Tıp dekanı olmak için sadece profesör olmak yeterli gibi görülmektedir. Halbuki tıp fakültesi dekanının temel görevi tıp eğitimidir. Özellikle bu eğitim tıp fakültesi öğrencileri içindir.

Tıp eğitimi ile hiç uğraşmamış hatta tıp eğitimi anabilim dalı olduğunu bile duymamış bireyler tıp fakültesi dekanı olmamalıdır.

Halbuki şöyle düşünsek, tıp eğitimi anabilim dalında çalışmış, doktorasını bitirmemiş olsa bile tıp eğitimi konusunda emek vermiş, çalıştığını sertifika ile belgelemiş bireylerin tıp fakültesi dekanı olması doğru olmaz mı?

Tıp eğitimi bilgisi, tıp fakültesi dekanı atanmak için “olmazsa olmaz”dır.

Tıp fakültesine giren öğrenciler genellikle belli bir başarı yüzdelik dilimine giren, ülkenin en çalışkan öğrenci gruplarındandır. Onların önlerinin açılması ve iyi yetişmeleri için tıp eğitimini bilen önder dekanların olması gerekmez mi?

Ülkemizde tıp dekanlarının eğitim dışında tıp fakültesi yönetimi görevi de vardır. Yurt dışında bazı ülkelerde bu iki görev ayrılmakta ve her biri ayrı ayrı kişilere verilmektedir. Akademik tıp fakültesi dekanı ve yönetimle ilgili tıp fakültesi dekanı gibi.

Tıp Fakültesi Dekanlar Konseyi adlı resmi bir organizasyon söz konusudur. Bu konseyin başlıca görevi de tıp fakültesi öğrencilerinin eğitimi konusunda fikirler üretmek ve ulusal çekirdek eğitim programını hazırlamaktır. Örneğin UÇEP-2020 gibi. İşte bu konseyde tıp fakültesi dekanının tıp eğitimi ile ilgili fikir üretmesi, proje geliştirmesi için tıp eğitimi bilgisinin olması gerekmez mi?

Kısacası tıp fakültesi dekanlığı, bir tıp eğitimi önderinin çalışma yeri olmalıdır.