Kalp krizi çoğu zaman ileri yaş, hipertansiyon, diyabet, sigara ve yüksek kolesterol gibi klasik risk faktörleriyle ilişkilendirilir. Ancak son yıllarda özellikle genç erişkinlerde görülen akut miyokard enfarktüsü vakalarındaki artış, farklı risk alanlarını da gündeme taşımaktadır.
Journal of the American Heart Association’da yayımlanan California merkezli çalışmada, son 10 yılda görülen kalp krizlerinin yaklaşık her 6 vakasından 1’inin metamfetamin kullanımı ile ilişkili olduğu bildirildi. Çalışmada dikkat çeken en önemli noktalardan biri, meth kullanan hastaların daha genç yaşta kalp krizi geçirmesine rağmen; diyabet, obezite ve hiperlipidemi gibi klasik risk faktörlerinin bu grupta daha az görülmesiydi.
Bu durum, genç yaşın tek başına koruyucu olmadığını göstermektedir. Metamfetamin; yoğun sempatik aktivasyon, ciddi vazospazm, endotelyal hasar, hipertansiyon, tromboz eğilimi ve ritim bozuklukları üzerinden kardiyovasküler sistemi doğrudan etkileyebilmektedir.
Ayrıca çalışmada, meth kullanan hastalarda ölüm oranları ve tekrar hastaneye yatış sıklığı da daha yüksek bulundu. Bu veriler, metamfetamin kullanımının yalnızca bağımlılık sorunu değil; aynı zamanda ciddi bir kardiyovasküler halk sağlığı problemi olduğunu ortaya koymaktadır.
Genç yaşta görülen kalp krizlerinde madde kullanım öyküsünün mutlaka sorgulanması gerekir. Çünkü bazı riskler klasik tabloların dışında sessizce ilerler; ancak sonuçları son derece ağır olabilir.