Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) Nedir:
Son yıllarda, halk sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilecek kimyasal katkı maddeleri içeren gıda ürünlerinin sayısında belirgin bir artış gözlenmektedir. Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeren gıdalar, bir canlının genetik yapısına farklı bir genin aktarılması yoluyla yeni özellikler kazandırılması sonucu elde edilen ürünlerdir. [1].
Günümüzde GDO içeren başlıca ürünler arasında patates, buğday ürünleri ve baklagiller yer almaktadır. GDO teknolojisinin avantajları arasında; tarımsal ürünlerin çevresel koşullara (soğuk, yüksek nem vb.) karşı dayanıklılığının artırılması, zararlılara karşı korunması, üretim maliyetinin düşürülmesi, verimliliğin artırılması ve bazı durumlarda fonksiyonel ya da tedavi edici özellikler kazandırılması sayılabilir. Bununla birlikte, GDO’ların potansiyel riskleri arasında genetik dengenin bozulması, alerjik reaksiyonlara yatkınlığın artması ve ithal ürünlerde içerik bilgilerinin yetersiz belirtilmesi yer almaktadır. [2].
Bazı bilimsel çalışmalarda, GDO içeren ürünlerin insan sağlığı açısından potansiyel olarak zararlı olabilecek bileşenler içerebileceği ifade edilmektedir. Özellikle aşırı yorgunluk veya uyku hali durumlarında, GDO içeren bazı ürünlerin (örneğin enerji içecekleri) kısa süreli olarak organizmanın fonksiyonel ve emosyonel aktivitesini artırabildiği belirtilmektedir. [2].
GDO tüketiminin, organizmada özellikle bağırsak mikroflorası ve tükürük kompozisyonu üzerinde değişikliklere yol açabileceği yönünde bulgular mevcuttur. Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalarda, genetik değişimlerin sonraki nesillere aktarılabileceği de bildirilmiştir. Bu durum, GDO’nun etkisinin yalnızca tüketilen ürünle sınırlı kalmayıp, organizma ve onun sonraki nesilleri üzerinde de etkili olabileceğini göstermektedir. [3].
GDO içeren gıdaların uzun süreli tüketimi bazı durumlarda ciddi alerjik reaksiyonlara, metabolik bozukluklara, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve onkolojik hastalıkların gelişme riskinin artmasına yol açabilir. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde GDO ürünlerinin yaygın tüketimi ile alerjik hastalıkların yüksek görülme oranı arasında ilişki olduğu belirtilirken, İsveç’te bu ürünlerin kullanımına getirilen kısıtlamalar nedeniyle tüketim oranı oldukça düşüktür. Transgenik ürünler mide mukozasının yapısını bozabilir, metabolizmayı olumsuz etkileyebilir, bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve hücresel düzeyde mutasyonlara neden olabilir. [4].
Günümüzde dünya genelinde yaklaşık 1,9 milyar insan aşırı kilo problemi yaşamaktadır. Bu nedenle birçok ülkede gıdalarda GDO kullanımına belirli sınırlar getirilmiştir. Örneğin, Japonya’da %5, bazı Avrupa ülkelerinde %0,9 ve Amerika Birleşik Devletleri’nde %10 oranında GDO kullanımına izin verilmektedir. [5].
Amerikalı araştırmacı Don Huber’in çalışmalarına göre, GDO içeren ürünlerin uzun süreli ve yoğun tüketimi üreme sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir ve kısırlık riskini artırabilir. Ayrıca, bu ürünlerin bağışıklık sistemini zayıflatarak organizmanın hastalıklara karşı direncini azalttığı ifade edilmektedir. Bu konunun, günümüzde birçok bilim insanı tarafından araştırılmaya devam ettiği ve daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulduğu vurgulanmaktadır. [5].
Araştırma Yöntemleri
Araştırma, K.A. Yasavi Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi vivaryumunda gerçekleştirilmiştir. Deneye, 3 aylık 10 kobay alınmıştır: 5’i deney grubu, 5’i kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Başlangıç ağırlıkları yaklaşık 400–500 gramdı.
