Migren, kadınlarda erkeklere göre üç kat daha sık görülür. Bu farkın temelinde cinsiyet hormonlarındaki dalgalanmalar yatar. Migren atakları ergenlikle birlikte artar, adet döngüsüyle ilişkilenir, gebelikte değişir, doğum sonrasında geri döner ve menopozla birlikte yeniden şekillenir.
Adet döngüsü migrende belirleyici bir rol oynar. Adet öncesi dönemde östrojen düzeyi hızla düşer. Bu düşüş, bazı kadınlarda migren ataklarını tetikler. Katamenial migren olarak adlandırılan bu tablo, diğer migren ataklarına göre daha şiddetli seyreder, daha uzun sürer ve ağrı kesicilere daha zayıf yanıt verir.
Östrojen düzeyinin yüksek seyrettiği gebelik döneminde ataklar genellikle azalır. Gebelerin yaklaşık yüzde 8’inde ise migren kötüleşir ya da ilk kez ortaya çıkar. Bu durum daha çok auralı migren şeklinde görülür. Gebelikte migren atakları azalan kadınlarda bile bu etki gebelikle sınırlı kalır; doğum sonrası dönemde östrojenin ani düşüşüyle ataklar sıklıkla geri döner.
Migren, gebelikte bazı riskleri artırır. Migreni olan kadınlarda preeklampsi riski, migreni olmayanlara göre iki kat daha yüksektir. Erken doğum riski de artar. Migreni olan gebelerde inme riski sekiz kata kadar yükselir. Bu risk özellikle auralı migrende belirgindir (5, 7, 8, 10–12). Bu nedenle migreni olan gebelerin, özellikle auralı migreni olanların, gebelik boyunca yakından izlenmesi gerekir.
Gebelikte migren tedavisi öncelikle ilaç dışı yöntemlere dayanır. Tetikleyicilerden kaçınmak, düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli sıvı alımı ve fiziksel aktivite önerilir. Nöromodülasyon cihazları da bazı durumlarda güvenli bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Ancak şiddetli migren tedavisiz bırakılmamalıdır; gerektiğinde ilaç tedavisi uygulanır.
Akut atakta ilk tercih parasetamoldür. İkinci trimesterde bazı ağrı kesiciler dikkatle kullanılabilir. Sumatriptan, akut migren tedavisinde kullanılan ilaçlar arasında gebelikte kullanımı hakkında yeterli veri bulunan tek ilaçtır. Koruyucu tedavi gerektiğinde propranolol ve metoprolol gibi beta blokerler ile amitriptilin öne çıkar. Topiramat ve valproat gebelikte migren tedavisinde tercih edilmez. Bu ilaçlarla koruyucu tedavi alan ve gebe kalmayı planlayan kadınların tedaviyi gebelik öncesinde belirli bir süre kesmesi gerekir.
CGRP yolağını hedefleyen yeni ilaçlar konusunda gebelikle ilgili veriler henüz sınırlıdır. Bu ilaçlar plasenta bariyerini geçebilir. Bu nedenle gebelikte ve gebelik planlanan dönemde bu ilaçlardan kaçınılması önerilir.
Emzirme döneminde de ilaç seçimi, bebeğe geçen ilaç miktarı göz önünde bulundurularak yapılır. Parasetamol ilk seçenektir. Sumatriptan ve eletriptan, düşük süt geçişleri nedeniyle tercih edilebilir. Beta blokerler ve amitriptilin de dikkatle kullanılabilir.
Menopoz döneminde migrenin seyri değişkendir. Östrojen düzeyinin dalgalandığı geçiş döneminde ataklar bazı kadınlarda artar. Östrojenin düşük ve sabit bir düzeye oturduğu menopoz sonrasında migren birçok kadında geriler. Bu durum, migren atakları ile hormon düzeyindeki ani değişimler arasındaki ilişkiyi bir kez daha ortaya koymaktadır.
Migren ile hormonlar arasındaki bu sıkı bağ, kadın hastalarda tedavi planının yaşam evresine göre şekillendirilmesini gerektirir. Adet döngüsü, gebelik planı, gebelik, emzirme ve menopozun her biri ayrı bir değerlendirme gerektirir. Bu nedenle migreni olan kadınların, özellikle doğurganlık çağında, hekimleriyle düzenli iletişim hâlinde olması önemlidir.
Kaynaklar
- Ornello R, Maassen van den Brink A, Puledda F, et al. Migraine management during pregnancy, breastfeeding and in women planning pregnancy. Cephalalgia. 2025;45(11):1–21.
- Purdue-Smithe AC, Stuart JJ, Farland LV, et al. Prepregnancy migraine, migraine phenotype, and risk of adverse pregnancy outcomes. Neurology. 2023;100–e1473.
- Bandoli G, Baer RJ, Gano D, et al. Migraines during pregnancy and the risk of maternal stroke. JAMA Neurol. 2020;77:1177–1179.