Göğüs ağrısı, çocukluk çağında acil servisler ile çocuk sağlığı ve çocuk kardiyolojisi polikliniklerine başvurunun en sık nedenlerinden biridir. Çocuklar çoğunlukla ağrının yerini göğüs duvarı üzerinde gösterebilirken, aileler bu yakınmayı doğal olarak kalp hastalığı veya ani ölüm riskiyle ilişkilendirebilir.
Oysa çocuklarda görülen göğüs ağrılarının büyük çoğunluğu kalp dışı nedenlere bağlıdır ve iyi huylu bir seyir gösterir.
Bununla birlikte göğüs ağrısı hiçbir zaman hafife alınmamalıdır. Ciddi hastalıkları düşündürebilecek belirtilerin ayırt edilmesi için ayrıntılı öykü alınması, dikkatli fizik muayene yapılması ve gerektiğinde uygun tetkiklerin planlanması büyük önem taşır. Amaç, gereksiz kaygıya neden olmadan gerçekten risk taşıyan çocukları doğru zamanda belirleyebilmektir.
Göğüs Ağrısı Nasıl Değerlendirilmelidir?
Göğüs ağrısını değerlendirmede en önemli basamak ayrıntılı öyküdür. Ailelerin çocuğu yönlendirecek sorular sorması yerine ağrıyı kendi ifadeleriyle anlatmasına fırsat vermesi daha doğru bir yaklaşımdır.
"Kalbin mi ağrıyor?" gibi yönlendirici sorular yerine aşağıdaki özellikler öğrenilmeye çalışılmalıdır:
- Ağrı ne zaman başladı?
- Tam olarak nerede hissediliyor?
- Çocuk ağrıyı tek parmağıyla gösterebiliyor mu?
- Ağrı nasıl tarif ediliyor? İğne batması, yanma, baskı, sıkışma veya bıçak saplanması şeklinde mi?
- Ağrı ne kadar sürüyor?
- Koşma, merdiven çıkma, spor yapma, derin nefes alma, öksürme veya yemek yeme ile ilişkisi var mı?
- Dinlenince azalıyor mu?
- Çarpıntı, bayılma, nefes darlığı, morarma, baş dönmesi, ateş veya öksürük eşlik ediyor mu?
- Son dönemde enfeksiyon, travma, yoğun egzersiz veya stres yaşandı mı?
- Ailede genç yaşta ani ölüm, ritim bozukluğu, kardiyomiyopati veya kalıtsal kalp hastalığı öyküsü bulunuyor mu?
Bu bilgiler tanıya giden yolun en önemli basamağını oluşturur.
Çocuklarda Göğüs Ağrısının En Sık Nedeni Nedir?
Çocukluk çağında göğüs ağrılarının en sık nedeni kas ve iskelet sistemine ait problemlerdir. Özellikle hızlı büyüme dönemindeki çocuklarda göğüs duvarındaki kaslar, kaburgalar ve kıkırdak dokular ağrı kaynağı olabilir.
Yoğun spor yapılması, ağır okul çantası taşınması, kötü duruş alışkanlığı, uzun süre masa başında oturma, travmalar, öksürüğe bağlı kas zorlanması ve spor yaralanmaları kas-iskelet sistemi kaynaklı göğüs ağrılarına neden olabilir.
Bu ağrılar çoğunlukla belirli bir noktada hissedilir, hareketle veya göğüs duvarına bastırıldığında artabilir ve ciddi kalp hastalığını düşündürmez.
Solunum Sistemi Kaynaklı Ağrılar
Akciğer ve solunum yollarını ilgilendiren hastalıklar da göğüs ağrısına neden olabilir.
Zatürre, bronşit, plörit, astım atakları ve şiddetli öksürük göğüs ağrısıyla birlikte görülebilir. Bu durumlarda ağrıya genellikle ateş, öksürük, nefes darlığı, hırıltı veya derin nefes almakla artan yakınmalar eşlik eder.
Egzersiz, soğuk hava veya alerjenler astımı tetikleyebilir ve çocuk göğüste sıkışma hissi tarif edebilir.
Sindirim Sistemi Kaynaklı Göğüs Ağrıları
Göğüs ağrısının nedeni bazen kalp veya akciğer değil, sindirim sistemi olabilir.
Gastroözofageal reflü, özofagus hastalıkları ve mide kaynaklı sorunlarda özellikle yemeklerden sonra veya yatarken artan yanma hissi görülebilir.
Ağrının yemekle ilişkili olması, göğüs kemiğinin arkasında hissedilmesi ve mide şikâyetlerinin eşlik etmesi tanıda yol gösterici olabilir.
Psikolojik Nedenler
Çocukluk çağında göğüs ağrısının önemli nedenlerinden biri de psikolojik etkenlerdir.
Sınav kaygısı, okul stresi, aile içi sorunlar, sosyal baskılar, anksiyete, depresyon ve somatizasyon bozuklukları göğüs ağrısı yakınmasına yol açabilir.
Hiperventilasyon sendromunda ise göğüs ağrısına nefes darlığı hissi, çarpıntı, baş dönmesi ve ellerde uyuşma veya karıncalanma eşlik edebilir.
