Son yıllarda polikliniklerde sık karşılaştığımız sorulardan biri şu:

"Doktor Hanım, çocuğum sürekli kambur duruyor. Sürekli uyarıyoruz ama düzeltemiyoruz."

Gerçekten de teknoloji çağında çocuklar ve gençler günün önemli bir kısmını telefon, tablet ve bilgisayar karşısında geçiriyor. Bu nedenle duruş bozuklukları her zamankinden daha sık görülüyor. Ancak her kamburluk kötü duruş alışkanlığına bağlı değildir. Bazı çocuklarda altta yatan neden, ergenlik döneminde ortaya çıkan yapısal bir omurga hastalığı olan Scheuermann kifozu olabilir.

Normalde omurgamız dümdüz değildir. Boyun ve bel bölgelerinde içe, sırt bölgesinde ise hafif dışa doğru doğal eğrilikler bulunur. Sorun, sırt bölgesindeki bu eğriliğin normal sınırların üzerine çıkmasıyla başlar. O zaman omuzlar öne düşer, sırt yuvarlaklaşır ve halk arasında "kamburluk" olarak tanımlanan görünüm ortaya çıkar.

Bazı gençlerde bu durum sadece postür bozukluğundan kaynaklanır. Dik durmaları istendiğinde omurgalarını düzeltebilirler. Ancak Scheuermann hastalığında omurların büyümesi sırasında yapısal değişiklikler gelişir. Omurların ön kısmı yeterince büyüyemez ve kama şeklini alır. Sonuç olarak genç ne kadar uğraşırsa uğraşsın sırtını tam olarak düzeltemez.

Bu hastalık genellikle 10–15 yaş arasında ortaya çıkar. Çoğu zaman ilk fark eden kişiler anne ve babalardır. Çocuğun omuzlarının öne düştüğü, sırtının giderek yuvarlaklaştığı ya da kıyafetlerinin farklı durduğu dikkat çeker. Bazı gençlerde uzun süre oturduktan sonra sırt ağrısı da görülebilir.

Peki neden oluşur?

Aslında bu sorunun kesin cevabını henüz bilmiyoruz. Genetik yatkınlığın önemli olduğu düşünülüyor. Aynı aile içinde birden fazla bireyde görülmesi bu görüşü destekliyor. Büyüme dönemindeki biyomekanik yüklenmelerin de sürece katkıda bulunduğu düşünülüyor.

İyi haber şu ki, erken tanı konulduğunda çoğu gençte başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Tedavinin temelini egzersiz oluşturuyor. Özellikle sırt kaslarını güçlendiren, göğüs ön duvarındaki kısalıkları azaltan ve postürü geliştiren egzersizler oldukça faydalı. Düzenli fiziksel aktivite, yüzme ve uygun rehabilitasyon programları da tedaviyi destekliyor.

Bazı hastalarda korse tedavisine ihtiyaç duyulabiliyor. Özellikle büyümesi devam eden çocuklarda korse, eğriliğin ilerlemesini yavaşlatabiliyor. Cerrahi ise yalnızca ileri derecede eğriliği bulunan ve yaşam kalitesini belirgin etkileyen sınırlı sayıdaki hasta için gerekli oluyor.

Burada ailelere düşen en önemli görev, çocuklarının duruşunu gözlemlemek ve "Nasıl olsa büyüyünce geçer" düşüncesine kapılmamaktır. Çünkü erken dönemde fark edilen bir kifoz, ileride oluşabilecek ağrıların, fonksiyon kayıplarının ve estetik kaygıların önüne geçebilir.

Unutmayalım; her kamburluk hastalık değildir, ancak her kamburluk da masum değildir. Çocuğunuzun duruşunda belirgin bir değişiklik fark ediyorsanız, bir uzmana danışmak geleceği için atılmış önemli bir adım olabilir.