Bir düşünün.
Eskiden sakin, sabırlı ve neşeli biriydiniz.
Ama son zamanlarda her şeye öfkeleniyorsunuz. İnsanlara tahammülünüz azaldı. Geceleri uyuyamıyor, sürekli gergin hissediyorsunuz. Ya da tam tersi…
Sabah yataktan kalkmak bile zor geliyor. Eskiden keyif aldığınız şeyler artık anlamsız geliyor. Sürekli yorgunsunuz. Kendinizi tanıyamıyorsunuz.
Ve bir gün birisi size dönüp şöyle diyor:
“Sen çok değiştin…”
Peki gerçekten değişen siz misiniz?
Yoksa beyninizle sessizce konuşan küçük bir organ mı kontrolü ele aldı?
Boynunuzun ön kısmında bulunan, çoğu zaman varlığını bile unuttuğumuz tiroid bezi, düşündüğünüzden çok daha fazlasını yönetiyor olabilir.
Çünkü bazen mesele yalnızca kilo almak, çarpıntı yaşamak ya da üşümek değildir.
Bazen mesele; kim gibi hissettiğinizdir.
Bir Hormon İnsan Davranışını Gerçekten Değiştirebilir mi?
Bilim insanları yıllardır tiroid hormonlarının yalnızca metabolizmayı değil, beynimizi de etkilediğini biliyor.
Hatta bazı durumlarda kişiler önce psikiyatri kliniklerine başvuruyor.
Çünkü tablo şaşırtıcı olabilir:
Bir hasta aniden aşırı sinirli ve agresif hale geliyor.
Bir başkası yoğun kaygı, panik hissi ve uykusuzluk yaşamaya başlıyor.
Bazıları ise haftalar içinde içine kapanıyor, sürekli ağlamak istiyor ve hiçbir şeye enerji bulamıyor.
İlk akla gelen ne oluyor?
Stres. Tükenmişlik. Depresyon. Anksiyete.
Ama bazen cevap çok daha farklı oluyor:
Tiroid hormonları.
Hızlanan Bir Beden, Yorulan Bir Zihin: Hipertiroidi
Tiroid bezinin fazla çalıştığı hipertiroidi durumunda beden adeta sürekli “hızlı modda” yaşar.
Kalp daha hızlı atar.
Uyku bozulur.
Zihin susmaz.
Ve kişi çoğu zaman kendisini “gergin”, “öfke dolu” ya da “kontrolden çıkmış” hissedebilir.
Araştırmalar, hipertiroidisi olan bazı hastalarda anksiyete, irritabilite ve ciddi ruh hali değişimlerinin görülebildiğini göstermektedir.
Daha da ilginci, literatürde bazı hastaların önce psikiyatrik hastalık düşündüren belirtilerle değerlendirildiği bildirilmiştir.
Örneğin yayımlanan bir olguda, hastada davranış değişiklikleri ve gerçeklik algısını etkileyen belirtiler gelişmiş; ancak yapılan tetkiklerde altta yatan nedenin ağır tirotoksikoz olduğu anlaşılmıştır. Tiroid tedavisi başladıktan sonra belirtiler belirgin şekilde düzelmiştir.
Yani bazen tedavi bir antidepresan değil, bir tiroid ilacı olabilir.
Sürekli Yorgunsanız, Belki Sorun Motivasyon Değildir
Bir de tam tersi vardır:
Hipotiroidi.
Burada beden yavaşlar.
Ama sadece beden değil…
Düşünceler de.
Bazı insanlar bunu şöyle tarif eder:
“Sanki zihnimin üstüne sis çökmüş gibi.”
Unutkanlık başlar.
İnsanlardan uzaklaşma olabilir.
Eskiden keyif veren şeyler yorucu gelmeye başlar.
Kişi çoğu zaman kendisini depresyonda sanır.
Ancak bazen yalnızca eksik olan şey bir hormondur.
Peki Gerçekten Karakter Mi Değişiyor?
Belki de hayır.
Belki yalnızca beyniniz, hormonların değişen ritmine uyum sağlamaya çalışıyordur.
Çünkü bazen değişen insan değil;
insanın biyolojisidir.
Ve bazen “Ben artık eski ben değilim” cümlesinin cevabı, düşündüğümüzden daha küçük bir yerde saklıdır:
Tiroid bezinde.

Kaynaklar
Lekurwale V, Acharya S, Shukla S, Kumar S. Neuropsychiatric Manifestations of Thyroid Diseases. Cureus. 2023;15(1):e33987.
Kothari S, Townsend W, Chaudhry Z, et al. Psychosis secondary to thyrotoxicosis: a case report. BMC Psychiatry. 2023;23:750.
Song Y, Wang X, Ma W, et al. Graves’ disease as a driver of depression: a mechanistic insight. Front Endocrinol. 2023;14:1162445.