İnsan hayatında unutulmayan anlar çoktur. Kimi mutlulukla, kimi hüzünle, kimi de heyecanla hatırlanır. Çocukken alınan küçük bir hediye bile, hele ki çok sevdiğimiz birinden geldiyse, ömür boyu hafızamızdan silinmez.
Ama farkında mısınız; insan zihninde en kalıcı izleri bırakanlar çoğu zaman travmatik anlar olur. Çünkü o anlar bizi derinden sarsar, içimizde bir şeyleri geri dönülmez şekilde değiştirir.
İnsanlar için bu anlar hayatın belirli dönemlerinde yaşanırken, sağlık çalışanları için bu durum neredeyse kaçınılmaz bir gerçektir. Her gün yüzlerce hasta acil servis kapısından içeri girer:
Kimi kanlar içinde, kimi sessiz bir çaresizlikle, kimi ise iyileşmeye dair son umudunu bile yitirmiş halde…
Her hastanın ayrı bir hikâyesi, ayrı bir acısı vardır. Ve hepsi çareyi, beyaz önlüklü kahramanlarda arar.
Doktorlar her hastanın hikâyesini dinler, elinden gelen her şeyi yapar.
Ama bazen öyle anlar gelir ki, hekimin elinden hiçbir şey gelmez. İşte o an, odadaki en çaresiz insan artık hastadan çok, ona umut olamayan doktordur.
Gözlerine umutla bakan bir hastaya güzel bir haber vermek isterken, bunu yapamamanın ağırlığı, insanın omuzlarına çöker.
Sıkça duyduğumuz bir söz vardır:
“Eğer derdin ağır geliyorsa, bir günlüğüne onkoloji hastanesinin koridorlarında yürü.”
Çünkü o koridorlarda; doktor kapısında sessizce iyi bir haber bekleyenleri, iyileşebilmek için küçücük bir umut arayanları görürsün.
O an anlarsın ki, hiçbir dert sağlıktan daha büyük değildir.
O hastanelerdeki sağlık çalışanları, günlerce ilgilendikleri, dertlerine ortak oldukları hastaların gözlerinin önünde eriyip gidişine şahit olurlar.
Ve bu anlar, silinmemek üzere hafızalarına kazınır.
Ama en ağır olanı yoğun bakımda yaşananlardır.
O sessizliğin içindeki boşluk hissi…
“Kim yaşayacak, kim gözlerini sonsuzluğa yumacak?” sorusuyla zamanla yarışan sağlık çalışanlarının yaşadığı o anlar, belki de bir ömür boyu zihinlerinden silinmez.
Tüm bunlara rağmen; dimdik ayakta duran, her hastasına özenle yaklaşan, ne yaşarsa yaşasın yüzünden tebessümü eksik etmeyen o umut ışıkları-
Sağlık çalışanlarıdır.
Onlar, insan hayatına dokunmanın en ağır ama en onurlu yükünü taşırlar.
Ve işte bu yüzden, verdikleri emek, yaşadıkları acı ve gösterdikleri sabır karşısında saygıyı fazlasıyla hak ederler.