Bir zamanlar sigara kötü ve itici görünürdü. Keskin ve kötü kokardı. Öksürtürdü. Dişleri sarartırdı. İnsanlar sigara içen birinin zarar gördüğünü gözleriyle hemen anlayabilirdi.
Şimdi ise bağımlılık cebimize sığacak kadar küçüldü.
Parfüm gibi kokuyor.
USB bellek gibi görünüyor.
Renkli ışıklar saçıyor.
Ve gençler buna “sigara değil ki, bu sadece BUHAR “ diyor.
İşte en büyük pazarlama taktiği yani“ YALAN” burada başlıyor.
Elektronik sigara; nikotini beynin ödül merkezine klasik sigaradan daha hızlı ve daha yoğun ulaştırabilen modern bir bağımlılık ve “kronik intihar teknolojisidir”. Özellikle yüksek konsantrasyonlu nikotin tuzları içeren yeni nesil cihazlar, genç beynini saniyeler içinde dopamin bombardımanına maruz bırakıyor.
Bu nedenle birçok genç artık sigaraya değil; doğrudan nikotine bağımlı büyüyor ve düşünmeden parasını saçarak kendini ölüme hızla yaklaştırıyor.
Üstelik Dünya Sağlık Örgütü artık bunu açık şekilde söylüyor:
“Elektronik sigaralar yeni bir nikotin bağımlılığı dalgasını körüklüyor.”
Daha korkutucu olan şu:
Bu ürünler artık yetişkin sigara kullanıcılarından çok çocukları hedef alıyor.
Mango.
Karpuz.
Pamuk şeker.
Bubble gum.
Blueberry ice.
Bir şeker mi , ilaç mı bunlar?
Hayır.
Bir çocuk pazarlama stratejisi.
WHO verilerine göre dünyada 100 milyondan fazla elektronik sigara kullanıcısı bulunuyor ve ergenlerde kullanım oranı erişkinlerden kat kat daha yüksek seviyelere ulaşmış durumda. Avrupa bölgesi ise genç elektronik sigara kullanımında dünyanın en problemli bölgelerinden biri haline geldi. 13–15 yaş grubunda elektronik sigara kullanım oranı alarm verici düzeyde.
Türkiye’de ise durum çok sessiz, derinden ve tehlikeli ilerliyor.
Resmî yasaklara rağmen sosyal medya üzerinden, merdiven altı satışlarla, okul çevrelerinde ve internet kanallarında elektronik sigaraya erişim pompalanarak son derece kolay hale geldi. Özellikle lise ve üniversite çağındaki gençlerde “zararsız buhar” algısı çok hızlı yayılıyor.
Oysa soludukları şey su buharı değil.
Ağır metaller.
Ultra ince partiküller.
Aroma kimyasalları.
Propilen glikol.
Formaldehit türevleri.
Ve yüksek doz nikotin.
Akciğer; oksijen için yaratıldı.
Yüksek ısıda Kimyasal aerosol ve nikotin için değil.
Bugün dünyanın birçok ülkesinde doktorlar ve biz aile hekimleri artık yepyeni bir tabloyla karşılaşıyoruz:
EVALI.
Yani “Elektronik Sigara veya Vaping Ürününe Bağlı Akciğer Hasarı.”
Genç insanlar bir anda nefes alamıyor.
Göğüs ağrısıyla acile geliyor.
Bilgisayarlı Tomografi görüntülerinde akciğerler adeta yanmış gibi görünüyor.
Çoğu hastamız yoğun bakıma giriyor.
Bazılarının akciğerine tüp takılıyor.
Çünkü pnömotoraks gelişiyor.
Yani halk arasındaki adıyla:
“Akciğer sönmesi.”
Henüz 17 yaşında bir çocuğun göğsüne dren takılması nasıl normalleşebilir?
Bir nesil; “cool görünmek” uğruna oksijen kapasitesini ve geleceğini kaybediyor.
Daha da trajik olanı şu:
Elektronik sigaranın sigara bırakma yöntemi olduğuna dair algı, büyük ölçüde SİNSİ BİR PAZARLAMA başarısıdır ve derhal karşı mücadele Sivil Toplum Örgütlerimiz, Yeşilay ve Sağlık Bakanlığımızın koordinasyonunda, Aile hekimlerimiz ve emniyet güçlerimizle el ele merkeze alınarak çok daha güçlü bir sevyede yapılmalıdır.
Bilimsel veriler ise çok daha karmaşık bir tablo gösteriyor.
Birçok kullanıcı hem elektronik sigara hem normal sigara kullanmaya devam ediyor. Buna “dual use” deniliyor. Yani kişi sigarayı bırakmıyor; tam aksine bağımlılığını genişletiyor ve çeşitlendiriyor.
Üstelik gençlerde elektronik sigara kullanımı; ilerleyen dönemde klasik sigaraya geçiş riskini de ciddi artırıyor. Çalışmalar, vape kullanan gençlerin ileride sigara içmeye başlama olasılığının anlamlı şekilde yükseldiğini gösteriyor.
Nikotin sadece bağımlılık yapmıyor.
Genç beyninin kimyasal yapısını ve algısını değiştiriyor.
CDC’ye göre nikotin; dikkat, öğrenme, dürtü kontrolü ve ruh haliyle ilişkili gelişmekte olan beyin bölgelerini etkileyebiliyor. Beyin gelişimi ise yaklaşık 25 yaşına kadar devam ediyor.
Yani mesele sadece akciğer değil.
Bir nörogelişim meselesi.
Bir halk sağlığı meselesi.
Bir nesil meselesi.
Bir TAM BAĞIMSIZLIK meselesi
Ve belki de en ağır soru şu:
Yıllarca sigarayla savaşan insanlık, şimdi neden nikotini yeniden “trend” hale getiren bir endüstrinin önünde bu kadar sessiz ve çaresiz ?
Çünkü bu kez ölüm kül tablasındaki kadar sevimsiz değil.
Avuç içinde ve albenili taşınıyor.
Ve artık çocuklar teneffüste ya da büyüklerinden aile meclislerinde sigara saklamıyor.
Birbirlerine allı pullu şarj cihazı uzatıyorlar.
Elektronik sigara; masum buhar ASLA değildir.
Modern çağın aromalandırılmış kronik intihar ve bağımlılık sistemidir.
Ve bugün sessiz görünen ama hızla yayılan bu epidemi, yarının KOAH hastalarını, anksiyete dajil psikiyatrik bozukluklarını, kardiyovasküler hastalarını ve nikotin ve uyuşturucu bağımlı nesillerini hazırlıyor.
Bir toplumun geleceği; çocuklarının akciğer kapasitesi kadar güçlüdür.
Biz şu anda o geleceği buharlaştırıyoruz.
Bu TAM BAĞIMSIZLIK meselesini çok daha ciddiye alarak topyekün mücadele etmek için daha neyi bekliyoruz ?
Sizler ve Nesillerimiz için Sağlık , huzur, mutluluk dolu Hayırlı Bayramlar diliyorum
Ailenizin Hekimi
Dr. Yavuz Selim Sılay