Bir hastanın aile hekimine yaptığı sıradan başvuru… Kan şekeri biraz yüksek. Hafif kilo artışı var. Uyku düzensizliği başlamış. Tansiyon sınırda.

Bugün klasik sistemde bu hasta çoğu zaman “izlem”e alınır.
Ama öğrenen sağlık sistemi (Learning Health System – LHS) yaklaşımında bu hasta yalnızca muayene edilen bir birey değildir; aynı zamanda sağlık sisteminin geleceğini Sağlığın tüm paydaşlarına öğreten ve Doğru Sağlık Politikalarını geliştiren en canlı veri noktasıdır.

İşte sağlık sistemlerinin geleceğini değiştiren kırılma tam burada başlıyor.

Dünya artık yalnızca “hastalık tedavi eden” sistemlerden, kendi verisinden sürekli öğrenen sağlık ekosistemlerine geçiyor. Bu dönüşümün merkezinde ise üç kritik yapı bulunuyor:

* Büyük sağlık verisi
* Yapay zekâ
* Birinci basamak / aile hekimliğinin güçlendirilmesiyle entegrasyonu

Ve ilginç olan şu ki; Türkiye aslında bu yarışa sanıldığından çok daha avantajlı başladı.

Çünkü elimizde e-Nabız gibi devasa bir dijital sağlık altyapısı var.

Öğrenen Sağlık Sistemi Nedir?

Öğrenen sağlık sistemi kavramı, sağlık hizmeti sunumu sırasında oluşan verilerin sürekli analiz edilmesi ve bu analizlerden elde edilen çıktılarla sistemin kendisini sürekli geliştirmesi esasına dayanır. 

Yani sistem şu döngüyle çalışır:

Veri → Analiz → Bilgi → Klinik karar → Yeni veri → Daha iyi sistem

Bu yaklaşımda sağlık sistemi statik değildir.
Kendi deneyimlerinden sürekli öğrenir ve gelişir.

Tıpkı modern havacılık sistemlerinin her uçuş verisinden öğrenmesi gibi…

Bugün ABD’de Mayo Clinic, Kaiser Permanente, Cleveland Clinic ve Intermountain Health gibi dev sağlık ağları yüzlerce Yapay Zeka projesini doğrudan klinik süreçlere entegre etmiş durumda. 

Mayo Clinic’te yapay zekâ:

* erken tanı,
* risk öngörüsü,
* klinik karar desteği,
* hasta eşleştirme,
* kişiselleştirilmiş tedavi

alanlarında aktif şekilde kullanılmaya başlandı. 

Kaiser Permanente ise Yapay Zeka destekli klinik dokümantasyon sistemleri ile hekimlerin bilgisayar başında geçirdiği süreyi azaltıp hasta ile geçirdiği zamanı artırmayı hedefliyor. 

Bu yalnızca teknoloji değildir.

Bu, sağlık sisteminin düşünme biçiminin tamamen değişmesidir.

Asıl Devrim Hastanede Değil, Aile Hekimliğinde Başlayacak

Dünyada sağlık harcamalarının büyük kısmı aslında geç tanı konulan kronik hastalıklara gidiyor.

Diyabet.
Hipertansiyon.
Obezite.
KOAH.
Depresyon.
Kalp-damar hastalıkları
Nadir Hastalıklar
Kanser
Parkinson başta olmak üzere Nörodejeneratif Hastalıklar

Bunların çoğu yıllar önce sinyal verir.

Ve o ilk sinyali gören kişi çoğu zaman aile hekimidir.

Bu nedenle yapay zekânın en büyük etkisi yoğun bakımda değil aslında biz Aile Hekimlerinin gerçekten değerinin bilinmesi , iş yükünün makul hale getirilmesi , yeni
Üst ihtisas /Uzmanlık alanlarının dünyada olduğu gibi açılması ile hem maddi hem moral ve motivasyonlarının ciddi olarak düzeltilmesi durumunda mutlaka birinci basamakta olacaktır

Çünkü Aile Hekimleri ile entegre çalışan Yapay Zeka sistemleri:

* riskli hastaları erken saptayabilir,
* tarama eksiklerini belirleyebilir,
* ilaç uyumsuzluğunu fark edebilir,
* komplikasyon gelişmeden alarm verebilir,
* ⁠Nadir hastalıklar dahil birçok hastalığı ekonomik ve sosyal yük haline gelmeden yakalayabilir
* sosyal determinantları analiz ederek kırılgan hasta gruplarını tanımlayabilir. 