Deney kapsamında kobaylara, Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeren gıdalar (patates cipsi, kraker, patlamış mısır vb.) verilmiştir. Amaç, bu gıdaların iç organlar (kalp, karaciğer, böbrek) üzerindeki etkilerini belirlemektir. Araştırma süresi 6 hafta 5 gün olarak planlanmıştır.
Sonuç olarak, GDO ürünleri ile beslenen kobaylarda güçsüzlük ve agresif davranışlar gözlemlenmiştir. Ayrıca, iç organlarında morfolojik değişiklikler meydana gelmiş ve normal mikroflora (yararlı mikroorganizmalar) sayısında azalma tespit edilmiştir.
Mikrobiyolojik incelemede, özel besi ortamında (Petri kaplarında) kültürleme yapıldığında, deney grubundaki hayvanlarda mikroorganizma sayısının kontrol grubuna kıyasla daha düşük olduğu belirlenmiştir.
GDO içeren gıdalar, kobayların organizmasını etkileyerek iç organlarında değişiklikler yaratmakta ve yararlı mikroorganizma sayısını azaltmaktadır.
Sonuç
Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeren ürünlerin kullanımı, günümüzde insan sağlığı üzerindeki etkileri tam olarak kanıtlanmamış olsa da, çeşitli araştırmalar bu ürünlerin organizma üzerinde potansiyel olarak zararlı etkiler yaratabileceğini göstermektedir. Özellikle, GDO ürünlerinin uzun süreli ve yoğun tüketimi alerjik reaksiyonların gelişmesine, bağışıklık sisteminin zayıflamasına, metabolizma süreçlerinin bozulmasına ve bağırsak mikroflorasının dengesinin değişmesine yol açabilir. Ayrıca, bazı bilimsel veriler, GDO’nun hücresel düzeyde değişiklikler yaratabileceğini ve kanser hastalıklarının gelişme riskini artırabileceğini öne sürmektedir.
İnsan organizması açısından bu tür değişiklikler oldukça tehlikelidir, çünkü mikrofloranın bozulması genel sağlık üzerinde, özellikle sindirim, bağışıklık ve sinir sistemi fonksiyonları üzerinde olumsuz etkiler yaratmaktadır.
Yapılan deneyde, kobaylarda da benzer değişiklikler gözlemlenmiştir: GDO ürünleri ile beslenen hayvanlarda güçsüzlük, davranış değişiklikleri ve iç organlarda belirli morfolojik değişimler kaydedilmiş, ayrıca yararlı mikroorganizma sayısında azalma görülmüştür.
Bu sonuçlara dayanarak, GDO ürünlerinin kontrolsüz tüketiminin insan sağlığı için potansiyel bir risk oluşturabileceği söylenebilir. Bu nedenle, bu tür ürünlerin tüketiminde dikkatli olunması ve güvenliklerinin daha derinlemesine araştırılması gerekmektedir.
Kaynaklar
1. Karimov T.K., Doskabulova D.T., Simbatova R.M. Genetiği Değiştirilmiş Gıda Ürünlerine Hijyenik Yaklaşım. // Sağlıklı Yaşam Tarzının Oluşturulması, Hastalıkların Önlenmesi ve Sağlığın Güçlendirilmesine İlişkin Güncel Sorunlar. Almatı, 2014, №3, s.111–112.
2. Klipina N.V., Serikova Zh.A. Bitkisel Kökenli Genetiği Değiştirilmiş Organizmlerin Güvenliği Sorunu. // Sağlıklı Yaşam Tarzının Oluşturulması, Hastalıkların Önlenmesi ve Sağlığın Güçlendirilmesine İlişkin Güncel Sorunlar. Almatı, 2014, №3, s.116–119.
3. Krasovskiy O.A. Genetiği Değiştirilmiş Gıda: Olanaklar ve Riskler. // İnsan, 2016, №5, s.158–164.
4. Tomilin N.V., Glebov O.K. Memelilerin Hücrelerinde Genetik Transformasyon. // Moleküler ve Hücresel Biyoteknoloji Açısından. St. Petersburg: Nauka, 2016, s.62–82.
5. James C. Global Status of Commercialized Biotech/ GM Crops: 2010. ISAAA Brief №42. Ithaca, N.Y.: ISAAA, 2016.