GLP-1 temelli kilo verme ilaçları artık yalnızca tartıda sağladıkları değişimle değerlendirilmiyor. Büyük randomize araştırmalar; bazı ilaçların kalp-damar olaylarını, böbrek hastalığının ilerlemesini ve obeziteyle bağlantılı uyku apnesinin şiddetini azaltabildiğini gösteriyor.

Ağustos 2026 itibarıyla en güçlü yeni bulgulardan biri tirzepatid ile elde edildi. SURPASS-CVOT araştırmasının önceden planlanmış böbrek analizinde, tip 2 diyabeti ve kalp-damar hastalığı bulunan 13 bin 299 kişi yaklaşık dört yıl boyunca izlendi.

Tirzepatid grubunda majör böbrek olayları katılımcıların yüzde 6,0’sında, dulaglutid grubunda ise yüzde 7,6’sında görüldü. Bu veriler tirzepatid lehine yüzde 23 göreli risk azalmasına, iki grup arasında ise 1,6 puanlık mutlak farka karşılık geldi.

Çalışmanın güçlü yönlerinden biri, tirzepatidin etkisiz bir maddeyle değil, kalp ve böbrek üzerinde koruyucu etkileri bilinen dulaglutidle karşılaştırılmasıydı. Her iki ilaç da haftada bir kez uygulandı; katılımcılar ve araştırmacılar hangi ilacın verildiğini bilmiyordu.

Böbrek sonucunun kapsamı doğru okunmalı

Araştırmadaki birleşik böbrek sonucu; kalıcı makroalbüminüri gelişmesi, böbreğin süzme kapasitesinde en az yüzde 50 kalıcı düşüş, son dönem böbrek hastalığı veya böbrek kaynaklı ölümden oluşuyordu.

Tirzepatidin sağladığı avantajın önemli bölümü, idrarda yüksek miktarda protein kaçağı anlamına gelen yeni makroalbüminüri vakalarının azalmasından kaynaklandı. Bu nedenle bulgu, “böbrek yetmezliği yüzde 23 azaldı” şeklinde yorumlanmamalı.

Yüksek böbrek riski taşıyan katılımcılarda birleşik sonuç tirzepatid grubunda yüzde 12,2, dulaglutid grubunda yüzde 14,5 olarak kaydedildi. Araştırmacılar bu grupta böbrek fonksiyonundaki kaybın da daha yavaş seyrettiğini bildirdi.

Analizin önceden planlanmış olması güvenilirliği artırıyor. Yine de böbrek sonuçları SURPASS-CVOT’un ana hedefinden ayrı, keşifsel bir değerlendirme olduğu için tirzepatidin yalnızca böbrek hastalığına yönelik kullanımını belirleyecek bağımsız çalışmalar gerekiyor.

Kalp-damar koruması daha önce gösterildi

GLP-1 temelli tedavilerin kilo dışındaki en yerleşik faydalarından biri kalp-damar sistemiyle ilgili. SELECT araştırmasında semaglutid; diyabeti bulunmayan, fazla kilolu veya obez ve daha önce kalp-damar hastalığı geçirmiş 17 bin 604 yetişkinde incelendi.

Semaglutid, kalp-damar kaynaklı ölüm, ölümcül olmayan kalp krizi veya ölümcül olmayan inmeden oluşan birleşik riski plaseboya göre yüzde 20 azalttı. Bu sonuç semaglutidin belirli hasta grubunda ciddi kalp-damar olaylarını azaltmaya yönelik kullanım onayı almasını sağladı.

SURPASS-CVOT çalışmasında tirzepatid de kalp-damar ölümü, kalp krizi veya inme bakımından dulaglutidden daha kötü bulunmadı. Tirzepatidin sağladığı ek farkın büyüklüğü ise kullanılan birleşik sonuca ve analiz yöntemine göre değişiyor.

Diz ağrısındaki yüzde 59 nasıl okunmalı?

Semaglutid, obeziteyle ilişkili diz osteoartritinde de randomize bir araştırmada değerlendirildi. STEP 9 çalışmasına obezitesi ve orta-ağır diz ağrısı bulunan 407 yetişkin katıldı.

Başlangıçta yaklaşık 70,9 olan WOMAC ağrı puanı, 68 haftanın sonunda semaglutid grubunda ortalama 41,7 puan, plasebo grubunda 27,5 puan azaldı. Bu değişimler başlangıca göre yaklaşık yüzde 59 ve yüzde 39 iyileşme anlamına geliyor.

“Semaglutid plaseboya göre ağrıyı yüzde 59 daha fazla azalttı” ifadesi bu nedenle doğru değil. Yüzde 59, semaglutid grubunun kendi başlangıç değerine göre elde ettiği azalmayı gösteriyor; plasebo grubunda da kayda değer bir iyileşme görüldü.

Semaglutid kullananlarda ortalama vücut ağırlığı yüzde 13,7, plasebo grubunda yüzde 3,2 azaldı. Tedavi fiziksel işlevi de iyileştirdi ancak çalışma eklem kıkırdağının onarıldığını veya hastalığın yapısal ilerlemesinin durduğunu kanıtlamadı.

