Hipofiz bezi vücudumuz hormonal sisteminin orkestra şefidir,” cümlesi tıbbi bir metafordur. Soyut bir benzetme yapılmaktadır.
“Hipofiz bezi beyinde sella turcica yerleşimlidir,” cümlesi bir analojidir. Sella turcica “Türk eyeri”ne benzetilmiş o nedenle bu isim verilmiştir. Somut bir benzetme yapılmaktadır.
Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe sözlüğünde, analoji terimi “örnekseme, benzeşim, andırışma” olarak tanımlanmıştır.
Analojiler, bilinen kavramlar (analog) bilinmeyen kavram (hedef) arasındaki benzerlikleri vurgulayarak yeni bilgilerin anlaşılmasına yardımcı olarak anlamlı öğrenme için etkili araçlar olarak kullanılmaktadır.
“Teaching with analogies (TWA)” adlı bir eğitim modeli mevcuttur. Tıp eğitiminde de bu model rahatlıkla kullanılabilir.
Orta kulakta vücudumuzun en küçük üç kemiği vardır. Bu kemikler; çekiç, örs ve üzengi benzetmesi yapılarak bu şekilde isimlendirilmiştir.
Tıptaki benzetmelerle ilgili şöyle bir sorun vardır. Önce benzetmeyi söylemek istiyorum. Beyinde sakküler anevrizmalara “berry anevrizması” benzetmesi yapılmaktadır. Türkçe beyin cerrahisi ile ilgili akademik makalelerde de ‘berry’ kelimesi Türkçeye çevrilmeden olduğu gibi yazılmaktadır. Bu durumda “berry” benzetmesi bir Türk için fazla bir anlam taşımamaktadır.
“Adenoid yüz” benzetmesi de ilk anda bizler için kafamızda bir şey canlandırmayacaktır.
İşte bu yukarıda verdiğim iki örnekte olduğu gibi Türkçe olmayan benzetmeleri Türkçeye çevirmeden doğrudan kullanmak benzetmenin hedefine ulaşamamasına neden olacaktır.
Benzetme ve metafor gibi tıp eğitimini kolaylaştıracak yöntemlerin bilinirliğinin arttırılması ve Türk kültürüne uygun yeni benzetmelerin üretilmesi tıp eğitimde farklı bir bakışı getirecektir.