Astım, hava yollarının kronik (uzun süreli) bir hastalığıdır. Astımı olan kişilerde hava yolları hassaslaşır, zaman zaman daralır ve iltihaplanır. Bu durum nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ve öksürük gibi şikâyetlere yol açar. Astım her yaşta görülebilir; çocukluk çağında sık olmakla birlikte erişkinlikte de ortaya çıkabilir.
Astım belirtileri kişiden kişiye ve zamana göre değişebilir. Bazı kişilerde şikâyetler hafifken, bazılarında günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir. Önemli bir nokta şudur: Belirtiler hafif olsa bile astım kontrolsüz olabilir ve ciddi ataklar gelişebilir.
Astımın kesin nedeni tek bir faktöre bağlı değildir. Genetik yatkınlık ve çevresel etkenler birlikte rol oynar. Astımı tetikleyebilen yaygın faktörler şunlardır:
• Soğuk algınlığı ve grip gibi viral enfeksiyonlar
• Ev tozu akarı, polen, küf ve hayvan tüyleri gibi alerjenler
• Sigara dumanı (aktif veya pasif maruziyet)
• Hava kirliliği ve yoğun kokular
• Egzersiz, soğuk hava
• Stres ve yoğun duygusal durumlar
Bu tetikleyiciler her hastada farklı olabilir. Kendi tetikleyicilerini tanımak, astım kontrolünde çok önemlidir.
Astımın en sık görülen belirtileri şunlardır:
• Nefes darlığı
• Hırıltılı solunum
• Göğüste baskı veya sıkışma hissi
• Özellikle gece veya sabaha karşı artan öksürük
Bu belirtiler ataklar halinde ortaya çıkabilir ve zamanla kaybolabilir.
Astım tanısı için iki temel unsur birlikte değerlendirilir:
1. Tipik belirtilerin varlığı
2. Hava yollarında değişken daralmanın gösterilmesi
Bu nedenle hem hastanın öyküsü hem de solunum testleri önemlidir.
Astımda hava yolları bazen dar, bazen normal olabilir. Bu değişkenliği göstermek için solunum fonksiyon testleri yapılır. En sık kullanılan testler:
• Solunum fonksiyon testi (spirometri)
• Nefes açıcı ilaç sonrası test (reversibilite testi)
Bu testler, nefes açıcı ilaçtan sonra solunum değerlerinde belirgin düzelme olup olmadığını gösterir. Bu durum astım için önemli bir bulgudur.
Her yerde spirometri cihazı bulunmayabilir. Bu durumlarda:
• Tepe akım ölçümü (PEF) kullanılabilir
• Gün içinde veya günler arasında ölçümlerde dalgalanma olması tanıyı destekler
Test yapılamıyorsa tanı bazen takip ve tedaviye yanıtla netleştirilebilir.
• Kan testleri (örneğin eozinofil sayısı)
• Nefeste nitrik oksit ölçümü (FeNO)
astımı destekleyici bilgiler verir ancak tek başına tanı koydurmaz. Bu değerler normal olsa bile kişide astım olabilir.
Bazı kişilerde astım sadece uzun süren kuru öksürük ile kendini gösterebilir. Buna “öksürük varyant astım” denir. Bu hastalarda hırıltı veya belirgin nefes darlığı olmayabilir.
Astım, bronşit veya KOAH ile özellikle erişkinlerde karışabilir. Astımda belirtiler değişkendir ve ilaçlarla düzelme görülür.
Gerekli durumlarda ek testlerle ayırıcı tanı yapılır.
Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar iki ana gruba ayrılır:
1. Koruyucu (kontrol edici) ilaçlar
Bu ilaçlar astım tedavisinin temelini oluşturur. Amaç, hava yollarındaki iltihabı azaltmak ve astım ataklarını önlemektir.
• İnhale kortikosteroidler (nefes yoluyla kullanılan ilaçlar)
Astım hastalarının çoğunda mutlaka kullanılması gereken ilaçlardır.
Düzenli kullanıldığında:
o Nefes darlığını azaltır
o Atak riskini düşürür
o Acil başvuruları önler
Bazı hastalarda inhale kortikosteroidlere ek olarak:
• Uzun etkili nefes açıcılar (LABA veya LAMA)
kullanılabilir. Bu ilaçlar tek başına değil, mutlaka koruyucu ilaçlarla birlikte kullanılır.
