Özet
Yüksek riskli gebelik, dünya genelinde maternal ve perinatal morbiditenin önde gelen nedenlerinden biri olmaya devam etmektedir. Zamanında antenatal izlem ve risk faktörlerinin erken tespiti, ağır obstetrik komplikasyonların önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte, birinci basamak sağlık hizmetleri düzeyindeki gebelik izlem eksiklikleri, olumsuz maternal sonuçların gelişimi üzerinde önemli etkisini sürdürmektedir.
Bu araştırmanın amacı, yüksek riskli gebelerde antenatal izlemin en yaygın eksikliklerini analiz etmek ve bu eksikliklerin maternal komplikasyonların gelişimine etkisini değerlendirmektir. Yüksek riskli gebelere ait tıbbi kayıtların retrospektif analizi gerçekleştirilmiştir. Gebelik kaydının yapıldığı gestasyonel hafta, dinamik izlemin kalitesi, ekstragenitale hastalıkların zamanında tespiti, hastaların uyarı belirtileri konusunda bilgilendirilmesi, laboratuvar takibinin eksiksizliği ve üçüncü basamak hastanelere zamanında sevk ile ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
En sık saptanan eksiklikler; gebelik kaydının geç yapılması, yetersiz kan basıncı takibi, hastaların uyarı semptomları konusunda yetersiz bilgilendirilmesi, multidisipliner yaklaşımın bulunmaması ve hastaneye geç sevk olarak belirlenmiştir. Tespit edilen eksiklikler; ağır preeklampsi, preterm doğum, acil hospitalizasyon ve operatif doğum sıklığında artış ile ilişkilendirilmiştir.
Antenatal izlem kalitesinin artırılması, birinci basamak sağlık hizmetlerinin rolünün güçlendirilmesi ve gebelerin bilgilendirilmesinin iyileştirilmesi; ağır maternal komplikasyon sıklığının azaltılmasına ve perinatal sonuçların iyileştirilmesine katkı sağlayabilir.
Giriş
Anne sağlığının korunması, çağdaş sağlık hizmetlerinin öncelikli hedeflerinden biri olmayı sürdürmektedir. Obstetrik alandaki gelişmelere karşın, preeklampsi ve eklampsi dahil hipertansif gebelik komplikasyonları, maternal mortalite ve ağır maternal morbidite yapısında önde gelen nedenler arasındaki yerini korumaktadır.
Yüksek risk grubundaki gebelerin zamanında tespit edilmesi, gebelik komplikasyonlarının önlenmesi ve olumsuz sonuçların engellenmesi açısından belirleyici bir önem taşımaktadır. Antenatal izlem; obstetrik ve ekstragenitale patolojinin tanınmasında, anne ve fetüs durumunun dinamik olarak takip edilmesinde ve hastaların uzmanlaşmış sağlık kuruluşlarına zamanında yönlendirilmesinde kritik bir rol üstlenmektedir.
Antenatal izlemin etkinliği büyük ölçüde birinci basamak sağlık hizmetlerinin kalitesine bağlıdır. Yetersiz anamnez alımı, risk faktörlerinin geç tanınması, uzmanlar arası koordinasyon eksikliği ve gebelerin yeterince bilgilendirilememesi, gebelik komplikasyonlarının ilerlemesine zemin hazırlayabilmektedir.
Yüksek riskli gebeler, yoğunlaştırılmış dinamik izlem ve multidisipliner yaklaşım gerektirmektedir. Kronik arteriyel hipertansiyon, anemi, obezite, diabetes mellitus ve komplike obstetrik anamneze sahip kadınlar; preeklampsi, preterm doğum ve perinatal kayıplar dahil olmak üzere ağır gebelik komplikasyonları açısından artmış riske sahiptir.
Araştırmanın amacı, yüksek riskli gebelerde antenatal izlemin en yaygın eksikliklerini analiz etmek ve bu eksikliklerin maternal sonuçlara etkisini değerlendirmektir.
Gereç ve Yöntem
2023–2025 yılları arasında üçüncü basamak bir sağlık kuruluşuna yatırılan yüksek riskli gebelere ait tıbbi kayıtların retrospektif klinik denetimi gerçekleştirilmiştir.
