Sosyal medya günümüzde insanların günlük hayatının ayrılmaz bir parçasına çevrilmiştir. Özellikle kadınlar sosyal medya platformlarını iletişim kurmak, bilgi edinmek, kendini ifade etmek ve sosyal çevre oluşturmak için geniş şekilde kullanmaktadır. Bununla birlikte, sosyal medyanın kadınların hem psikolojik hem de fiziksel sağlığı üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Bu etkiler bazen olumlu sonuçlar doğursa da, aşırı ve bilinçsiz kullanım çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu nedenle sosyal medyanın kadınların yaşamına olan etkilerinin incelenmesi günümüzde önemli ve güncel bir mesele olarak kabul edilmektedir.Amacımıza ulaşmak için, bilimsel dergileri, bibliyografik veri tabanlarını ve PubMed, Scopus, Embase, Science Direct, Sports Discuss, ResearchGate ve Web of Science gibi platformları kapsayan birincil ve ikincil literatürü inceledik.
Anlatısal incelememiz, 1 Eylül 2004 ve 1 Eylül 2024 tarihleri arasındakı yayınlanan makalaleri kapsadı.Sosyal medya ve medya temsilleri, özellikle kadınların vücut imajı ve ruh sağlığı üzerinde önemli olumsuz etkiler yaratmaktadır. Nesneleştirme teorisine göre, kadın bedenlerinin sürekli olarak görünüm ve cinsel çekicilik üzerinden değerlendirilmesi, bireylerin kendi bedenlerine dışarıdan bir gözle bakmalarına ve sürekli öz denetim geliştirmelerine yol açmaktadır. Bu durum, kronik utanç, kaygı ve stres yaratmakta; uzun vadede depresyon, yeme bozuklukları ve artan fiziksel sağlık riskleriyle ilişkilendirilmektedir. Medya ve reklamlar tarafından sunulan dar ve gerçekçi olmayan güzellik standartları, bu süreci daha da pekiştirmektedir.
Sosyal karşılaştırma teorisi çerçevesinde ise, sosyal medyada idealize edilmiş ve dijital olarak düzenlenmiş beden imgelerine maruz kalmak, bireylerin kendilerini başkalarıyla olumsuz biçimde karşılaştırmalarına neden olmaktadır. 2023 yılında yapılan bir meta-analize göre, sosyal medya kullanımı ile kadınların beden imajı algısı arasında güçlü bir ilişki bulunmuş ve sosyal medyanın kadınların genel psikolojik iyilik halini olumsuz etkilediği görülmüştür.Bu karşılaştırmalar çoğunlukla yetersizlik duygusu, düşük öz saygı ve beden memnuniyetsizliğiyle sonuçlanmaktadır. Beğeni, yorum ve takipçi sayıları gibi sayısal geri bildirimler, fiziksel görünümün kişisel değerin temel ölçütü haline gelmesine yol açarak bu olumsuz etkileri artırmaktadır.
Öz-uyumsuzluk teorisi ise, bireyin gerçek bedeni ile içselleştirilmiş ideal beden arasındaki farkın psikolojik rahatsızlığa neden olduğunu ortaya koymaktadır. Sosyal medya aracılığıyla sürekli yeniden üretilen ideal beden imgeleri, bu uyumsuzluğu derinleştirerek utanç, öz eleştiri, kaygı ve sosyal kaçınma davranışlarını tetiklemektedir. Bu süreç, takıntılı egzersiz, düzensiz yeme davranışları ve genel yaşam kalitesinde düşüşle sonuçlanabilmektedir.
Sosyal medya, bilinçli ve dengeli kullanıldığında kadınların psikolojik ve fiziksel sağlıkları üzerinde olumlu etkiler de yaratabilmektedir. Psikolojik açıdan bakıldığında, sosyal medya platformları bireylere sosyal destek sağlama, benzer deneyimlere sahip kişilerle bağlantı kurma ve aidiyet duygusu geliştirme imkânı sunmaktadır. Özellikle kadınların ruh sağlığı, beden kabulü, annelik, kariyer ve kişisel gelişim gibi konularda oluşturdukları çevrimiçi topluluklar, yalnızlık duygusunun azalmasına ve psikolojik dayanıklılığın artmasına katkıda bulunabilmektedir.
Ayrıca, beden olumlama (body positivity) ve beden işlevselliğini vurgulayan içerikler, kadınların bedenlerine yönelik daha kabul edici ve şefkatli bir bakış açısı geliştirmelerine yardımcı olabilmektedir. Bu tür içerikler, idealize edilmiş güzellik anlayışına alternatif sunarak öz saygının güçlenmesini ve olumsuz beden algısının azalmasını desteklemektedir. Sosyal medyanın aktif kullanımı, yani içerik üretme ve etkileşimde bulunma, bireylerin kendini ifade etme becerilerini artırarak psikolojik iyilik halini destekleyebilmektedir.
Fiziksel sağlık açısından ise sosyal medya, sağlıklı yaşam davranışlarını teşvik edici bir rol üstlenebilmektedir. Egzersiz, spor, yoga, sağlıklı beslenme ve stres yönetimine yönelik bilgilendirici içerikler, kadınların fiziksel aktiviteye yönelmesini ve sağlık farkındalığının artmasını sağlayabilmektedir. Ayrıca sağlıkla ilgili bilgilere ve deneyim paylaşımlarına kolay erişim, koruyucu sağlık davranışlarının benimsenmesini desteklemektedir.
Sonuç olarak, sosyal medya kadınların psikolojik ve fiziki sağlıkları üzerinde çift yönlü etkilere sahip bir araçtır. Bilinçli, sınırlı ve aktif kullanım durumunda sosyal medya; sosyal destek ağlarının güçlenmesine, beden kabulünün artmasına ve sağlıklı yaşam farkındalığının gelişmesine katkı sağlayabilmektedir. Buna karşılık, özellikle pasif ve yoğun kullanım biçimleri; sürekli sosyal karşılaştırma, onay arayışı ve görünür olma baskısını artırarak beden algısında bozulma, beden memnuniyetsizliği, düşük öz saygı ve çeşitli ruh sağlığı sorunlarına yol açabilmektedir. Bu bağlamda, sosyal medyanın kadınların sağlığı üzerindeki etkileri kullanım biçimine doğrudan bağlı olup, olumsuz sonuçların azaltılması ve olumlu etkilerin güçlendirilmesi için bilinçli kullanımın teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sosyal Medyanın Kadınlar Üzerinde Psikolojik ve Fiziki Etkileri
Şeref Memmedova
Yorumlar (1)