken kardiyal risk faktörlerinin varlığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Bilimsel literatür, kardiyovasküler sağlığın korunmasında sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemli rol oynadığını ve erken farkındalığın uzun vadede anlamlı katkı sağlayabileceğini göstermektedir. American Heart Association (AHA) da benzer şekilde, stres yönetimi, düzenli uyku ve fiziksel aktivitenin gençlerde kalp sağlığını korumada kritik olduğunu vurgulamaktadır.
Kaynaklar:
1. McEwen BS. Protective and damaging effects of stress mediators. N Engl J Med. 1998;338:171-179.
2. Steptoe A, Kivimäki M. Stress and cardiovascular disease. Nat Rev Cardiol. 2012;9:360-370.
3. Fleet RP et al. Panic disorder in emergency department chest pain patients. Am J Med. 1998.
4. World Health Organization (WHO). Cardiovascular diseases (CVDs). 2023.
5. American Heart Association (AHA). Stress and Heart Health.