Birçok hastam muayeneye geldiğinde ilk olarak MR görüntüsünü uzatıyor veya bir MR raporu göndererek veya MR kesitlerinin resmini çekip göndererek ağrıları ile ilgili yorum yapmamı bekliyorlar. Çoğu zaman ellerindeki raporu bir kader belgesi gibi görüyorlar. “Hocam boynum bitmiş”, “3 tane fıtığım patlamış”, “Artık düzelmez” gibi cümleleri sık duyuyoruz. Oysa görüntüleme yöntemleri bize yalnızca yapısal değişiklikleri gösterir; ağrının kaynağını değil…Ben de onlara ağrı kaynağını bulmam için muayene yapmam lazım, muayene bulguları ile MR sonuçları örtüştüğünde görüntülerin bir anlamı olur diyorum.

Örneğin boyun ağrısı yaşayan bir hastada problem her zaman yalnızca boyun omurlarında olmayabilir. Omuzların öne düşmesi, masa başında uzun süre çalışma, skapulaların hareket bozukluğu ya da göğüs önündeki kasların kısalması boyundaki yükü ciddi biçimde artırabilir. Özellikle son yıllarda sık gördüğümüz “baş önde postür’’ ağrının önemli bir nedeni olarak karşımıza çıkar. MR’da genellikle servikal bölgede düzleşme ile gelen bu hasta grubunu karmaşıklaştıran ise MR’da servikal disk hernisinin de görülmesidir. İşte o zaman karmaşa başlıyor, hastanın kafası karışıyor, çünkü elinde kapı gibi rapor var ve 3 tane fıtıktan bahsediyor. Peki şimdi ne olacak?? Tabiki muayene ve tanısal enjeksiyonlar ağrı kaynağına bizi götürecek ve doktorunuz süreci yönetecek.

Bel ağrılarında da aynı durum söz konusudur. Bel ağrısı yapacak nedenlerden sadece 1 tanesi bel fıtığıdır. Bu bölgedeki kaslar, bağlar, faset eklemler, yine kalça kaslarından priformis kasında ve gluteal kaslarda tetik nokta olması, sakroiliak eklem sorunları…pek çok neden bu bölgede ağrı nedeni olabilir.

MR raporları doktorlar içindir, herkesin bu raporları okuyup yorumlaması ve çeşitli senaryolar yazması sadece psikolojilerini olumsuz etkilemekle kalmaz, tanıda gecikmelere, yanlış uygulamalara da neden olur. Ağrınız olduğunda mutlaka doktorunuza baş vurunuz