Türkiye’de kentsel dönüşümü hâlâ parsel parsel konuşuyoruz. Oysa şehir dediğimiz şey tek başına bir bina değil; bir sokağın, bir adanın, bir mahallenin birlikte nefes alışıdır.

Bir yapıyı yenileyip yanındaki çarpık kütleyi yerinde bırakınca dönüşüm yapmış olmuyoruz, sadece makyaj yapıyoruz. Şehir ise makyajı değil, ameliyatı hak ediyor.

Bugün birçok mahallede görülen tablo aynı: biri yeni, üçü eski; biri yüksek, diğeri bodur; biri çekme mesafesine uymuş, öteki kaldırıma dayanmış. Parsel bazlı dönüşüm bu dağınıklığı büyütüyor. Oysa ada bazında bir karar alındığında, kütle düzeni bir bütün olarak ele alınır. Sokak silueti toparlanır. Çarpık kentleşme dediğimiz o yamalı bohça görüntü kendiliğinden azalır. Şehir biraz nefes alır.

Otopark meselesi başlı başına bir yara. Her bina kendi başının çaresine bakmaya çalıştığında ya bodrum kat delinir ya da araçlar sokağa taşar. Ada ölçeğinde planlama yapıldığında yer altı otoparkı gerçekçi bir kapasiteyle çözülebilir. Sokaklar araç deposu olmaktan çıkar. Çocukların top oynadığı, insanların yürüdüğü alanlar geri gelir. Bu bir lüks değil, şehir olmanın asgari şartı.

Yeşil alan da aynı şekilde parselin sınırına sıkışınca sembolik kalıyor. İki ağaç, biraz çim ve hepsi bu. Ada bazında yaklaşıldığında ortak avlu, gerçek bir peyzaj, gölge veren ağaçlar mümkün. Betonun ortasında nefeslik bir boşluk oluşur. Bu boşluk sadece estetik değil; iklim açısından da, su yönetimi açısından da kıymetlidir.

Enerji verimliliği konusu çoğu zaman cephe kaplamasına indirgeniyor. Oysa bina yönlenmesi, kütle oranı, rüzgâr koridoru gibi kararlar ada ölçeğinde anlam kazanır. Bir yapıyı tek başına ne kadar yalıtırsanız yalıtın, çevresindeki düzensizlik performansı sınırlar. Bütüncül planlama hem ısı kaybını azaltır hem de ortak sistemlerin kurulmasına imkân verir.

Şu an birçok yerde çarpık binalar yenileniyor ama çevresi aynı kalıyor. Bir ada içinde riskli yapı sayısı çoğunluktaysa o adanın tamamı riskli kabul edilmelidir. Aksi halde güvenli bir bina, güvensiz bir komşulukla yan yana yaşamak zorunda kalır. Yangın güvenliği de böyle. Merdiven genişliği, kaçış mesafesi, itfaiye erişimi… Bunlar tek parselin değil bütün adanın meselesidir.

Bugünkü mevzuatta yüzde 50+1 çoğunluk bir bina için yeterli sayılıyor. Aynı mantık ada bazında güncellenmeli. Çoğunluk riskliyse, karar bütün için alınmalı. Şehir parçalı iradelerle değil, ortak akılla dönüşür. Bu yaklaşım süreci zorlaştırmaz; tersine hızlandırır. Her parselin ayrı ayrı müzakere edildiği, yıllarca süren tıkanmalar yerine tek bir plan üzerinden ilerlemek daha gerçekçidir.

Bir başka mesele de ölçek. Bin metrekarenin altındaki dönüşümlere izin verilmemeli. Bu sınır, parçalanmayı engeller. Küçük alanlarda yapılan müdahaleler çoğu zaman teknik tasarruf getirmez; aksine yeni sorunlar üretir. Oysa yeterli büyüklükte bir alan, merdiven ve asansör sayısını optimize etmeye, ortak hacimleri daha verimli çözmeye imkân tanır. Hem maliyet düşer hem kullanım kalitesi artar.

Merdiven ve asansör tasarrufu sadece ekonomik bir başlık değil. Daha az ama doğru konumlanmış düşey sirkülasyon, daha güvenli ve daha erişilebilir yapılar demektir. Yangın anında panik değil düzen konuşur. Kaçış senaryosu çizimde kalmaz, gerçek olur.

Kentsel dönüşümün kolaylaşması ve hızlanması da bu bakışa bağlı. Parsel bazında her bina kendi kaderini ayrı ayrı tartıştıkça süreç uzuyor. Ada bazında net bir çerçeve çizildiğinde belirsizlik azalır. Müteahhit de malik de neyin içinde olduğunu bilir. Şehir planı, bireysel pazarlıkların toplamı olmaktan çıkar.

Şehir bir organizma ise, onu hücre hücre değil doku doku ele almak gerekir. Parsel bazlı yaklaşım tek tek hücrelerle uğraşırken bütünün hastalığını gözden kaçırıyor. Ada bazlı dönüşüm ise o dokuyu onarmaya talip. Daha düzenli sokaklar, çözülen otopark sorunu, gerçek yeşil alan, enerji verimli yapılar, yangın güvenliği yüksek bir çevre… Bunlar hayal değil, ölçek meselesi.

Şimdi karar vermek gerekiyor: Şehri yamamaya devam mı edeceğiz, yoksa gerçekten dönüştürmeye mi niyetliyiz? Ada bazlı dönüşüm, şehirle ciddi bir ilişki kurmanın ilk adımıdır. Gerisi teknik detaydır; irade varsa çözüm bulunur.