Menstrüel siklus yalnız üreme sistemi üzerinde değil, gastrointestinal sistem üzerinde de önemli etkiler yaratır. Bu etkiler, hormonal dalgalanmalar ve bunların nöroendokrin mekanizmalar aracılığıyla bağırsak kasları ve duyusal sistem üzerindeki etkileri ile ortaya çıkar. Menstrüel siklus sırasında östrojen ve progesteron düzeylerinin değişimi, ayrıca endometriumdan salgılanan prostaglandinlerin artışı, bağırsak motilitesinde belirgin değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler birçok kadında kabızlık, karın şişkinliği, gaz birikimi, kramp tarzı ağrılar ve ishal gibi klinik belirtilerle kendini gösterir.
Siklusun luteal fazında progesteron baskın hormondur. Progesteron, düz kas hücrelerinde kalsiyum akışını azaltarak kas kontraksiyonlarını zayıflatır ve peristaltik hareketleri yavaşlatır. Sonuç olarak bağırsak hareketleri yavaşlar, kabızlık ve karında dolgunluk hissi ortaya çıkar. Bu faz aynı zamanda su ve sodyum tutulmasıyla da ilişkilidir; bu da karın şişkinliğini artırır. Ayrıca progesteronun sedatif ve GABA uyarıcı etkisi, merkezi sinir sistemi üzerinden visseral hassasiyeti de modüle ederek karın rahatsızlığını artırabilir.
Ovulasyon ve foliküler fazda östrojen düzeyi yükselir. Östrojen, bağırsak kaslarının tonusunu bir miktar artırmanın yanı sıra, serotonin metabolizmasını değiştirerek bağırsak hassasiyetini modüle eder. Bu nedenle bazı kadınlarda bu fazlarda karın ağrısı ve bağırsak hareketleri daha aktif ve değişken olur. Östrojenin bağırsakta vazodilatasyon ve mukozal kan akımını artırıcı etkisi de bağırsak sekresyonunu ve motilitesini destekler.
Menstruasyon başladığında ise endometriumdan prostaglandin salgısı yükselir. Prostaglandinler, uterus kontraksiyonlarını artırırken, bağırsak düz kaslarını da uyarır. Özellikle PGF2α ve PGE2 bağırsak peristaltizmini artırarak menstruasyon sırasında ishal ve kramp tarzı ağrılara yol açar. Dismenoreli kadınlarda prostaglandin düzeyinin yüksek olması bu semptomları daha da şiddetlendirir.
Nöroendokrin bağlantılar da önemlidir. Menstrüel siklus sırasında hipotalamus–hipofiz–over ekseni ve bağırsak–beyin aksı (gut-brain axis) birbirleriyle yoğun bir etkileşim içindedir. Hormonal değişiklikler serotonin ve diğer nörotransmitter düzeylerini değiştirerek ağrı hassasiyetini artırır ve bağırsak reaktivitesini modüle eder. Bu nedenle irritabl bağırsak sendromu (IBS) olan kadınlarda semptomlar menstrüel siklusa paralel olarak artabilir.
Sonuç olarak, menstrüel siklus sırasında bağırsak motilitesindeki değişiklikler mekanik değil, hormonal, prostaglandin kaynaklı ve nöroendokrin mekanizmalarla ilişkilidir. Bu değişiklikleri anlamak, özellikle dismenore, IBS ve endometrioz şüphesi olan hastalarda klinik tanı ve bireyselleştirilmiş tedavi planlaması açısından önemlidir. Hormon dengesizlikleri ve prostaglandin düzeylerinin artışı, kadınların gastrointestinal semptomlarının şiddetini artırarak yaşam kalitesini etkileyebilir.

Kaynaklar:
Progesterone and Gastrointestinal Motility: Mechanisms and Clinical Implications. Journal of Neurogastroenterology and Motility.
Endocrine Physiology of the Menstrual Cycle. New England Journal of Medicine.