Demir eksikliği, dünya genelinde en yaygın mikrobesin eksikliklerinden biridir ve çoğunlukla anemi ile ilişkilendirilir. Akademik kaynaklara göre, dünyada yaklaşık 2 milyar insan anemiden etkilenmektedir ve bu durumun büyük bir kısmı demir eksikliğine bağlıdır. Geleneksel tıpta demir eksikliği genellikle yalnızca anemi olarak değerlendirilse de, bilimsel çalışmalar demir eksikliğinin anemisi olmayan bireylerde dahi bilişsel ve duygusal işlevleri olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir.
Avrupa’da çocuklar arasında demir eksikliğinin yaygınlığı %2–6 civarındadır. Genel nüfusun yaklaşık %25’inde anemi görülmekte olup, bu olguların yarıdan fazlası demir eksikliğine bağlıdır. Türkiye ve benzeri ülkelerde yapılan araştırmalar, 5 yaş altı çocukların yaklaşık %15’inin demir eksikliği ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Kadınlarda demir eksikliği ve anemi oranları daha yüksek seyretmekte, özellikle gebelik döneminde anemi sıklığı belirgin şekilde artmaktadır. Gizli demir eksikliği ise toplumun önemli bir bölümünü etkilemektedir. Bu veriler, demir eksikliğinin yalnızca kan değerleriyle sınırlı bir sorun olmadığını ortaya koymaktadır.
Demir eksikliği anemisi, beyine taşınan oksijen miktarını azaltarak dikkat, öğrenme, hafıza ve motor beceriler üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Çocukluk döneminde görülen demir eksikliği, bilişsel gelişim üzerinde kalıcı etkiler bırakabilmekte ve akademik başarıyı olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu etkiler yalnızca ağır anemi durumlarında değil, daha hafif demir eksikliği tablolarında da gözlenebilmektedir.
Önemli bir nokta, demir eksikliğinin her zaman anemi ile birlikte görülmemesidir. Anemisi olmayan bireylerde bile demir depolarının azalması, bilişsel performans ve davranışsal işlevler üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bilimsel çalışmalar, demir eksikliği olan bireylerde dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü ve zihinsel yorgunluk gibi sorunların daha sık görülebildiğini bildirmektedir.
Demir, beyinde duygu durumu ve bilişsel süreçlerin düzenlenmesinde rol oynayan nörotransmitterlerin sentezi için gereklidir. Demir eksikliği bu sistemlerin işleyişini bozarak motivasyon azalması, duygusal dalgalanmalar ve ruhsal denge bozuklukları ile ilişkilendirilmektedir. Bazı çalışmalarda, demir depolarının düzeltilmesiyle birlikte zihinsel performans ve duygusal durumun olumlu yönde değişebildiği ifade edilmektedir.
Sonuç olarak, akademik veriler demir eksikliğinin yalnızca hematolojik bir sorun olmadığını; bilişsel fonksiyonlar ve duygusal denge üzerinde de belirgin etkileri bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle demir eksikliğinin değerlendirilmesi yalnızca kan testleriyle sınırlı kalmamalı, bireyin genel zihinsel ve psikolojik durumu da dikkate alınmalıdır.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel sağlık sorunlarınız için lütfen bir hekime başvurunuz.
Kaynaklar
Beard J. Iron Deficiency Alters Brain Development and Functioning. Nutrition Reviews, 2011.
Lozoff B, Georgieff MK. Iron deficiency and the developing brain. Pediatrics, 2006.
McClung JP, Murray-Kolb LE. Effect of iron deficiency on behavior and cognition in children. Journal of Nutrition, 2013.