Şiddetli dismenore, kronik pelvik ağrı ve çoğu zaman tesadüfi bir ultrasonografik bulgu…
Peki gerçekten bu yalnızca bir “kist” midir?
Endometriozis, üreme çağındaki kadınların yaklaşık %10’unu etkileyen kronik, inflamatuvar ve hormon bağımlı bir hastalıktır (Giudice, 2010; Zondervan ve ark., 2018). Bu durum yalnızca anatomik bir anomali değil; hormonal düzensizlikler, immün sistem yanıtları ve inflamatuvar mediatörlerin rol aldığı kompleks bir patobiyolojik süreçtir.
Overde yerleşen ve halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen over endometrioması, bu sürecin en karakteristik formlarından biridir (Giudice, 2010; Muzii ve ark., 2015).
Bu yazıda endometriomalar yalnızca yapısal lezyonlar olarak değil, dinamik biyolojik süreçler olarak ele alınmaktadır.
Patogenez: Sadece Ektopik Doku Değil
En yaygın kabul gören mekanizma retrograd menstruasyondur:
Menstrual kanın fallop tüpleri aracılığıyla peritoneal boşluğa geçmesi
Endometriyal hücrelerin ektopik olarak implante olması (Giudice, 2010)
Ancak her retrograd menstruasyon yaşayan kadında endometriozis gelişmemektedir. Bu durum hastalığın multifaktöriyel doğasını ortaya koymaktadır (Zondervan ve ark., 2018).
Öne çıkan patofizyolojik faktörler şunlardır:
Lokal östrojen baskınlığı (Giudice, 2010)
Artmış aromataz aktivitesi (Zondervan ve ark., 2018)
Yükselmiş proinflamatuvar sitokinler (IL-6, TNF-α) (Zondervan ve ark., 2018)
Oksidatif stres (Giudice, 2010)
Ektopik hücrelerin immün sistem tarafından yeterince temizlenememesi (Zondervan ve ark., 2018)
Over içinde tekrarlayan mikroskobik kanamalar, hemoliz ve hemosiderin birikimine yol açar. Bu süreç, endometriomaların karakteristik koyu kahverengi içeriğini oluşturur (Giudice, 2010).
Klinik Paradoks: Boyut Her Zaman Ağrıyı Açıklamaz
En sık görülen semptomlar:
Dismenore
Kronik pelvik ağrı
Disparoni
Subfertilite
Önemli bir klinik gözlem, kist boyutu ile ağrı şiddeti arasında her zaman doğrudan bir korelasyon bulunmamasıdır. Bu durum, yalnızca mekanik bası etkisinin değil; inflamatuvar ve nörojenik mekanizmaların da rol oynadığını düşündürmektedir (Giudice, 2010; Zondervan ve ark., 2018).
Fertilite ve Cerrahi İkilem
Endometriomaların fertilite üzerindeki etkisi literatürde iki temel mekanizma üzerinden açıklanmaktadır:
Lokal inflamatuvar mikroçevrenin foliküler gelişimi bozması
Cerrahi eksizyon sırasında over korteksinde fonksiyonel doku kaybı oluşabilmesi
Kistektomi sonrası anti-Müllerian hormon (AMH) düzeylerinde azalma bildirildiği çalışmalarda gösterilmiştir (Muzii ve ark., 2015). Bu nedenle endometriomaların yönetimi, hastanın yaşı, semptom profili ve üreme planları doğrultusunda multidisipliner değerlendirme gerektiren bir klinik konudur.
Klinik Gözlem: Hormonal Aktivitenin Lezyon Dinamiğine Etkisi
Uzman Jinekolog Dr. Ayna Memmedrehimova klinik gözlemi olarak bildirilen bir olguda, 42 yaşında hipotiroidi tanısı olan bir hastada amenore şikayeti mevcuttu. Daha önce ultrasonografik olarak izlenen endometrioma, kontrol görüntülemede saptanmadı. Hasta yılda yalnızca 2–3 kez menstruasyon gördüğünü ifade etmekteydi.
Hipotiroidinin hipotalamo-hipofizer-over aksı baskılayarak ovulatuvar aktiviteyi azaltabileceği bilinmektedir. Azalmış siklik östrojenik uyarının, endometriotik odakların proliferatif aktivitesini sınırlayabileceği literatürde tartışılmaktadır (Giudice, 2010).
Bu bağlamda endometriotik lezyonların:
Stabil kalabileceği
Hacimsel küçülme gösterebileceği
Görüntülemede belirginliğinin azalabileceği
değerlendirilmektedir.
Bu gözlem, endometriomaların statik yapılar değil; hormonal çevreye duyarlı dinamik biyolojik oluşumlar olduğunu destekler niteliktedir.
Onkolojik Perspektif
Endometriomaların malign transformasyonu nadirdir. Bununla birlikte, özellikle clear cell ve endometrioid over karsinomları ile ilişki bildirilmiştir (Pearce ve ark., 2012).
Bu nedenle uzun dönem izlem ve dikkatli değerlendirme önem taşımaktadır.
Sonuç
Çikolata kistleri yalnızca ultrasonografik bir bulgu değildir; hormonal, immün ve inflamatuvar düzensizliğin over dokusundaki lokal yansımasıdır (Giudice, 2010; Zondervan ve ark., 2018; Muzii ve ark., 2015).
Güncel literatür, endometriomaların yalnızca yapısal bir lezyon olarak değil; dinamik, çevresel ve hormonal faktörlere duyarlı bir biyolojik süreç olarak ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
Kaynaklar
Giudice LC. Clinical practice. Endometriosis. N Engl J Med. 2010;362(25):2389–2398.
Zondervan KT, Becker CM, Missmer SA. Endometriosis. Nat Rev Dis Primers. 2018;4:9.
Muzii L, ve ark. Impact of endometrioma and its surgical removal on ovarian reserve. Fertil Steril. 2015;104(1):54–61.
Pearce CL, ve ark. Association between endometriosis and ovarian cancer risk. Lancet Oncol. 2012;13(4):385–394.