Yaz geldi, denizler, göller ve havuzlar serinlemek için suya atlayanlarla dolup taşıyor. Serin sulara atlamak hepimiz için yazın en keyifli anlarından biri. Ancak her yıl, özellikle genç erkeklerde görülen ve hayatı bir saniyede değiştiren bir hata var: Sığ suya baş üstü dalmak…
Ne yazık ki acil servislere, beyin cerrahi ve fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerine her yaz benzer kazalar geliyor. Kişi denizin derin olduğunu düşünüyor, baş üstü atlıyor ve başını zemine çarpıyor. Çarpmanın şiddetiyle boyun omurları kırılıyor veya yer değiştiriyor. Boyun seviyesinden omuriliğin zarar görmesi ile bu seviye altındaki tüm yapıların fonksiyonları etkileniyor. Etkilenme düzeyi de hasarın büyüklüğü ile ilişkili… hafif hasarla atlatanlar olabildiği gibi kollarını bacaklarını bir daha hiç kullanamayan, solunum fonksiyon bozukluğu, mesane ve barsak gibi iç organ fonksiyonları bozuklukları yaşayan hastalarımız olabiliyor.
Bu makalede bir rehabilitasyon hekimi olarak hastalarımızın hayatlarını bu kadar yıkıcı olarak etkileyen bu tehlike hakkında okurlarımı bilgilendirmek istedim. Bu yaralanmaların en acı tarafı ise kişinin kendi iradesi ile olayı gerçekleştirmiş olmasıdır.
Suya dalmadan önce !!!!
- Suyun derinliğinden emin değilseniz asla baş üstü atlamayın.
- Deniz tabanı kumlu olmayabilir, kaya, beton veya ani yükseltiler yaralanmanın şiddetini artırır.
- Dalgalar ve gelgitler su seviyesini değiştirebilir.
- Çocukları ve gençleri baş üstü atlama konusunda mutlaka uyarın.
- Bilmediğiniz göl, nehir veya iskelelerden kesinlikle dalış yapmayın.
Bir kaza olursa ne yapılmalı?
Kişi sudan çıkarıldıktan sonra boyun ağrısı, kol veya bacaklarda uyuşma, kuvvet kaybı varsa, hareket edemiyorsa omurilik yaralanması düşünülmelidir.
En sık yapılan hata, yaralıyı kollarından tutup çekiştirmek, oturtmaya veya yürütmeye çalışmaktır. Yanlış hareket omurilikteki hasarı artırabilir.
Bu durumda; yaralanan kişinin boynu ve bedeni sabit tutulmalı ve profesyonel ekip gelene kadar hastayı güvenli pozisyonda bekletilmelidir.
Tedavi mümkün mü?
Günümüzde omurilik yaralanmalarında erken cerrahi, yoğun bakım, rehabilitasyon, robotik yürüme sistemleri ve nöromodülasyon yöntemlerinde önemli gelişmeler vardır. Bu işlemler kaybolan fonksiyonu yerine koymak için kullanılmaktadır. Bu süreç aylar, yıllar alabilmektedir. Her zaman da etkili olamayabilmektedir. Ne yazık ki şu anda omurilik hasarını tamamen tamir edecek etkili bir yöntem bulunmamaktadır. En etkili tedavi korunmadır.