BİLİM

Mikroplastik Alarmı: Kıyı Bölgelerinde İnme ve Kronik Hastalık Riski Artıyor

Okyanusların yüzeyinde süzülen görünmez plastik parçacıkları artık yalnızca çevre felaketi olarak görülmüyor. Yeni yayımlanan bilimsel araştırmalar, denizlerdeki mikroplastik yoğunluğunun arttığı kıyı bölgelerinde inme, diyabet ve kalp hastalıklarının daha sık görüldüğünü ortaya koydu. Uzmanlar, “plastik kirliliği artık sadece ekolojik değil, halk sağlığı sorunu” uyarısında bulunuyor.

Mikroplastikler Hangi Hastalıklarla İlişkilendirildi?

ABD kıyı bölgelerinde yapılan geniş çaplı analizlerde, deniz suyundaki mikroplastik yoğunluğu yüksek olan bölgelerde yaşayan kişilerde bazı kronik hastalıkların daha yaygın olduğu görüldü. Araştırmaya göre:

  • Tip 2 diyabet oranı yüzde 18 daha yüksek
  • Koroner arter hastalığı oranı yüzde 7 daha fazla
  • İnme vakaları ise yüzde 9 artmış durumda bulundu

Bilim insanları bu ilişkinin doğrudan “neden-sonuç” anlamına gelmediğini vurgulasa da, ortaya çıkan tablo dikkat çekici bulundu.

Araştırma Nasıl Yapıldı?

Çalışmada, ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) 1972-2019 yılları arasındaki mikroplastik ölçümleri incelendi. Toplam 709 kıyı yerleşim bölgesi değerlendirildi. Daha sonra bu bölgelerdeki kronik hastalık oranları CDC sağlık verileriyle karşılaştırıldı.

Araştırmacılar yaş, gelir düzeyi, hava kirliliği, sağlık hizmetine erişim ve sosyal kırılganlık gibi 154 farklı değişkeni hesaba kattıktan sonra bile mikroplastik yoğunluğunun önemli bir çevresel risk faktörü olarak öne çıktığını bildirdi.

Mikroplastikler Vücuda Nasıl Giriyor?

Uzmanlara göre mikroplastikler:

  • İçme suyu
  • Deniz ürünleri
  • Solunan hava
  • Plastik ambalajlar
  • Sentetik kıyafet lifleri

aracılığıyla insan vücuduna ulaşabiliyor. Boyutları 5 milimetreden küçük olan bu parçacıklar zamanla daha da küçülerek nano plastiklere dönüşebiliyor.

Bazı deneysel çalışmalar, mikroplastiklerin damar yapısında inflamasyon, oksidatif stres ve hücresel hasar oluşturabileceğini öne sürüyor. Bu mekanizmaların da kalp-damar hastalıklarıyla ilişkili olabileceği belirtiliyor.

“Deniz Kirlenmiyor, İnsan Bedeni Kirleniyor”

Araştırmanın yazarlarından Dr. Sarju Ganatra, mikroplastiklerin artık yalnızca çevre aktivistlerinin konusu olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Plastik kirliliği sadece çevresel mesele değil, halk sağlığı meselesi olabilir.”

Uzmanlar özellikle kıyı şehirlerinde yaşayan topluluklar için daha fazla uzun dönemli insan çalışmasına ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Türkiye İçin de Uyarı Niteliğinde

Karadeniz, Marmara ve Akdeniz’de son yıllarda artan deniz kirliliği tartışmaları düşünüldüğünde, araştırmanın Türkiye açısından da dikkatle takip edilmesi gerektiği değerlendiriliyor. Özellikle yoğun plastik tüketimi, kontrolsüz atık yönetimi ve deniz ekosistemindeki bozulmanın yalnızca çevreyi değil insan sağlığını da etkileyebileceği belirtiliyor.

Çalışmanın Sınırları Neler?

Araştırma gözlemsel yapıda olduğu için mikroplastiklerin doğrudan hastalığa yol açtığı kesin olarak söylenemiyor. Ayrıca çalışma yalnızca deniz suyundaki mikroplastik yoğunluğunu değerlendirdi; bireylerin gerçek maruziyet düzeyleri ölçülmedi. Uzmanlar daha detaylı klinik çalışmalara ihtiyaç olduğunu ifade ediyor.

Sonuç Ne Anlama Geliyor?

Bir zamanlar yalnızca sahile vuran şişelerle sembolleşen plastik kirliliği artık damarların içine kadar uzanan görünmez bir sis bulutuna dönüşmüş olabilir. Bilim insanları, gelecekte mikroplastiklerin kalp-damar sağlığı üzerindeki etkilerinin çok daha fazla araştırılacağını düşünüyor.

Kaynak

  • “Marine microplastic concentration and associations with stroke and chronic disease prevalence”
  • npj Cardiovascular Health
  • Yayın tarihi: 16 Mayıs 2026
  • Araştırmayı yürüten kurumlar: Case Western Reserve University ve University Hospitals Cleveland
  • Çalışma türü: Gözlemsel çevresel sağlık analizi