İ. Finansın Yönü Değişirken: Borçtan Ortaklığa Küresel Geçiş
21. yüzyılın ilk çeyreği tamamlanırken dünya ekonomisi sessiz ama derin bir paradigma değişimi yaşıyor.

Klasik finans modeli, sermayeyi üretimin ortağı olmaktan çıkarıp üretimin üzerinde bir alacak hakkına dönüştürdü. Ancak bunun doğal sınırlarına ulaşıldı. 2008 küresel krizi, 2020 pandemi kırılması ve ardından gelen borç sürdürülebilirliği tartışmaları, risk paylaşımına dayalı finans modellerini yeniden gündemin merkezine taşıdı.

Bu noktada katılım finans, sadece etik bir alternatif değil; sistemik risklere karşı daha dayanıklı bir finansal mimari olarak yükselmeye başladı.

Bugün küresel katılım finans varlık büyüklüğü 3,5 trilyon dolar seviyesini aşmış, 2030 için öngörülen hedef ise 5 trilyon doların üzeridir (Islamic Financial Services Board, IFSB; Refinitiv Islamic Finance Report).

II. Küresel Başarı Haritası: Malezya, Suudi Arabistan, Endonezya ve Katar Modelleri

Katılım finansın potansiyeli artık teorik değil, pratik başarı hikâyeleriyle sabitlenmiş durumda.

Malezya 🇲🇾
• Dünyanın en gelişmiş sukuk piyasası
• Küresel İslami finansın merkezi

Suudi Arabistan 🇸🇦 Katılım Finans ile Ekonomik Dönüşüm
Suudi Arabistan’da bankacılık sisteminin %70’ten fazlası katılım finans prensipleriyle çalışmaktadır.

Bu model sayesinde:
• 500 milyar dolarlık mega projeler
• Sağlık şehirleri
• Teknoloji merkezleri

faizsiz finansman araçları, sukuk ihracı ve ortaklık modelleriyle desteklenmektedir.

Katılım finans, Vision 2030’un finansal omurgasını oluşturmaktadır.

Endonezya 🇮🇩 Devlet Stratejisi ile Dünyanın Yeni Merkezi
270 milyonluk nüfusuyla Endonezya, katılım finansı ulusal kalkınma stratejisine entegre etti.

Devlet destekli birleşmeler sonucu kurulan Bank Syariah Indonesia, dünyanın en büyük katılım bankalarından biri haline geldi.

Katılım finans aracılığıyla:
• Halal üretim sanayi
• Sağlık teknolojileri
• Dijital fintech girişimleri

küresel ölçekte büyüdü.

Katar 🇶🇦 Küçük Nüfus, Dev Finansal Etki
Katar, katılım finans varlık büyüklüğünün milli gelirine oranında dünyada lider ülkelerden biridir.

Qatar Islamic Bank ve Qatar Financial Centre aracılığıyla:
• Fintech startup fonları oluşturuldu
• Sağlık teknolojisi girişimleri desteklendi
• Uluslararası yatırım merkezleri kuruldu

Bugün İstanbul 🇹🇷 Malezya 🇲🇾 , Katar 🇶🇦 , Londra 🇬🇧 Endonezya 🇮🇩 ve Dubai 🇦🇪 ile birlikte küresel katılım finansın altı ana merkezinden biri olarak kabul edilmektedir.

III. Türkiye’nin Sessiz Gücü: 2,85 Trilyon TL’lik Stratejik Sermaye

Türkiye’de katılım finans sistemi artık kritik bir büyüklüğe ulaşmıştır:
• Katılım finans fon büyüklüğü: ≈ 2,85 trilyon TL
• Bankacılık sektöründeki payı: %10,5
• Katılım fonları, sukuk piyasaları ve faizsiz BES dahil , faizsiz Kitle fonlama platformları dahil edildiğinde gerçek büyüklük çok daha yukarıdadır.

Bu büyüklük, startupları scaleup hqline getirecek global marka vizyonu ile doğru yönlendirildiğinde Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini ve en güçlü Global Katılım Finans Merkezi olma yolundaki başarısını doğrudan değiştirebilecek düzeydedir.

IV. Türkiye’den Gerçek Başarı Hikâyeleri: Katılım Finansın Dokunduğu Girişimler

Pandemide Solunum Destek Cihazı ya da Katılım Bankası yatırımlı Beyin şantı üreticisi örnekleri artık yalnız değildir. Türkiye’de katılım finansın desteklediği başka kritik startupların scaleupa taşındığı çok özel girişimler ciddi sayıda artmaktadır.

