Ancak son dönemde yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, diz kıkırdağının yenilenebileceğine dair umut verici veriler ortaya koydu.
Araştırmacılar, yaşlanma sürecinde artan ve kıkırdak dokunun kendini onarma kapasitesini baskılayan 15-PGDH adlı bir enzimi hedef aldı. Bu enzimin baskılanmasıyla birlikte, özellikle diz ekleminde kıkırdak hücrelerinin yeniden çoğalabildiği ve hasarlı dokunun toparlanma belirtileri gösterdiği gözlemlendi.
Deneyler Ne Gösterdi?
Çalışma kapsamında:
• Yaşlı hayvan modellerinde, 15-PGDH enzimi baskılandığında kıkırdak kaybının yavaşladığı,
• Osteoartrit gelişiminin belirgin şekilde azaldığı,
• Diz eklemi fonksiyonlarının korunduğu tespit edildi.
Ayrıca insanlardan alınan kıkırdak doku örnekleri üzerinde yapılan laboratuvar deneylerinde de, bu enzimin baskılanmasının kıkırdak hücrelerini yeniden aktive edebildiği görüldü.
Neden Önemli?
Bu araştırma, osteoartritte yıllardır hakim olan “kıkırdak kendini yenileyemez” görüşünü bilimsel olarak sorgulayan güçlü kanıtlardan biri olarak görülüyor. Eğer ilerleyen klinik çalışmalarda benzer sonuçlar elde edilirse, gelecekte:
• Diz protezi ihtiyacı gecikebilir,
• Erken evre artritte hastalığın ilerlemesi durdurulabilir,
• Yaşlı bireylerde eklem fonksiyonları daha uzun süre korunabilir.
Sonuç
Bugün için ortada “mucize bir ilaç” yok. Ancak bilim, diz kıkırdağının tamamen çaresiz olmadığını gösteren çok güçlü bir kapıyı aralamış durumda. Uzmanlar, bu tür biyolojik hedefli tedavilerin osteoartritin geleceğinde önemli bir yer edinebileceğini vurguluyor.