Tıpta son 30 yılın en büyük devrimlerinden biri, “kapalı ameliyat” olarak bilinen yöntemlerin gelişmesi oldu. Göğüs cerrahisinde bunun en önemli örneklerinden biri VATS yani Video Yardımlı Torakoskopik Cerrahi’dir. Eskiden akciğer ameliyatları için kaburgalar geniş aralanır, büyük kesiler yapılırdı. Hastalar daha fazla ağrı çeker, iyileşme süresi uzardı. Bugün ise birkaç küçük delikten, kamera yardımıyla aynı ameliyatları gerçekleştirebiliyoruz. Bu sadece bir teknik değişim değil; hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen büyük bir ilerlemedir.

Kapalı Cerrahi Neden Önemli?

Kapalı yöntemlerde kas ve kemik yapıya verilen zarar daha azdır. Bu da:

• Daha az ameliyat sonrası ağrı

• Daha kısa hastanede yatış süresi

• Daha hızlı günlük yaşama dönüş

• Daha az enfeksiyon ve komplikasyon riski

anlamına gelir.

Özellikle akciğer kanseri gibi ciddi hastalıklarda, hastanın ameliyat sonrası hızla ayağa kalkması ve gerekirse ek tedavilere (kemoterapi, radyoterapi gibi) daha çabuk başlayabilmesi hayati önem taşır.

Robotik Cerrahi: Bir Sonraki Adım

Kapalı cerrahinin bir üst aşaması ise robotik sistemlerdir. Dünyada en yaygın kullanılan sistemlerden biri da Vinci Surgical System’dir. Robotik cerrahide ameliyatı yapan yine cerrahtır; ancak cerrah, konsol başında oturarak robotik kolları milimetrik hassasiyetle kontrol eder.

Robotun avantajları nelerdir?

• İnsan elinden daha titremesiz hareket

• 3 boyutlu, yüksek çözünürlüklü görüntü

• Dar alanlarda daha rahat çalışma imkânı

• Daha hassas dikiş ve disseksiyon

Göğüs boşluğu gibi dar ve karmaşık anatomik alanlarda bu avantajlar ciddi fark yaratır. Özellikle lenf bezi diseksiyonlarında ve karmaşık tümör cerrahisinde robotik sistemler cerraha teknik üstünlük sağlar.

Gelecekte Robotla Neler Yapılacak?

Bugün robotik sistemlerle akciğer lobektomileri, mediastinalkitle ameliyatları ve bazı ileri tümör cerrahileri yapılabiliyor. Gelecekte ise:

• Daha karmaşık damar ve bronş onarımları

• Kombine göğüs duvarı rezeksiyonları

• Daha minimal, tek port girişimlerle büyük ameliyatlar

• Uzaktan (tele-cerrahi) müdahaleler

gündeme gelebilir.

Özellikle yapay zekâ destekli görüntü analiz sistemleri ile ameliyat sırasında damarların, sinirlerin ve tümör sınırlarının daha net işaretlenmesi mümkün olacaktır. Ancak burada önemli bir nokta var: Yapay zekâ cerrahın yerini almayacak; cerrahın karar mekanizmasını destekleyen bir yardımcı olacak.

Yapay Zekâ Her Yerde Ama Cerrahide Süreç Daha Uzun

Günümüzde yapay zekâ radyolojide, patolojide ve tanı süreçlerinde hızla ilerliyor. Ancak cerrahi, doğrudan insan hayatına temas eden ve anlık kararlar gerektiren bir alan olduğu için dönüşüm daha yavaş ve kontrollü ilerleyecektir.

Bir ameliyat sırasında yalnızca teknik bilgi değil; deneyim, öngörü, komplikasyon yönetimi ve kriz anında soğukkanlılık gerekir. Bunlar yılların birikimiyle oluşur. Bu nedenle yapay zekânın cerrahiye tam entegrasyonu zaman alacaktır. Önümüzdeki yıllarda daha çok “akıllı asistan sistemler” göreceğiz; tamamen otonom ameliyatlar ise yakın gelecekte gerçekçi görünmemektedir.

Asistan Eğitiminde Robot Şart mı?

Bugün tıp fakültesinden mezun olan genç doktorlar dijital çağın çocuklarıdır. Tablet, simülasyon, sanal gerçeklik onlar için doğal bir öğrenme ortamıdır. Eğer cerrahinin geleceği robotik sistemler olacaksa, asistan eğitiminde de robot mutlaka yer almalıdır.

Robotik cerrahi eğitimi şu avantajları sağlar:

• Simülasyonla risksiz pratik

• El-göz koordinasyonunun gelişmesi

• Üç boyutlu anatomik algının artması

• Yeni nesil cerrahi tekniklere erken adaptasyon

Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta daha var: Robot öğrenirken açık ve klasik cerrahiyi unutmamak gerekir. Çünkü cerrah her koşulda ameliyat yapabilmelidir. Elektrik kesildiğinde ya da teknik bir arıza olduğunda ameliyatı güvenle tamamlayabilecek donanıma sahip olmak şarttır.

İnsan Faktörü Değişmeyecek

Teknoloji gelişecek, robotlar daha da akıllanacak, yapay zekâ ameliyat planlamasını destekleyecek. Fakat hastayla ilk göz teması kuran, elini tutan, ameliyat kararını veren ve sorumluluğu üstlenen kişi yine hekim olacaktır.

Cerrahi sadece teknik bir işlem değildir; aynı zamanda güven ilişkisidir. Bir hasta ameliyat masasına yattığında, bir makineye değil, bir hekime güvenerek yatar.

Sonuç

Kapalı VATS cerrahisi ve robotik sistemler, modern tıbbın geldiği en ileri noktayı temsil ediyor. Hastalar için daha konforlu, daha güvenli ve daha hızlı iyileşme anlamına geliyor. Önümüzdeki yıllarda robotik cerrahi daha da yaygınlaşacak; yapay zekâ cerrahın en önemli yardımcılarından biri olacak.

Ancak unutulmamalıdır ki teknoloji bir araçtır. Cerrahinin merkezinde her zaman insan, bilgi, deneyim ve vicdan olacaktır.

Geleceğin ameliyathanelerinde robotlar olacak; ama o robotların başında yine insan olacak.