biri olan EHRA 2026, bu yıl, arrhythmia management’ı aydınlatmak temasıyla yalnızca yeni verileri değil, aynı zamanda alanın epistemolojik yönünü de tartışmaya açtı. European Heart Rhythm Association çatısı altında düzenlenen bu kongre, klasik teknik ilerleme sunumlarının ötesine geçerek aritmi pratiğinin nasıl dönüşmekte olduğunu çok katmanlı bir şekilde ortaya koydu.

Dijital kardiyoloji ve yapay zekâ: Tanıdan öngörüye geçiş

EHRA 2026’nın en dikkat çekici başlıklarından biri, dijital sağlık ve yapay zekânın elektrofizyolojiye entegrasyonuydu. Kongrede özel bir Digital Cardiology başlığı altında ele alınan bu konu, artık yalnızca yardımcı bir araç değil, karar süreçlerinin merkezine yerleşen bir paradigma olarak sunuldu.

Yeni nesil algoritmaların özellikle, atriyal fibrilasyon riskinin erken öngörülmesi, giyilebilir sensörlerle sürekli ritim takibi,gerçek zamanlı veri analiziyle tedavi optimizasyonualanlarında klinik pratiği dönüştürdüğü vurgulandı.

Bu yaklaşım, klasik tanı koy, tedavi et modelinden öngör, önle, kişiselleştir modeline geçişin açık bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Ablasyon teknolojilerinde paradigma değişimi

Aritmi tedavisinin temel taşlarından biri olan kateterablasyonu, EHRA 2026’da ciddi bir teknolojik sıçrama ile ele alındı. Özellikle, atriyal fibrilasyon için daha hızlı ve etkili ablasyon stratejileri, yeni enerji kaynakları (özellikle pulsedfield ablation, PFA), işlem sürelerini kısaltan ve komplikasyonları azaltan teknikler ön plana çıktı.

Buradaki kritik nokta, ablasyonun artık yüksek başarı, yüksek risk dengesi yerine, yüksek başarı, düşük invazivite eksenine kayıyor olmasıdır. Bu, elektrofizyolojide minimal invazivliğinyeni standardı haline gelmekte olduğuna işaret eder.

Kardiyak resenkronizasyon ve iletim sistemi pacing

Kalp yetmezliği ve aritmi kesişiminde yer alan hastalar için cardiac resynchronization therapy (CRT), kongrede önemli bir tartışma alanıydı.

Özellikle, sol dal pacing (LBBAP) gibi iletim sistemi pacingteknikleri, CRT cihazlarının yeni jenerasyonları, CRT-D ve alternatif stratejilerin karşılaştırıldığı randomize çalışmalargibi başlıklar, klasik biventriküler pacing paradigmasının sorgulandığını gösterdi.

Bu gelişmeler, fizyolojik pacing kavramının klinik pratiğe giderek daha fazla yerleştiğini ortaya koyuyor.

Görüntüleme ve girişimsel elektrofizyolojininentegrasyonu

EHRA 2026’da dikkat çeken bir diğer yenilik, elektrofizyolojik işlemler sırasında intrakardiyak görüntüleme tekniklerinin artan rolü oldu. İşlem sırasında ekokardiyografi kullanımını, anatomik doğruluğu artıran hibrit görüntüleme yaklaşımlarını, komplikasyonları azaltmaya yönelik görüntü rehberliğini ön plana çıkardı.

Bu gelişme, elektrofizyolojiyi elektriksel bir disiplin olmaktan çıkarıp, görüntüleme ile entegre multidisipliner bir alan haline getiriyor.

Hasta merkezli yaklaşımın yükselişi

Teknolojik ilerlemelerin gölgesinde kalmaması gereken bir diğer önemli tema, hasta deneyiminin bilimsel programın merkezine yerleştirilmesiydi.

Kongrede hastaların kendi deneyimlerini paylaştığı oturumlar,yaşam kalitesi ve tedavi yükü üzerine tartışmalar, uzun dönem takipte hasta uyumunu artırmaya yönelik stratejiler öne çıktı.

Bu yaklaşım, aritmi tedavisinde başarılı prosedür tanımının artık yalnızca elektrofizyolojik başarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Erişimde eşitsizlik ve küresel elektrofizyoloji

EHRA 2026 yalnızca teknolojiye değil, erişim eşitsizliklerinede odaklandı. Avrupa genelinde elektrofizyoloji hizmetlerine erişimdeki farklılıklar, eğitim eksiklikleri ve teknolojik dağılım sorunları tartışıldı.