11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif ayına bir kez daha kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan ayında ruhsal arınma yaşayıp maneviyatımızı kuvvetlendirip, Allah nasip ederse orucumuzu tutacağız. Her sağlıklı Müslümana farz kılınan oruç ibadeti peki kalp hastaları için nasıl bir durum olacak? Şu sıralar poliklinikte en çok duyduğum cümle “hocam oruç tutabilir miyim?” oluyor. Hekim olarak zor bir karar aslında yaradanın farz kıldığı bir ibadet hakkında karar vermek ama hastalarıma söylediğim gibi “sağlıklı bir Müslüman” olması ilk şart oruç için. Hem ilaçlarını düzenli kullanıp hem de vücudu açlığa ve susuzluğa alıştırmak bazı hastalarım için gerçekten zor oluyor.
Kalp hastaları aslında çok geniş bir tanım. Basit bir çarpıntıdan ileri evre ciddi kalp yetmezliğine kadar geniş bir yelpazede yer alıyor. Yani tıpta “hastalık yoktur, hasta vardır” cümlesi en güzel bizim kalp hastalarını açıklıyor. Hastaya göre, hasta özelinde davranmak gerekiyor. Hastalığın tipi ve şiddetine göre de oruç tutup tutmaması hastadan hastaya değişiyor. Ayrıca imsak-iftar arası saat farkı ve iklimsel coğrafya da bu durumu çok net etkiliyor. Oruç tutan sağlıklı bireylerde yapılan çalışmalar, kişilerin LDL kötü kolesterol düzeylerinin azaldığı, HDL iyi kolesterol düzeylerinin arttığı şeklinde gösterilmektedir. Hatta kalori alımının azalması, insülin duyarlılığını artırmakta ve insanların stresle başa çıkmasını kolaylaştırmaktadır. Oruç, manevi huzuru bünyeye kazandırarak kişilerin depresif semptomlar göstermesini azaltmaktadır. Hastalarımız ilaçlarını sahur-iftar şeklinde ayarlayarak, fazla kalorili beslenmeyerek oruçlarını tutabilirler. İlaç düzenlemesi için mutlaka hekimlerine başvurmalıdırlar. Ayrıca beslenme çok önemlidir. Ağır bir yemek sonrası kanın sindirim organlarında göllenmesi, hayati organlara giden kan akımını azaltabilir. Bütün bunların sonucunda kalp krizi oluşması kolaylaşabilir. Kalp hızlı atar, tansiyon yükselir ve istenmeyen komplikasyonlar görülebilir. Onun için kararında yemek yemek ve su içmek çok önemlidir. Tıka basa yemek yememeli, karbonhidratlı yiyeceklerden kaçınılmalı, şekerli gıda ve yağlı yemekler yenmemelidir. Nefsi terbiye olan orucun, ölçülü beslenme amacıyla farz kılındığı asla unutulmamalıdır.
İleri evre kalp yetmezliği, son 1 yıl içerisinde kalp krizi geçiren ve buna bağlı balon-stent yapılan hastalar, 2 yıl içerisinde bypass olan hastalar oruç tutmamalıdırlar. Ritim problemi olan hastalar, tansiyon ve şeker dengesini sağlamakta zorluk çeken hastalar ise oruçlarını, kendilerini takip eden hekimlerine danıştıktan sonra tutmalıdırlar.
Kalp damar hastalıkları, özellikleri gereği düzenli takip altında olması gereken hastalıklardır. Hekimleri gözetiminde ve ilaçları ayarlandıktan sonra oruçlarını gönül rahatlığıyla tutabilirler. Allah hepimize hayırlı Ramazan ayı geçirmemizi nasip edip bayrama kavuştursun. Hayırlı Ramazan ayı diliyorum.