Örneğin:

Bir aile hekimliği birimindeki şu an ortalama 3000 hastayı düşünelim.

Yapay zekâ sistemi şu analizi yapabilir:

* Son 18 ayda kilo artışı olanlar
* HbA1c yükselmeye başlayanlar
* Düzenli reçete yenilemeyenler
* Uyku ilacı kullanımında artış olanlar
* Acil servise tekrar başvuranlar
* Sedanter yaşam göstergeleri artanlar
* ⁠Sevk oranları
* ⁠Polifarmasi ve uygunsuz ilaç kullanımı

ve ardından şunu diyebilir:

“Bu hasta önümüzdeki 3 yıl içinde diyabet geliştirme açısından yüksek risk grubunda.”

İşte bu noktada sağlık sistemi artık “reaktif” değil tamamen “öngörücü” hale gelir.Sahadaki bir aile hekimi olarak şu net, bunun Başarılması için Aile hekimleri ve hemşirelerin üzerindeki inanılmaz bilgi girme ağır yükünün azaltılması şarttır.

Türkiye’nin Sessiz Gücü: e-Nabız ve 30000 Aile Hekimi

Türkiye çoğu zaman kendi dijital sağlık başarısının farkında değil.

Oysa OECD raporlarında e-Nabız sistemi birçok ülke için örnek gösterilmektedir. 

e-Nabız ve Aile Hekimlerinin uhdesinde:

* laboratuvar sonuçları,
* reçeteler,
* görüntülemeler,
* muayene kayıtları,
* ilaç geçmişi,
* hastane başvuruları

gibi Türkiyenin sağlık fotoğrafı denebilecek çok büyük ölçekli veriyi merkezi biçimde organize eden nadir ulusal sistemlerden biridir. 

Türkiye’nin dijital sağlıkta OECD içinde dikkat çekici konumda olduğu çeşitli uluslararası raporlarda vurgulanmıştır. 

Bugün birçok gelişmiş ülkede bile sağlık verisi parçalıdır.

Farklı hastane sistemleri birbirleriyle konuşamaz.

Türkiye’nin avantajı ise merkezi entegrasyon kapasitesidir.

Bu, yapay zekâ çağında olağanüstü stratejik bir avantajdır.

Çünkü Yapa Zekanın gücü yalnızca algoritmadan değil, moral ve motivasyonu yükseltilmiş, tükenmişlik sendromuna girmemiş Aile hekimlerinin geliştireceği kaliteli ve bütünleşik veriden gelir.

Peki Sorun Nerede?

Asıl mesele artık “veri toplamak” değil.

Asıl mesele:

Hekimleri tekrardan hak ettiği noktaya getirerek Sağlıklı Veriyi öğrenen sağlık sistemine dönüştürebilmek.

Bugün Türkiye’de e-Nabız büyük ölçüde:

* veri depolayan,
* gösteren,
* erişim sağlayan

bir platform işlevi görüyor.

Ama geleceğin sistemi bunun ötesinde olacak:

* risk tahmini yapan,
* epidemiyolojik örüntüleri algılayan,
* klinik karar desteği sunan,
* aile hekiminden inout alarak yönlendiren,
* koruyucu sağlık politikalarını gerçek zamanlı optimize eden

bir yapıya dönüşmek zorunda.

İşte burada “HYP” yani hastalık yönetim programları, kronik hastalık izlem süreçleri ve aile hekimliği tabanlı koruyucu sağlık uygulamalarının Aile Hekimleri nezdinde ezici iş yükünden çıkarılarak teknoloji kullanılarak daha makul hale getirilmesi çok kritik hale geliyor.

Mutlu Aile hekimleri + HYP + Yapay Zekâ + Öğrenen Sağlık Sistemi = Yeni Nesil Koruyucu Sağlık Sistemi

Düşünün:

Aile hekimliği sistemindeki HYP altyapısı;

* e-Nabız verileri,
* giyilebilir cihaz verileri,
* ⁠Aile hekimlerinin mesleki Tatmin oranları
* laboratuvar trendleri,
* reçete yenileme davranışları,
* sosyal determinant verileri,
* bölgesel epidemiyolojik eğilimler
* ⁠Nadir Hastalıklar ve kronik hastalıkların erken yakalanması ile Longevity dataları üreten yapı

ile entegre çalışıyor.

