Tıp dergilerinin kategorizasyonunda genellikle iki kriter öne çıkmaktadır. Birincisi SCI veya SCI-E kapsamında olması; bu kapsamda yer alan dergilerin uluslararası tanınırlığı vardır, hakemli ve bilimsel kalite kriterlerini karşılar, Web of Science’ta taranırlar.
İkinci kriter olan quartile değeri (Q değeri) derginin kendi alanındaki sıralamasını ifade eder. Derginin kendi alanında etki faktörüne göre sıralanır ve dört eşit gruba ayrılır. Buna göre Q1 ilgili alandaki en iyi %25’lik dilimi; Q2 %25–50 aralığını; Q3 %50–75 aralığını; Q4 ise son %25’lik dilimi ifade eder.
Tıp kitapları da dergilerdekine benzer şekilde sınıflandırılabilirse okuyucular; daha iyi kitabı, iyi kitabı ve orta derecede iyi kitabı bilerek satın alır ve okurlar.
Bu sistemin şu şekilde işlenmesini düşünmekteyim: Kitap yayınevinde basıldıktan sonra eğer kitap sahibi isterse önceden yapılandırılmış özel bir kurula müracaat ederek çıkardığı kitabın kategorize edilmesini isteyecektir. Tabii bu değerlendirme makul bir ücret karşılığı olacaktır.
Her kitabın bu yönde değerlendirilmesi söz konusu değildir ancak ücretini ödeyen ve değerlendirilmesini isteyen kitap sahibinin kitabı değerlendirilecektir.
Sonuçta bu uygulamayla tıbbi kitaplarda şekil ve içerik kalitesi artacaktır. Şu andaki birçok tıbbi kitaba baktığınızda yayın yapmak kaygısıyla yayınevine ücret ödeyerek çıkarılmış onlarca kitap mevcuttur. Bunların hiçbirinde şekil standardı yoktur. Ayrıca içerik de çok zayıftır ve denetlenmemektedir.
Tıpta kalite önce ölçütlerle tanımlanır, sonra içerikle ispat edilir.