Situs inversus totalis, iç organların tamamen ayna görüntüsü gibi ters yerleştiği nadir doğuştan (konjenital) bir durumdur. Normalde sol tarafta olan organlar sağda, sağ tarafta olanlar solda yer alır — ama organların birbirleriyle ilişkisi (bağlantıları) bozulmaz, sadece pozisyonları tersine döner. Dünya genelinde yaklaşık 20.000 doğumda 1 görülür. Çoğu insanda hiçbir şikayet yaratmaz, tesadüfen (röntgen, BT, ultrason sırasında) fark edilir. Çoğu kişi semptomsuz (asemptomatik) tamamen sağlıklı yaşar. Ayakta direkt batın ve PA Akciğer filmlerinde kalp sağda (dekstrokardi), mide gazı sağda, aort sağdadır. USG de de organların ters yerleşimi net görülür. Tedavi gerekmez. Ameliyat gerektiğinde cerrahın ters anatomiyi bilmesi çok önemlidir (apandisit solda gibi).

Situs İnversus Totalis

Şimdi bu kitabi bilgiyi size neden mi anlattım. 1980’lerde Çapa Tıp Fakültesinde öğrenciyken, 4 sınıfa başlayınca Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yıldız Tümerdem’in eteğine yapıştım. Halk sağlığı ilgimi çekiyordu. Ekip ruhu ile saha çalışmaları yapıyorlardı. 45 yıl sonra bakıyorum da ekibimizde kimler varmış kimler. Prof. Dr. Bedia Ayhan, Prof. Dr. Selma Karabey, Prof. Dr. Esma Sürmen, Prof. Dr. Halit Özsüt, Prof. Dr. Ufuk Emekli, Prof. Dr. Ali Serdar Fak, Prof. Dr. Cem İncesu …

O yıllarda İstanbul gecekondu mahalleleriyle kuşatılmıştı. Kanyon AVM’nin yerinde Eczacıbaşı’nın serum fabrikası vardı. Oralar o derece kırsal sayılırdı. O kadar yani düşünün. Yıldız hocanın aklına gecekondu mahallelerindeki okullarda sağlık taraması yapmak geldi. Tıp Fakültesi 4., 5. ve hatta 6. Sınıflar boyunca her salı okula değil, yıldız hocanın bildirdiği adrese giderdik. O zamanlar metro falan yok. Bizde zaten öğrenciyiz, araba ne gezer. Kendi imkanlarımızla otobüs dolmuş artık ne varsa onunla ulaşım sağlardık. Hedef okulda bir sınıfı muayenehaneye çevirir. Masaların üstünde çocuklardan anamnez alır, muayene ederdik. Diş, göz, tonsillit, bronşit, artık Allah ne verdiyse tanısını koyar, reçetesini yazardık. Sponsorlarımız vardı. Yıldız hocanın çevresi genişti. Şimdi hangisi olduğunu hatırlamıyorum. Lions ve lionneslerle arası iyiydi. Onlar reçeteleri karşılıyorlardı. O zamanlar SGK vardı da çok az bir kısım insanı kapsıyordu. Elbette bizim öğlen yemeğini de organize ederlerdi. Hiç unutmam Çerkez tavuğunu ilk kez o zaman tatmıştım.

İşte bu taramalardan birinde, bana 13 yaşında bir kız çocuğu denk geldi. İlk dikkatimi ilkokul için yaşının ileri olması çekmişti. Bingöl Kığı’dan gelmişlerdi. Hayatında hiç doktor görmemişti. Sorgulamada hiçbir sorunu yoktu. Fizik muayenede ise ters giden bir şeyler vardı. Kalp tepe atımının sesini duyamıyordum. Kız capcanlı önümde yatarken kalbinin sesini duyamamak beni ürkütmüştü. Aniden aklıma o tanı geldi. Hemen stetoskobu sağ tarafa kaydırdım. Güm güm de güm güm. Hem de ne gümgüm. Kız çocuğu da benim gibi heyecanlanmıştı. Kalbi deli gibi atıyordu. O anda hocammmm diye bağırmışım. Hocammm yakaladım. Bu kızın kalbi sağda hocam diye nasıl haykırıyorum şimdi bu satırları yazarken bile heyecanımdan bellidir.

Anında bütün ekip kızın başına üşüştü, asistanlar ve hoca tek tek mauyene ettiler, evet sadece kalbi sağda değil aynı zamanda karaciğer matitesi de solda idi. Ertesi gün çocuğa Çapa’da gratis olarak usg ve direkt filmlerini çektirdik. Sağlığı yerindeydi. Tam olarak örnek bir situs inversus totalis olgusu idi. Ekte ilk sayfasının görüntüsü olan makaleyi de İstanbul Tıp Fakültesi dergisinde yayınladık.