“Kalsiyum almak yetmez; o kalsiyumu kemiklerinize işleyecek bir mimara, yani D vitaminine ihtiyacınız var."
D vitamini nedir?
D vitamini, kalsiyum metabolizması ve kemik sağlığında önemli rol oynayan yağda çözünen bir hormondur. Deride güneş ışığı etkisiyle üretilebildiği gibi diyet yoluyla da (hayvansal besinler, mantar, süt ürünleri) alınabilir. D vitaminiönce karaciğerde sonra böbrekte metabolize edilerek aktif hale getirilir. Kanda ölçülen serum 25 hidroksivitamin D konsantrasyonu, D vitamini durumunun göstergesidir.
Kandaki D vitaminin ömrü 2 ila 3 hafta, aktif D vitaminin yarı ömrü ise 5 ila 8 saattir. D vitaminin kanda kalma süresini uzatmanın temel uyarıcısı, kasın düzenli fiziksel egzersize maruz kalmasıdır. Egzersiz dolaşımdaki bu vitaminin yarı ömrünün 12-13 haftaya kadar uzamasını sağlayabilmektedir.
Kimlerde Taranmalı?
Çoğu hastada eksikliği belirti vermez. Semptomatik hastalarda(kemik ağrısı ve hassasiyeti, kas güçsüzlüğü, kırık ve yürüme güçlüğü) ve eksiklik riski taşıyanlarda (yaşlı, malabsorbsiyon, osteoporoz, hiperparatiroidizm) tarama önerilmektedir.
Tablo. Vitamin D düzeylerinin kategorizasyonu.
|
25-(OH)D Düzeyi |
nmol/L |
ng/mL |
|
Şiddetli eksiklik |
< 25 nmol/L |
< 10 ng/mL |
|
Eksiklik |
< 50 nmol/L |
< 20 ng/mL |
|
Yetersizlik |
50–74 nmol/L |
20–29 ng/mL |
|
Yeterlilik |
> 75 nmol/L |
> 30 ng/mL |
|
Yüksek D vitamini düzeyi |
125–250 nmol/L |
50–100 ng/mL |
D Vitamininin Kemik ve Kemik Dışı Etkileri
D vitamini eksikliği sonucunda kalsiyum ve fosforun bağırsaktan emilimi azalır, kanda kalsiyum ve fosfor seviyeleri düşer, kalsiyum emilimini artıran ve serum kalsiyumunu düzelten sekonder hiperparatiroidizm gelişir. Bu durum kemik yıkımında artış ve kemik dokusunun mineralizasyonunda azalmaya ve osteomalazi klinik tablosuna yol açar. Bu durum yetişkinlerde düşme ve kırık riskini artırmaktadır. Özellikle yaşlı yetişkinlerde kas güçsüzlüğü ve denge sorunlarına yol açarak bu sürece katkıda bulunur. D vitamini eksikliğine bağlı kalça kırıklarının görülme sıklığının %5 ila %10 arasında olduğu tahmin edilmektedir. D vitamini ve kalsiyum desteği ile yapılan klinik çalışmaların meta-analizleri, yaşlılarda kalça ve diğer kırıklarda yaklaşık %10'luk bir azalma gösterirken, D vitamininin tek başına etkili olmadığı görülmüştür. Yüksek dozlar D vitamini açısından yeterli bireylere uygulandığında zararlı bile olabilir. Toksisite durumlarında bulantı, kusma, kabızlık ve karın ağrısının yanı sıra kafa karışıklığı, yorgunluk, sık idrara çıkma, artmış susuzluk ve kas güçsüzlüğü görülebilir.
D vitamini bağışıklık sisteminin hücrelerinin mikrobiyal enfeksiyona karşı korumada, anormal fonksiyona sahip hücrelerin ortadan kaldırılması, kanser öncülü hücrelerin çoğalmasını engellemede gösterdiği birçok bağışıklık düzenleyici etkisi ile ortaya çıkmaktadır. D vitamini eksikliğinin birden fazla kanser türü (kolorektal kanser ve mesane kanseri), tip 1 ve tip 2 diyabet, romatoid artrit, Crohn hastalığı ve multipl skleroz dâhil olmak üzere otoimmün hastalıklar, kalp yetersizliği, hipertansiyon, pnömoni, nöropsikiyatrik hastalıklar (depresyon, anksiyete) ve ölüm oranında artışla ilişkili olduğu gösterilmiştir.
D vitamini takviyesinin, özellikle şiddetli D vitamini eksikliği olan kişilerde (örneğin, tip 2 diyabete ilerlemenin azalması, enfeksiyon sayısının azalması, otoimmün hastalıkların azaltılması, akciğer fonksiyonunun artması ve kanser veya genel ölüm oranının azalması gibi) kemik dışı bazı faydaları olabileceğine dair bazı kanıtlar ortaya konmuştur. 75 yaş üstü bireylerde günlük D vitamini takviyesinin tüm nedenlere bağlı ölüm riskini azaltabileceği bildirilmektedir.
D vitamini düzeyi normal olan yetişkinlerde takviyesinin,genel sağlık veya kanser, kardiyovasküler olaylar, tip 2 diyabet, düşme veya kırık gibi büyük hastalıklar veya tıbbi olaylar için anlamlı ve yeterli fayda sağlamadığını göstermektedir.
Tedavi Hedefleri Nelerdir?
Riskli durumların önlenebilmesi için D vitamini kan seviyesinin 20 ng/ml'nin üzerinde tutulması gerekmektedir. Kırılgan ve kırık riski yüksek yaşlı bireylerde D vitamininin kalsiyum, kemik ve kas metabolizması üzerindeki etkisini en üst düzeye çıkarmak için serum konsantrasyonu 30 ng/mL üzerinde olmalıdır. 30–50 ng/mL arasında olması ideal hedeftir.
Doğru tedavi
Genel popülasyonda D vitamini eksikliğinin önlenmesi için vitaminin kullanımı, yaşa, vücut ağırlığına, bireyin güneş ışığına maruz kalma durumuna, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına bağlı olarak bireyselleştirilmelidir.Kolekalsiferolün oral takviyesi D vitamininin en çok kullanılan ve önerilen formudur. D vitamini ince bağırsaktan ve yağda emilen bir vitamindir, Bu nedenle yağ içeren öğünlerle birlikte alınması emilimi artırabilmektedir.
Vitamin D eksikliğinin önlenmesi ve kemik sağlığı için önerilen minimum günlük kolekalsiferol dozu 19-70 yaş arası önerisi 600 IU, 71 yaş ve üstü için 800 IU olup 65 yaş ve üzerindeki erişkinlerde kırık riskini azaltmak için daha yüksek vitamin D dozları (800-1000 IU/gün) önerilir.
D vitamini eksiklik riski taşıyan bireyler için serum D vitamini düzeyi ölçümü imkanı yok ise D vitamini replasmanı 800-2000 IU/gün dozlarında başlanabilir. Kemik sağlığını etkileyen hastalığı olanlarda D vitamini ile yeterli kalsiyum alımı (1000-1200 mg/gün) sağlanmalıdır.