Ve sistem şunu yapıyor:

* Hangi ilçede diyabet artıyor?
* Hangi bölgede hipertansiyon kontrolü bozuluyor?
* Hangi aile hekimi mesleki memnuniyeti arttıkça nasıl çalışıyor ?
* ⁠Hangi aile hekimliği birimlerinde obezite riski yükseliyor?
* Hangi yaş grubunda depresyon reçeteleri artıyor?
* Hangi mahallede KOAH alevlenmeleri yoğunlaşıyor?

Bu artık yalnızca sağlık hizmeti değil; gerçek zamanlı ülkemizin sağlığının yönetilmesi ve toplum sağlığı zekâsıdır.

Sağlık Politikalarının Yeni Yakıtı: Aile Hekimliği merkezli Koruyucu Sağlık odaklı Gerçek Zamanlı Veri

Klasik sağlık politikaları çoğu zaman geçmiş verilerle hazırlanır.

Ama öğrenen sağlık sistemi yaklaşımında politika üretimi gerçek zamanlı hale gelir.

Örneğin:

Bir bölgede çocukluk çağı obezitesi artıyorsa sistem bunu yıllar sonra değil haftalar içinde fark edebilir.

Bir ilçede antihipertansif ilaç uyumsuzluğu yükseliyorsa sistem alarm verebilir.

Bir mevsimsel enfeksiyon dalgası başlamadan önce acil başvurularındaki örüntü değişimini AI fark edebilir.

COVID-19 sonrası dünya tam olarak bunu gördü:

Veriyi hızlı analiz eden sistemler çok daha dirençliydi. 

Ancak Çok Kritik Bir Şart Var: Hekim memnuniyeti, Ahlak ve Güven

Yapay zekâ sağlıkta mucize değildir.

Aile Hekimlerine rağmen dizayn edilirse yani Yanlış tasarlanırsa çok büyük riskler üretir.

Bu nedenle:

* veri güvenliği,
* şeffaf algoritmalar,
* hekim memnuniyeti ve denetimi,
* hasta mahremiyeti,
* ahlaki yönetişim

olmazsa olmazdır. 

Yapay Zeka aile hekiminin yerine geçmeyecek.

Ama Hekim odaklı Yapay Zeka kullanan sağlık sistemleri, kullanmayan sistemlerin çok önüne geçecek.

Ve muhtemelen Yapay Zeka kullanan aile hekimleri de gelecekte çok daha etkin ve üretken olarak çalışacak.

Türkiye İçin Tarihi Fırsat

Türkiye’nin bugün sahip olduğu veri altyapısı ve Aile Hekimlerinden gelen ciddi gücü asla küçümsenmemeli.

e-Nabız yalnızca bir dijital sağlık uygulaması değildir.

Doğru stratejiyle:

* dünyanın en büyük öğrenen sağlık sistemi ağlarından biri,
* gerçek zamanlı epidemiyolojik gözlem platformu,
* Yapay destekli koruyucu sağlık merkezi,
* birinci basamak temelli ulusal sağlık zekâ sistemi
* ⁠Aile Hekimlerinin memnuniyetini merkeze alan

hale dönüşebilir.

Ve bunun merkezinde kıymetli vatanadailarımıza hizmet vizyonu ile mutlu ve motive edilmiş aile hekimlerimizve hemşirelerimiz bulunmalıdır.

Çünkü sağlık sistemlerinin geleceği hastane koridorlarında değil;
erken risk analizi yapan, veriyi yorumlayan, toplumu izleyen güçlü bir birinci basamakta şekillenecek.

Belki de geleceğin en başarılı sağlık sistemi;
en fazla ameliyat yapan değil,
Çok kıymetli insanlarımızı hastalanmadan önce yakalayabilen Aile Hekimlerinin merkezinde olduğu sistem olacak inşallah…

Aile Hekimlerinin değerinin gerçekten bilindiği , Veriyle Düşünen Sağlık Sistemleri Çağına önderlik yapan, Yapay Zekâ, Öğrenen Sağlık Sistemi ve Türkiye’nin e-Nabız Fırsatını entegre eden Cumhurbaşkanlığı Sağlık Sanayi Başkanlığının kurularak aynı savunma sanayindeki gibi bir başarıyı ortaya koyduğu bir Türkiye umuduyla 🇹🇷

Sağlıkla kalın

Dr. Yavuz Selim Sılay
Ailenizin Hekimi