Bu soruyu herhalde ezbere bilmeniz beklenmiyor ama bu sorunun bir özelliği var. O da şu; ülkemizde radyolojinin kurucusu olarak kabul edilen Dr. Esad Fevzi Bey’in çok kısa olan yaşam öyküsüne bir bakalım.

Esad Fevzi Bey X ışınlarını Osmanlı İmparatorluğu'nda tıbbi anlamda uygulayan ilk kişidir. O sırada tıp öğrencisi olan Esad Fevzi bu uygulamayı, röntgen ışınlarının keşfinden sadece birkaç ay sonra gerçekleştirmiş ve ülkemizde ilk röntgen filmlerini çekmiştir.

Orta ve lise öğrenimde bütün fen dersleri ve özellikle fizik derslerine çok meraklı bir öğrenci idi. Tıp öğrenimine Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye-i Şahane’de devam etti.

Öğrenciliği sırasında 8 Kasım 1895 tarihinde Alman fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, Würzburg Üniversitesi fizik laboratuvarında, X ışınlarını keşfetmiş; 17 paragraflık raporunu 28 Aralık 1895’te “Yeni bir çeşit ışın üzerine” ismiyle Würzburg Fizik Derneği’nde sunmuştu. Esad Fevzi Semaine Médicale isimli Fransızca tıp dergisinde "Prof. Röntgen ve opak cisimlerin içinin fotoğraflanması” başlıklı makaleyi okuduktan sonra kimya laboratuvarında Vasil Naum Paşa ve Ali Rıza Bey ile röntgen cihazı kurup röntgen filmi çekme denemelerine başladı. İlk olarak tıbbiye üçüncü sınıf öğrencisi Akil Muhtar’ın elinin röntgenini çekerek ülkemizde X ışını ile ilk radyografiyi gerçekleştirdi.

Esad Fevzi, savaş yaralılarının röntgen filmini çekip vücut içindeki mermilerin yerini tespit ederek mermileri çıkarmak için yapılacak operasyona yön vermiştir. Bunun dünya tıp tarihinde savaş yaralıları üzerinde yapılan ilk röntgen uygulaması olduğu kabul edilir.

27 yaşında yüzünde çıkan selülit komplikasyonu olarak gelişen menenjit enfeksiyonu nedeniyle vefat etmiştir.

Yirmi yedi yıla bir tıp bölümünün kurucusu olarak kabul edilecek kadar çok şey sığdırabilen bu tıp gencinin yaşamı örnek olarak hem tıp öğrencilerine hem de tüm gençlerimize sunulmalıdır. Bu konuda videolar filmler üretilmelidir. Onun bu gayretinin gençlerimize bulaşması çabası içinde bulunmalıyız.

Nasıl Çanakkale Savaşını gençlerimize örnek olarak sunuyorsak benzer şekilde Esad Fevzi’yi de örnek tıp öğrencisi olarak takdim etmeliyiz.

Elbette şu anda dile getirmediğimiz örnek olabilecek birçok olay ve kişiler mevcuttur. Bunları öne çıkan özellikleri ile gençlerimize sunmamız gerekir.

Bu, gençlerimizin motivasyonlarını ve ülkemize aidiyetini artıracaktır.

Bir gencin hayatını en çok duyduğu öğüt değil, gördüğü örnek değiştirir.

Wikipedia’dan yararlanıldı.