2. Rahatlatıcı (nefes açıcı) ilaçlar
Bu ilaçlar ani gelişen şikâyetleri hızlıca rahatlatır, ancak astımın temel nedeni olan iltihabı tedavi etmez.
• Nefes darlığı, hırıltı veya göğüste sıkışma olduğunda kullanılır
• Sık kullanma ihtiyacı varsa, bu durum astımın kontrol altında olmadığını gösterir
⚠Sadece rahatlatıcı sprey kullanmak astım için yeterli ve güvenli değildir.
Güncel kılavuzlara göre birçok hastada:
• Hem koruyucu hem rahatlatıcı etkisi olan tek bir inhaler
kullanılması önerilmektedir. Bu yaklaşım astım ataklarını ve ağırlaşmaları belirgin şekilde azaltır.
• Oral kortizon tedavisi, sadece şiddetli astım ataklarında ve mümkünse kısa süreli olarak kullanılır
Uzun süreli kullanımı yan etkilere yol açabileceği için rutin tedavide tercih edilmez.
Biyolojik ilaçlar:
• Standart tedavilere rağmen kontrol altına alınamayan
• Ağır astımı olan sınırlı sayıdaki hastada
uzman hekimler tarafından uygulanır. Her astım hastası için gerekli değildir.
Astım kronik (uzun süreli) bir hastalıktır. Tedavi haftalarla değil, aylar–yıllar boyunca planlanır. Amaç, ilacı kesmek değil en düşük etkili dozla kontrolü sağlamaktır. Bazı hastalarda uzun süreli iyi kontrol sağlandığında doktor kontrolünde ilaç dozu azaltılabilir veya geçici olarak tedavi kesilebilir. Ancak bu karar mutlaka hekim tarafından verilmelidir. . İlacı kendi kendine bırakmak astımın yeniden alevlenmesine veya ani ve ciddi ataklara
neden olabilir.
İnhale astım ilaçları bağımlılık yapmaz.
Aksine, düzenli kullanılmadığında hastalık kontrolsüz hale gelir.
Astımlı bazı hastalarda özellikle çocukluk çağında uzun süreli düzelme veya belirtilerin kaybolması görülebilir, ancak astım tekrar edebileceği için düzenli takip önemlidir.
Astım tedavisinde başarının anahtarı nedir?
• İlacı doğru teknikle kullanmak
• Tedaviyi düzenli sürdürmek
• Kontrolleri aksatmamak
• Tetikleyicilerden uzak durmak
Astım, doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır.
Astım Atakları (Alevlenmeler) Nedir?
Astım atağı; nefes darlığının, öksürüğün ve hırıltının belirgin şekilde arttığı, kişinin rahat nefes alamadığı durumlardır. Ataklar bazen ani gelişebilir ve acil tedavi gerektirebilir. Aşağıdaki durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
• Konuşurken nefesin yetmemesi
• Dudaklarda morarma
• Rahatlatıcı ilaca rağmen şikâyetlerin geçmemesi
• Gece uykudan nefes darlığı ile uyanma
Her astım hastasının, doktoru ile birlikte hazırlanmış yazılı bir astım eylem planı olması önerilir.
Astımı olan bireyler doğru tedavi ve düzenli takip ile spor yapabilir, çalışabilir ve aktif bir yaşam sürebilir. Bunun için:
• İlaçlar doktorun önerdiği şekilde ve düzenli kullanılmalı
• İnhaler cihaz doğru teknikle kullanılmalı
• Sigara dumanından uzak durulmalı
• Tetikleyiciler mümkün olduğunca azaltılmalı
• Astım kontrolü düzenli aralıklarla değerlendirilmelidir
Unutulmamalıdır ki astım, doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Astımı kontrol altına almak, yaşam kalitesini artırır ve ciddi riskleri önler.
Tanı gecikirse:
• Astım atakları sıklaşabilir
• Acil başvurular ve hastaneye yatışlar artabilir
• Akciğer fonksiyonlarında kalıcı kayıp gelişebilir
Bu nedenle erken tanı ve düzenli takip çok önemlidir.
Astım: Belirtileri, Tanısı ve Kontrolü ile İlgili Bilmeniz Gerekenler
Doç. Dr. Bengü KAAN
Yorumlar