Ani sensörörinal işitme kaybı, 72 saat içinde en az üç ardışık odyometrik (saf ses işitme testi) frekansta meydana gelen ve en az 30 desibel işitme kaybı olarak tanımlanır. Yetişkinlikte başlayan işitme kaybı, Dünya Sağlık Örgütü'nün küresel anlamda engelliliğin en yaygın nedeni ve engelliliğe bağlı olarak yıllarca üretkenlik kaybının üçüncü önde gelen nedeni olarak kabul edilmektedir. Vakaların çoğu nedeni bilinmeyen olarak kabul edilir; yalnızca %10-15 olguda belirli bir etken faktör saptanabilir. Olası nedenler arasında damarlarda tıkanıklıklar, viral enfeksiyonlar, otoimmün nedenler, toksinler, demiyelinizan hastalıklar, felç ve benzeri unsurlar bulunur. Hastalar genellikle sabah uyandıklarında yakınmalarını fark ederler. Çoğu zaman bir kulakta dolgunluk, tıkanıklık hissi ve işitme kaybı gözlenir. Ayrıca, kulak çınlaması, baş dönmesi veya bulantı ve kusma gibi yakınmalar da eşlik edebilir. Farklı tedavi protokolleri tanımlanmış olsa da bunların çoğunun etkili olduğuna dair klinik kanıtlar sınırlıdır. En umut verici tedavi yöntemleri arasında steroid ve hiperbarik oksijen tedavisi bulunmaktadır. Özellikle, önemli bir yer tutan hiperbarik oksijen tedavisinin birçok klinik çalışmada olumlu etkileri gösterilmiştir.

Hiperbarik oksijen tedavisi, dokulardaki artan oksijen ihtiyacını karşılamak amacıyla uygulanan tıbbi bir yöntemdir. Bu tedavi kapsamında, hasta kapalı bir ortama alınmakta olup, normal atmosfer basıncından daha yüksek, 1-3 ATA (absolut atmosfer basıncı) seviyesinde, aralıklı olarak %100 oksijen solutularak gerçekleştirilir. Tedavi seansları genellikle 90-120 dakika süreyle, maske veya başlık yardımıyla oksijen solunması şeklinde, basınç odalarında düzenlenir. Bu prosedür sayesinde, hastanın kanı, plazması ve dokularında maksimum oksijenlenme sağlanmakta olup, işitme kaybı olan olgularda da işitme siniri ve iç kulaktaki sıvının oksijenlenmesi arttırılarak tedavinin etkili olduğu kabul edilmektedir. Tedavilere erken başlanması önem arz etmekte olup, yakınmaların ortaya çıkmasından sonra mümkün olan en kısa sürede uygulanmalıdır. İlk 15 gün içerisinde başlanan tedavilerin sonuçları daha umut vericidir. Uygulama sıklığı, olgu bazında değişmekle birlikte, genellikle yaklaşık 5-40 seans (günde 1 seans) arasında gerçekleşir. Steroid kullanımıyla uygulanan tedavilerin başarı oranı ise daha yüksektir.

Kliniğimize hastalar, merkezi randevu sistemi aracılığıyla çalışma saatleri içinde randevu alarak başvurabilirler. Ayrıca, diğer kulak burun boğaz kliniklerinden yapılan konsültasyonlar doğrultusunda hastalar yönlendirilir. Sualtı hekimi ve hiperbarik tıp uzmanı hekimlerimizin detaylı muayene ve değerlendirmelerinden sonra, hiperbarik oksijen tedavisi alması uygun bulunan hastaların tedavi planlaması gerçekleştirilir.

Sonuç olarak, işitme kaybı topluma ağır ekonomik ve sosyal yükler yükleyebilir. Kalıcı ve iyileşme göstermeyen orta ve ileri düzeyde işitme kaybı için işitme cihazlarının kullanılması önerilmektedir. Hiperbarik oksijen tedavisi, sağlık sorunlarının çözümünde kilit rol oynayan bir tedavi yöntemidir. Ani sensörinöral işitme kaybı tedavisinde, dokuda akut ve kronik hipoksi riski mevcutsa, hastalarda hiperbarik oksijen tedavisiyle alınan sonuçlar dikkate değerdir. Ayrıca, hiperbarik oksijen tedavisinin diğer tedavilerle birlikte uygulanması, işitme geri kazanımını artırarak toplumun ekonomik yükünü hafifletmektedir.

Doç. Dr. Selin Gamze Sümen

Sağlık Bilimleri Üniversitesi

Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Anabilimdalı