Çalışmaya dahil edilme kriterleri:
• Yüksek riskli gebelik varlığı
• Hipertansif bozukluklar
• Ağır anemi
• Obezite
• Ekstragenitale hastalıklar
• Komplike obstetrik anamnez
Değerlendirilen parametreler:
• Gebelik kaydının yapıldığı gestasyonel hafta
• Antenatal ziyaret sıklığı
• Laboratuvar incelemelerinin eksiksizliği
• Kan basıncının dinamik takibi
• Gebelerin uyarı belirtileri konusunda bilgilendirilmesi
• İlgili uzman konsültasyonları
• Hastaneye yatış ve sevkin zamanındalığı
Değerlendirilen antenatal izlem eksiklikleri:
1. 12. gebelik haftasından sonra gebelik kaydının yapılması
2. Risk faktörlerinin yetersiz tespiti
3. Kan basıncı ve laboratuvar parametrelerinin yetersiz takibi
4. Multidisipliner yaklaşımın bulunmaması
5. Gebelerin uyarı semptomları konusunda yetersiz bilgilendirilmesi
6. Üçüncü basamak sağlık kuruluşuna zamanında sevkin yapılmaması
Değerlendirilen maternal sonuçlar:
• Ağır preeklampsi
• Preterm doğum
• Acil hospitalizasyon
• Operatif doğum
• Yoğun bakım ünitesinde tedavi gerekliliği
Analiz için, tespit edilen eksikliklerin ve komplikasyonların yüzdesel dağılımının hesaplandığı tanımlayıcı istatistik yöntemlerinden yararlanılmıştır.
Bulgular
Yüksek riskli 86 gebeye ait tıbbi kayıt incelenmiştir. Antenatal izlemde en sık saptanan eksiklikler şu şekilde belirlenmiştir:
• Gebelik kaydının geç yapılması — %41,8
• Uyarı belirtileri konusunda yetersiz bilgilendirme — %53,4
• Yetersiz kan basıncı takibi — %37,2
• Multidisipliner izlemin bulunmaması — %32,5
• Hastaneye geç sevk — %27,9
Maternal komplikasyonlar açısından; gebelerin %38,3’ünde ağır preeklampsi tanısı konulmuş, %29,1’inde preterm doğum gerçekleşmiş ve %34,8’inde acil hospitalizasyon gereksinimi doğmuştur.
Sezaryen ile operatif doğum oranı %46,5 olarak saptanmıştır.
Gebelik kaydının geç yapıldığı ve uyarı semptomları konusunda yetersiz bilgilendirilen gebelerde, ağır hipertansif komplikasyonlar ve acil hospitalizasyon vakalarının belirgin biçimde daha sık görüldüğü tespit edilmiştir.
Tartışma
Araştırma bulguları, antenatal izlem eksikliklerinin yüksek riskli gebelerde olumsuz maternal sonuçların gelişiminde belirleyici bir faktör olmayı sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.
Birinci basamak sağlık hizmetleri düzeyinde risk faktörlerinin geç tespit edilmesi ve gebe takibinin yetersiz kalması, ağır gebelik komplikasyonlarının gelişme olasılığını önemli ölçüde artırmaktadır.
Hastaların yetersiz bilgilendirilmesine ilişkin yüksek sıklık oranı, gebeler arasında sağlık eğitimi çalışmalarının güçlendirilmesi gerekliliğine işaret etmektedir. Pek çok kadın, ödem, baş ağrısı, kan basıncı yükselmesi ve diğer uyarı semptomlarının ortaya çıkması durumunda tıbbi yardım almakta geç kalmıştır.
Elde edilen bulgular; yetersiz antenatal izlem ile ağır preeklampsi, preterm doğum ve acil obstetrik müdahale sıklığının artışı arasındaki ilişkiye dikkat çeken uluslararası araştırma verileriyle örtüşmektedir.
Ekstragenitale patolojiye sahip gebelerin yönetiminde multidisipliner yaklaşım özel bir önem taşımaktadır. Dahiliyecilerin, kardiyologların, endokrinologların ve diğer uzmanların sürece erken dahil edilmesi, maternal komplikasyon riskinin azaltılmasına ve gebelik sonuçlarının iyileştirilmesine olanak sağlamaktadır.
Gebelere yönelik dijital izleme sistemleri ve elektronik kayıt uygulamalarının hayata geçirilmesi, dinamik takimin kalitesini artırabilir ve yüksek risk gruplarının zamanında belirlenmesini güvence altına alabilir.
Sonuç
Yüksek riskli gebelerde antenatal izlem eksiklikleri, ağır maternal komplikasyonların ve olumsuz gebelik sonuçlarının gelişimiyle ilişkilendirilmektedir.
En sık görülen eksiklikler; gebelik kaydının geç yapılması, hastaların yetersiz bilgilendirilmesi, gebe durumunun yetersiz izlenmesi ve multidisipliner yaklaşımın bulunmamasıdır.
Birinci basamak sağlık hizmetleri düzeyinde antenatal izlem kalitesinin artırılması, gebelerin uyarı belirtileri konusunda bilgilendirilmesinin güçlendirilmesi ve uzmanlaşmış sağlık kuruluşlarına zamanında sevkin sağlanması; maternal morbidite oranlarının belirgin biçimde azaltılmasına ve perinatal sonuçların iyileştirilmesine önemli katkı sunabilir.