1. Biyoteknoloji ve Sağlık Teknolojisi Girişimleri
Katılım finans kuruluşları son yıllarda:
• Yerli tıbbi cihaz üreticilerine
• Moleküler tanı kitleri geliştiren firmalara
• Biyomalzeme ve implant teknolojisi şirketlerine

doğrudan ortaklık yatırımları gerçekleştirmiştir.

Bugün Türkiye’de kullanılan bazı:
• ortopedik implantlar,
• cerrahi ekipmanlar,
• laboratuvar tanı kitleri

katılım finans destekli girişimlerin ürünleridir.

Şimdi Yerli ve Milli İlaç Firmalarına Katılım Finans yatırımları değerlendirilmektedir

2. Fintech Alanında Katılım Finans Destekli Startup Ekosistemi
Özellikle son 5 yılda:

Katılım bankalarının kurduğu girişim sermayesi fonları aracılığıyla:
• Dijital cüzdan girişimleri
• Ödeme sistemleri şirketleri
• Blockchain tabanlı finans girişimleri

doğrudan yatırım almıştır.

Örnek alanlar:
• Katılım tabanlı dijital bankacılık platformları
• Faizsiz yatırım robo-danışmanları
• Halal yatırım platformları

Bu şirketler bugün milyonlarca kullanıcıya ulaşmıştır.

3. Savunma Sanayi Tedarik Zinciri Girişimleri
Katılım finans, savunma sanayi ana yüklenicileri kadar kritik olan:
• elektronik bileşen üreticileri
• kompozit malzeme firmaları
• hassas mekanik üretim girişimlerine

ortaklık bazlı finansman sağlamıştır.

Bu sayede Türkiye’nin savunma sanayindeki yerlilik oranı %20’lerden %80 seviyelerine SSB verilerine göre hamd olsun yükselmiştir ve hepimizin göğsünü bu başarı kabartmaktadır

V. Yeni Cephe: Sağlık Sanayi ve Katılım Fintek

Türkiye’nin önündeki en büyük fırsat alanı artık nettir:

Savunma sanayinde yapılan sıçrama,

Sağlık Sanayi Başkanlığı kurularak katılım finansı ve faizsiz kitle fonlamayı mutlaka lokomotif yaparak aynı model kullanılarak:
• Sağlık teknolojilerinde
• Yapay zekâ destekli sağlık çözümlerinde
• Biyoteknolojide
• Fintech sektöründe

tekrar edilebilir.

Çünkü katılım finans modeli:

yüksek riskli ancak yüksek katma değerli sektörler için en uygun finansman modelidir.

VI. Stratejik Sonuç: Türkiye En Büyük Çekim Merkezi yani Gerçek Küresel Merkez Olabilir

Bugün Türkiye:
• güçlü sağlık ordusu ve mühendislik altyapısı,
• gelişmiş üretim kapasitesi,
• ve büyüyen katılım finans ekosistemi

ile küresel bir katılım finans merkezi olabilecek nadir ülkelerden biridir.

Katar 🇶🇦, Malezya 🇲🇾 Dubai 🇦🇪 ve Londra 🇬🇧 bunu başardı.

Türkiye’nin avantajı ise çok daha benzersizdir:

Tarihsel bağları , Finans ile üretimi aynı anda büyütebilecek ender ülkelerden biridir.

Son Sözüm
Nasıl TOGG üretiminde Babayiğitler keşfedildiyse
Sağlık ve Gıda Teknolojilerinde, Fintech alanında da Yepyeni bir
Hikâye Yazılmayı Bekliyor

Katılım finans sadece bir bankacılık modeli değildir.

Bir kalkınma modelidir.

Bir üretim modelidir.

Bir scaleup modelidir.

Bir gelecek modelidir.

Savunma sanayinde yazılan başarı hikâyesi, şimdi:
• sağlıkta,
• biyoteknolojide,
• fintechte

yeniden yazılmayı bekliyor.

Ve artık soru şudur:

Türkiye bu hikâyenin izleyicisi mi olacak,

yoksa yazarı mı?

En içten sevgi ve saygılarımla,

Girişimci Doktor
Yavuz Selim Sılay