Göğüs ağrısı çocuğun kaygısını artırabileceği gibi, artan kaygı da ağrının daha yoğun hissedilmesine neden olabilir. Bu nedenle çocuk suçlanmadan, korkutulmadan ve dikkatle dinlenmelidir.
Kalp Kaynaklı Göğüs Ağrıları
Kalp hastalıkları çocukluk çağındaki göğüs ağrılarının küçük bir bölümünü oluşturur. Ancak taşıdığı klinik önem nedeniyle mutlaka akılda tutulmalıdır.
Perikardit, miyokardit, doğumsal veya edinsel koroner arter anomalileri, hipertrofik kardiyomiyopati, ritim bozuklukları, aort darlığı, mitral kapak prolapsusu ve bazı metabolik hastalıklar kalp kaynaklı göğüs ağrısına neden olabilir.
Özellikle aşağıdaki durumlar kardiyak nedenler açısından uyarıcı kabul edilir:
- Egzersiz sırasında başlayan göğüs ağrısı
- Bayılma veya bayılacak gibi olma
- Çarpıntı
- Nefes darlığı
- Göğüste baskı hissi
- Bilinen kalp hastalığı
- Geçirilmiş kalp ameliyatı
- Ailede 50 yaşın altında açıklanamayan ani ölüm
- Kardiyomiyopati veya kalıtsal ritim bozukluğu öyküsü
Marfan, Turner ve Noonan sendromu gibi bazı genetik hastalıklarda da eşlik eden kardiyovasküler hastalıklar açısından dikkatli olunmalıdır.
Ne Zaman Acilen Doktora Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
- Şiddetli veya giderek artan göğüs ağrısı
- Egzersiz sırasında başlayan ağrı
- Ağrıyla birlikte bayılma
- Çarpıntı
- Nefes darlığı
- Morarma
- Göğüste baskı hissi
- Ateş ve genel durum bozukluğu
- Şiddetli travma öyküsü
- Uzun süren öksürük
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Bilinen kalp hastalığı
- Ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü
Hekim Değerlendirmesinde Tanı Yaklaşımı
Göğüs ağrısı ile başvuran her çocuk ayrıntılı öykü ve fizik muayene ile değerlendirilmelidir.
Muayenede göğüs duvarı hassasiyeti, travma bulguları, kostokondral bölgeler, deri değişiklikleri, solunum sistemi ve kardiyovasküler sistem ayrıntılı olarak incelenmelidir. Gerektiğinde psikolojik değerlendirme de göz önünde bulundurulmalıdır.
Her çocukta ileri tetkik yapılması gerekli değildir. Tetkiklerin kapsamı öykü ve fizik muayene bulgularına göre belirlenmelidir.
Ancak egzersizle ilişkili göğüs ağrısı, senkop, çarpıntı, patolojik fizik muayene bulguları, şüpheli aile öyküsü veya ciddi sistemik hastalık düşündüren belirtiler varsa EKG, telekardiyografi, ekokardiyografi, laboratuvar incelemeleri ve gerekli branş konsültasyonları planlanmalıdır.
Ayırıcı Tanıda Yol Gösteren Bulgular
Göğüs ağrısının nedeni çoğu zaman öykü ve fizik muayene ile büyük ölçüde anlaşılabilir.
Kas-iskelet sistemi kaynaklı ağrılar genellikle hareketle artar, belirli bir noktada hissedilir ve göğüs duvarına basmakla yeniden oluşturulabilir.
Solunum sistemi hastalıklarında öksürük, ateş, nefes darlığı veya hırıltı eşlik eder.
Sindirim sistemi kaynaklı ağrılar yemeklerle ilişkilidir ve çoğunlukla yanma hissi şeklinde tarif edilir.
Kalp kaynaklı ağrılar ise daha çok egzersiz sırasında ortaya çıkar ve çarpıntı, bayılma veya nefes darlığı gibi belirtilerle birlikte görülebilir.
Okul çağındaki çocuklarda sınav kaygısı, akademik baskı ve sosyal stres de göğüs ağrısı yakınmasının önemli nedenleri arasında yer alır. Bunun yanında ailevi Akdeniz ateşi, astım ve diğer sistemik hastalıklar da ayırıcı tanıda akılda tutulmalıdır.
Sonuç
Çocukluk çağında görülen göğüs ağrılarının büyük çoğunluğu kalp hastalığına bağlı değildir ve iyi huylu nedenlerden kaynaklanır. Bununla birlikte göğüs ağrısı her çocukta ciddiyetle değerlendirilmeli; ayrıntılı öykü, dikkatli fizik muayene ve gerektiğinde uygun tetkiklerle kardiyak nedenler dışlanmalıdır.
Özellikle egzersiz sırasında başlayan göğüs ağrısı, bayılma, çarpıntı, nefes darlığı veya ailede erken yaşta ani ölüm öyküsü bulunması durumunda çocuk kardiyolojisi değerlendirmesi geciktirilmemelidir. Doğru yaklaşım; gereksiz kaygıya kapılmadan, ancak uyarıcı belirtileri de göz ardı etmeden hareket etmektir. Bu sayede hem gereksiz tetkiklerin önüne geçilebilir hem de nadir görülen ancak önemli kalp hastalıkları zamanında tanınabilir.