Hükümetimiz tarafından "Yaşlılar Yılı" ilan edilmesi, büyüklerimize verilen değerin ve sosyal devlet anlayışının önemli bir göstergesidir.

Bu kapsamda kamu kurumları, belediyeler ve çeşitli özel kuruluşlar tarafından 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız için birçok alanda indirimli veya ücretsiz hizmet uygulamaları hayata geçirilmiş, toplumun en kıymetli değerlerinden biri olan büyüklerimizin yaşamını kolaylaştırmaya yönelik önemli adımlar atılmıştır. Başta belediyeler olmak üzere kamuya ait ulaşım hizmetlerinde ücretsiz veya indirimli ulaşım imkânı sağlanması, kültürel ve sosyal faaliyetlerde çeşitli kolaylıklar sunulması son derece yerinde ve değerli uygulamalardır.

Ancak mevcut uygulamalarda önemli bir sorun bulunmaktadır. Belediyeler tarafından verilen yaşlı ulaşım kartları yalnızca düzenlendikleri il sınırları içerisinde kullanılabilmektedir. Bu nedenle seyahat eden veya farklı şehirlerde belirli sürelerle bulunan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız gittikleri her ilde yeniden kart çıkarmak zorunda kalmaktadır. Her belediyenin farklı başvuru şartları ve uygulamaları nedeniyle yaşlılarımız zaman kaybetmekte, bürokratik işlemlerle karşılaşmakta ve çoğu zaman haklarından yeterince yararlanamamaktadır. Oysa sosyal devlet anlayışının gereği olarak, bir vatandaşın sahip olduğu yasal hakların Türkiye'nin her yerinde aynı şekilde kullanılabilmesi esastır.

Belediyeler ise ücretsiz ulaşım hizmetlerinden kaynaklanan mali yükün bütçelerine olumsuz yansıdığını ve başka sebepleri gerekçe göstererek ortak bir sisteme dâhil olma konusunda çekinceler yaşandığı görülmektedir. Merkezi bir havuz sistemi kurulması hâlinde kendi paylarına düşecek ödemelerin yeterli olmayacağı ve diğer sebepler yönündeki endişeler nedeniyle birçok belediye ortak uygulamaya sıcak bakmadıkları görülmektedir. Bu durum ise uygulama birliğinin sağlanmasını güçleştirmekte ve vatandaşlarımızın mağduriyetine neden olmaktadır.

Bu sorunun kalıcı olarak çözülebilmesi için Türkiye genelinde tek merkezden yönetilecek ulusal bir "Yaşlı/Emekli Kartı Sistemi" kurulması gerekmektedir. Bu sistem Cumhurbaşkanlığının koordinasyonunda, ilgili bakanlıklar, Türkiye Belediyeler Birliği, belediyeler ve diğer kamu kurumlarının iş birliğiyle oluşturulmalıdır. Böylece 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile emekliler, Türkiye'nin hangi ilinde bulunurlarsa bulunsunlar sahip oldukları haklardan herhangi bir ek işlem yapmaksızın yararlanabileceklerdir.

Hazırlanacak sistemde iki farklı yöntem değerlendirilebilir. Birinci yöntem, dijital uygulamaların Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartına entegre edilmesidir. Günümüzde nüfus cüzdanlarımız elektronik çip teknolojisine sahip olduğundan, yaşlılık ve emeklilik statüsü ile indirim ve ücretsiz hizmet hakları kimlik kartına yüklenebilir. Böylece vatandaşlarımız ilave bir kart taşımak zorunda kalmadan kimlik kartlarını kullanarak tüm haklarından yararlanabilirler.

İkinci yöntem ise banka kartı veya bankamatik kartı benzeri, Türkiye genelinde geçerli tek tip bir Yaşlı/Emekli Kartıhazırlanmasıdır. Temassız ödeme, QR kod ve dijital doğrulama özelliklerine sahip olacak bu kart, ülkemizin her yerinde aynı standartta kullanılabilir.

Kurulacak merkezi sistem; e-Devlet, MERNİS, Sosyal Güvenlik Kurumu, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, belediyeler ve ilgili kamu kurumlarıyla entegre çalışmalıdır. Yapılan her işlem anlık olarak kayıt altına alınmalı, sistem güvenli, şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya sahip olmalıdır.

Belediye otobüsleri, metro, tramvay, banliyö hatları, teleferikler, deniz ulaşımı ve kamuya ait tüm toplu taşıma araçları bu ortak sisteme bağlanmalıdır. Böylece bir ilde alınan hak, Türkiye'nin tüm illerinde geçerli olacak ve vatandaşlarımız her şehir için ayrı kart çıkarmak zorunda kalmayacaktır.

