Ramazan ayı boyunca hergün onlarca kez duyuyoruz bu soruyu. Tek tek, kişisel olarak cevapalamaya çalışıyoruz ama bu yazı ile birlikte genel bir özet yapmak istedim.
Öncelikle kronik hastalık dediğimizde çok geniş bir yelpazeyi kapsadığı için bu sorunun cevabı "hastalığın türüne ve evresine" göre değişir ama genel olarak kural şudur: Eğer oruç tutmak mevcut hastalığınız kötüleştiriyor veya hayati bir risk doğuruyorsa, tıbben "oruç tutamaz" grubundasınız demektir.
Mesela ağır bir kalp yetmezliğiniz varsa , son 6 ay içinde stent takılmışsanız yada veya kalp krizi geçirmişseniz oruç tutmanız oldukça risklidir. Çünkü uzun süreli susuzluk kanı koyulaştırarak pıhtılaşma riskini artırabilir. Bununla birlikte ilaçlarla kontrol altına alınabilen tansiyon yüksekliğiniz varsa, yakın zamanda kalp krizi geçirmemişseniz yada hastalığınız stabil seyrediyorsa, ilaç alımınıza ve iftar ve sahur yemeklerinize diyetinizi bozmayacak şekilde dikkat edebiliyorsanız doktorunuza danışarak oruç tutmayı deneyebilirsiniz. Ancak; İftarda hızlı ve ağır yemek yemek tansiyonunuzun aniden fırlamasına neden olabilir. Tuzlu ve yağlı tüketimi muahakkak minimumda tutulmalıdır.
Özellikle diyaliz hastaları ve ileri derece böbrek yetmezliği olanlar için, uzun süre susuz kalmak, geri dönüşü olmayan böbrek hasarına yol açabilir ki böbrek fonksiyonları halihazırda bozukken bu durum daha da risklidir. Çünkü
böbreklerin süzme işlevi için suya ihtiyacı vardır.
Erken evre böbrek yetmezliği olanlar, doktor kontrolünde ve iftar-sahur arası yeteri kadar su içmek şartıyla gene iftar ve sahur yemekleri sırasında ani ve yüksek seviyelerde tuz almamaya dikkat ederek oruç tutabilirler. Süreç içinde muhakkak böbrek fonksiyonlarının değerlenirilmesi de önemlidir. Takip edilmeli ve dikkate alınmalıdır .
Aktif mide ülseri olanlarda uzun süreli açlık mide asidini artırarak kanamaya yol açabileceğinden oruç tutmak sakıncalıdır. İyileşmiş ülserlerde doktor onayıyla tutulabilir, Ek olarak sahur öncesi mide asit seviyesini kontrol altında tutan ilaçların alımı önerilir. Bu arada 'mide koruyucusu' kelimesini bilerek kullanmadım, sebebini başka bir yazımızda paylaşırım.
Gelelim şeker hastalarına;
Evet, bazı şeker hastaları oruç tutabilir; ancak bu durum tamamen hastalığın tipine, kontrol düzeyine ve eşlik eden diğer rahatsızlıklara bağlıdır.
Tıbbi açıdan şeker hastalığı , oruç tutarken ciddi riskler barındırabilir. Bu yüzden bir karar vermeden önce mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.
Tip 1 diyabetlilerin, gebe diyabetlilerin, diyalize girenlerin veya son 3 ay içerisinde ağır hipoglisemi atağı (şeker düşmesi) yaşamış olanların oruç tutması genellikle önerilmez.
Şekeri sadece diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle veya şeker düşürme riski çok düşük olan ilaçlarla dengede gidenler, doktor onayıyla oruç tutabilirlerse de oluşabilecek tablolalara dikkat edilmelidir.
Hipoglisemi (Kan Şekeri Düşüklüğü): En sık karşılaşılan ve en tehlikeli durumdur. Titreme, terleme ve bilinç bulanıklığı ile kendini gösterir.
Hiperglisemi (Kan Şekeri Yüksekliği): İftar ve sahurda aşırı yemek yeme sonucu şeker kontrolden çıkabilir.
Dehidrasyon (Sıvı Kaybı): Özellikle sıcak havalarda böbrek sağlığını tehdit edebilir.
Eğer doktorunuz oruç tutmanıza izin verdiyse, şu kurallara dikkat etmek hayati önem taşır:
Sahuru Atlamayın ve Sahurda glisemik indeksi düşük (tok tutan ve şekeri yavaş yükselten) gıdalar (tam tahıllar, yumurta, süt ürünleri) tercih edin.
Oruçluyken şeker ölçmek orucu bozmaz. Gün içinde mutlaka takip yapın.
Kan şekeriniz 70 mg/dL'nin altına düşerse veya 300 mg/dL'nin üzerine çıkarsa, sağlığınız için orucu sonlandırıp en kısa zamanda doktorunuza danışın.
Ek bir hastalığınz yoksa İftar ile sahur arasında en az 2-2.5 litre su içmeye çalışın.
⚠️
Hangi kronik hastalığınız olursa olsun, oruçlu iken aşırı halsizlik ve bayılma hissi, göz kararması ve sürekli baş dönmesi, göğüs ağrısı veya çarpıntı yada zihin karışıklığı bulguları gelişirse muhakkak bir sağlık kuruluşuna başvurun.
Unutmayın ki İslam fıkhı ve tıp etiği, sağlığı korumayı her şeyin önünde tutar. Eğer hastalığınız oruç tutmakla ağırlaşıyorsa, bu durum sizin için bir muafiyet sebebidir. Kendinizi ve sağlığınızı riske atmayın.
Sağlıcakla kalın. Hayırlı Ramazanlar ...
Uzm. Dr. Cemil ULUSAN