Yeni bir çalışma, B3 vitamininin nikotinamid formunun göz tansiyonu yüksek kişilerde glokoma geçiş riskini azaltabileceğini düşündürüyor; fakat bilimsel ihtimal ile eczane rafı arasındaki mesafe hâlâ uzun.

Göz tansiyonu ölçümünün normal çıkması, görme sinirinin güvende olduğu anlamına gelmez.

Bunu yıllardır muayene odasında görüyorum.

Hasta karşımdaki sandalyeye oturur. Cihazın verdiği rakama bakar. Derin bir nefes alır.

“Demek ki gözümde bir şey yok, doktor hanım.”

Keşke mesele tek bir rakam kadar terbiyeli olsaydı.

Glokom bazen göz içi basıncı yüksekken ilerler. Bazen de basınç kabul edilebilir sınırlardadır, fakat görme siniri yavaş yavaş incelir. Hastalık kapıyı çalmaz. Koridorda ayak sesi duyurmaz. Görme alanından küçük parçalar alır. İnsan çoğu zaman eksileni, epey geç fark eder.

JAMA Ophthalmology’de 9 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan çalışma bu nedenle ilgimi çekti.

Jawad Muayad ve arkadaşları, ABD’deki 67 sağlık kuruluşunun Mart 2006 ile Mart 2026 arasındaki elektronik sağlık kayıtlarını inceledi. Göz tansiyonu yüksek, ancak henüz açık açılı glokom tanısı almamış hastalar değerlendirildi. Nikotinamid kullanan 1.460 kişi, kullanmayan 1.460 kişiyle karşılaştırıldı. Toplam 2.920 hasta. Ortalama izlem süresi 3,7 yıldı.

Glokom tanısı, nikotinamid grubunda yüzde 3,5; kontrol grubunda yüzde 9 olarak kaydedildi. İstatistiksel hesaplamada riskin yaklaşık yüzde 66 daha düşük olduğu görüldü. Basınç düşürücü damla başlanması ve lazer trabeküloplasti ihtiyacı da nikotinamid kullananlarda daha azdı.

Çalışmanın adı uzun, iddiası sade:

“Nicotinamide Supplementation and Primary Open-Angle Glaucoma in Patients With Ocular Hypertension.”

DOI numarası ise 10.1001/jamaophthalmol.2026.2472. (JAMA Network⁠)

Rakamlar dikkat çekici.

Fakat burada kalemi biraz yavaşlatmak gerekir.

Bu çalışma, hastaların rastgele nikotinamid veya plasebo aldığı kontrollü bir klinik deney değil. Geçmiş sağlık kayıtlarına dayanan gözlemsel bir kohort araştırması. Nikotinamid kullananlarla kullanmayanlar arasında kayıtlara girmemiş başka farklılıklar bulunabilir. Kullanılan dozların, tedavi sürelerinin ve hasta uyumunun her vakada aynı netlikle belirlenememesi de önemli bir sınırlılık.

Yani çalışma, “B3 vitamini glokomu önler” demiyor.

Bir ilişki gösteriyor.

Üstelik nikotinamid, market rafındaki herhangi bir vitamin tableti kadar masum kabul edilemez. Çalışmalarda tartışılan dozlar, günlük beslenmeyle alınan miktarların çok üzerine çıkabiliyor. Yüksek doz kullanım; karaciğer, mide-bağırsak sistemi ve metabolizma üzerinde istenmeyen sonuçlar doğurabilir.

Hastaların haberi okuyup damlasını bırakmasından çekinirim.

Bir kapsülün, yıllardır kullanılan göz tansiyonu tedavisinin yerine geçtiğini sanmasından daha da çok çekinirim.

Çünkü tıbbın en tuhaf çelişkilerinden biri şudur: İnsanlar yıllarca kullanması gereken bir damlayı aksatır, fakat sosyal medyada gördüğü bir vitamini aynı gün satın alır. Damlanın prospektüsünü didik didik eder. Takviyenin kutusundaki parlak harflere ise neredeyse nüfus cüzdanı kadar güvenir.

Hastane koridorlarında bu güvenin nasıl dağıldığını çok gördüm.

Şimdilik nikotinamid, glokom tedavisinin yerine geçmiş değil. Fakat araştırma önemli bir kapıyı aralıyor. Göz hekimliği yalnızca basıncı düşürmeyi değil, görme sinirinin enerji metabolizmasını ve hücresel direncini korumayı da daha ciddi biçimde tartışıyor. Çalışmanın araştırmacıları da bulguların ileriye dönük klinik deneylerle doğrulanması gerektiğini açıkça belirtiyor. (JAMA Network⁠)

Ben hastama bugün yine damlasını düzenli kullanmasını söylerim.

Kontrolünü aksatmamasını söylerim.

Nikotinamidi ise umutla izlerim, reçeteye yazmak için acele etmem.

Çünkü görme siniri, bilim acele ettiğinde değil; insan acele ettiğinde kaybedilir.