Bunun yanında indirim veya ücretsiz hizmet sunacağını açıklayan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işletmeleri de bu merkezi sisteme dâhil edilmelidir. Müzeler, ören yerleri, tiyatrolar, sinemalar, kültür merkezleri, sağlık kuruluşları, özel hastaneler, market zincirleri, restoranlar, oteller, ulaşım firmaları, bankalar, iletişim şirketleri ve benzeri tüm kuruluşlar sundukları indirim veya ücretsiz hizmetleri bu sistem üzerinden tanımlayabilmeli, uygulamalar tek merkezden takip edilip denetlenebilmelidir. Böylece hem vatandaşlarımız haklarını kolaylıkla kullanabilecek hem de tüm uygulamalar şeffaf şekilde izlenebilecektir.

Sistem üzerinden gerçekleştirilen her ücretsiz veya indirimli işlem elektronik ortamda kayıt altına alınmalı ve merkezi bir mali havuz oluşturulmalıdır. Belediyelerin ve sisteme dâhil olan diğer kurumların ücretsiz veya indirimli hizmet nedeniyle oluşan hak edişleri objektif kriterlere göre hesaplanmalı ve paylarına düşen tutarlar merkezi sistem üzerinden ilgili kurumların hesaplarına aktarılmalıdır. Böylece belediyelerin mali kaygıları önemli ölçüde giderilecek, vatandaşlarımızın hak kaybı yaşamasının önüne geçilecek ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması sağlanacaktır.

Aynı zamanda sistem güçlü bir denetim mekanizmasına sahip olmalıdır. Yetkisiz kullanım, mükerrer işlemler, sahte kartlar ve her türlü usulsüzlük dijital olarak tespit edilmeli, tüm işlemler elektronik ortamda kayıt altına alınarak düzenli şekilde denetlenmelidir. Böylece hem kamu kaynakları korunacak hem de sistemin güvenilirliği artırılacaktır.

Merkezi sisteme katılması gereken belediye ve kurumların yükümlülükleri yasal düzenlemelerle açıkça belirlenmelidir. Haklı ve hukuken geçerli bir gerekçe olmaksızın sisteme katılmayan veya uygulamayı engelleyen belediye ve kurumlar hakkında gerekli idari ve hukuki yaptırımlar uygulanmalı; gerektiğinde merkezi bütçeden aktarılan kamu kaynakları ve paylar üzerinden yasal düzenlemeler çerçevesinde gerekli işlemler yapılmalıdır. Böylece ülke genelinde uygulama birliği sağlanacak ve vatandaşlarımız arasında eşitsizlik oluşmasının önüne geçilecektir.

Bu sistemin hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye'nin her yerinde tek kart kullanılabilecek, her il için yeniden kart çıkarma zorunluluğu ortadan kalkacak, yaşlı vatandaşlarımız seyahatlerinde mağdur olmayacak, belediyeler arasındaki uygulama farklılıkları sona erecek, kamu kaynakları daha verimli kullanılacak, bürokratik işlemler azalacak, denetim kolaylaşacak ve suistimaller büyük ölçüde önlenecektir. En önemlisi de büyüklerimiz kendilerine tanınan haklardan ülkemizin her köşesinde eşit şekilde yararlanabileceklerdir.

Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde onunu oluşturan, sayıları yedi milyona yaklaşan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız; bilgi ve tecrübeleriyle toplumumuza yön vermiş, ülkemize uzun yıllar hizmet etmiş en kıymetli değerlerimizdir. Onların huzur, güven ve mutluluk içinde yaşamalarını kolaylaştıracak bu tür uygulamalar yalnızca sosyal yardım niteliği taşımamakta; aynı zamanda sosyal devlet anlayışının, hukukun üstünlüğünün, insan onuruna verilen değerin ve toplumsal vefa duygusunun en önemli göstergelerinden biri olmaktadır.

Bu konu uzun yıllardır kamuoyunda dile getirilmekte ve çözüm beklemektedir. Ancak hükümetimizin ve ilgili kamu kurumlarının konuya ilişkin yürüttüğü çalışmaların hangi aşamada olduğu vatandaşlarımız tarafından bilinmemektedir. Bu nedenle başta Cumhurbaşkanlığımız olmak üzere ilgili tüm bakanlıkların, Türkiye Belediyeler Birliğinin, belediyelerin ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının bu konuda gerekli teknik, hukuki ve idari hazırlıkları öncelikli olarak tamamlamaları, ortak uygulamayı hayata geçirecek çalışmaları ivedilikle başlatmaları ve Türkiye genelinde tek merkezli Yaşlı/Emekli Kartı Sistemi'nin en kısa sürede uygulanmasını sağlamaları büyük önem taşımaktadır.

Büyüklerimize sunulacak bu hizmet, yalnızca ulaşım veya indirim kolaylığı sağlayan bir uygulama olmayacak; devletimizin vatandaşına verdiği değerin, sosyal adalet anlayışının, hukuk devleti ilkesinin ve toplumsal dayanışmanın güçlü bir simgesi olacaktır. Toplum olarak en büyük değerimiz olan büyüklerimizin hayatını kolaylaştıracak bu önemli hizmetin bir an önce hayata geçirilmesi, ülkemizin sosyal devlet anlayışını daha da güçlendirecek ve gelecek nesillere örnek olacak kalıcı bir kazanım sağlayacaktır.

Saygılarımla