Uyku apnesinde tedavi onayı geldi

Tirzepatid, obezitesi bulunan yetişkinlerde orta ve ağır obstrüktif uyku apnesi için randomize çalışmalarda başarılı sonuç verdi. Tedavi, uyku sırasında solunumun durması veya yüzeyselleşmesini gösteren apne-hipopne indeksini belirgin ölçüde düşürdü.

Bu bulguların ardından tirzepatid, ABD’de obezitesi bulunan yetişkinlerde orta-ağır obstrüktif uyku apnesi için onaylanan ilk ilaç oldu. Tedavinin düşük kalorili beslenme ve fiziksel aktiviteyle birlikte kullanılması öngörüldü.

Uyku apnesindeki düzelmenin ne kadarının doğrudan ilaç etkisinden, ne kadarının kilo kaybından kaynaklandığı kesin olarak ayrıştırılmış değil. Obeziteye bağlı boyun ve karın çevresi yağlanmasının azalması, solunum yolundaki mekanik yükü hafifletebiliyor.

Karaciğer ve kalp yetersizliğinde de klinik karşılığı var

Semaglutid, metabolik işlev bozukluğuyla ilişkili steatohepatitte karaciğer biyopsisiyle değerlendirilen hastalık aktivitesini azaltabildi. Veriler, fibroziste kötüleşme olmadan steatohepatitin gerilemesi açısından klinik yarar gösterdi.

Siroz, karaciğer yetmezliği ve yaşam süresi gibi uzun vadeli sonuçlar için daha uzun takip gerekiyor. Bu nedenle karaciğerdeki histolojik iyileşme, bütün hastaların ileri karaciğer hastalığından korunacağı anlamına gelmiyor.

70 Yaşından Sonra Statin Kullanmak İşe Yarıyor mu? 10 Bin Kişilik STAREE Çalışmasından Yanıt
70 Yaşından Sonra Statin Kullanmak İşe Yarıyor mu? 10 Bin Kişilik STAREE Çalışmasından Yanıt
İçeriği Görüntüle

Semaglutid ve tirzepatid, obeziteyle ilişkili korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde de nefes darlığı, fiziksel kısıtlılık ve yaşam kalitesi ölçümlerini iyileştirdi. Bazı çalışmalarda kalp yetersizliğinin kötüleşmesine bağlı olaylarda da azalma kaydedildi.

Alkol kullanımında ilk kontrollü sonuç

Semaglutidin alkol kullanım bozukluğundaki etkisini araştıran 2026 tarihli randomize çalışmaya obezitesi bulunan ve tedavi arayan 108 yetişkin alındı. Katılımcıların tamamına bilişsel davranışçı terapi verilirken ilaç koluna semaglutid, kontrol koluna plasebo uygulandı.

Ağır alkol tüketilen günlerin oranı semaglutid grubunda 41,1 puan, plasebo grubunda 26,4 puan azaldı. Semaglutidin psikoterapiye ek katkısı 13,7 puan olarak hesaplandı.

Sonucun yalnızca ilaca bağlanması doğru değil; plasebo ve psikoterapi grubunda da belirgin düzelme görüldü. Örneklemin küçük olması, bütün katılımcıların obeziteyle yaşaması ve takibin 26 haftayla sınırlı kalması nedeniyle daha büyük araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.

Semaglutid veya başka bir GLP-1 temelli ilaç henüz alkol kullanım bozukluğu tedavisi için onaylanmış değil. Bu ilaçların mevcut psikososyal ve tıbbi tedavilerin yerine kullanılması önerilmiyor.

Demans konusunda sonuç yok değil, olumsuz sonuç var

GLP-1 ilaçlarıyla ilgili paylaşımlarda demans için henüz klinik sonuç bulunmadığı sıkça ileri sürülüyor. Bu bilgi güncelliğini yitirdi.

Oral semaglutidin erken semptomatik Alzheimer hastalığındaki etkisini araştıran EVOKE ve EVOKE+ Faz 3 çalışmalarına 3 bin 800’den fazla kişi katıldı. Kasım 2025’te açıklanan sonuçlarda semaglutid bazı Alzheimer biyobelirteçlerini iyileştirse de hastalığın klinik ilerlemesini plaseboya göre anlamlı biçimde yavaşlatamadı.

Bu çalışmalar Alzheimer belirtileri başlamış kişileri kapsıyordu. İlacın henüz belirti gelişmemiş riskli bireylerde koruyucu olup olmadığı ise farklı bir araştırma sorusu olmaya devam ediyor.

Alzheimer’s Association, Temmuz 2026’da 100 milyon dolarlık PROTECT-Cog çalışmasını duyurdu. Üç yıllık araştırmada, demans riski yüksek yaşlılarda yapılandırılmış yaşam tarzı programına GLP-1 agonisti veya benzer metabolik etkili bir ilaç eklenmesinin bilişsel gerilemeyi geciktirip geciktirmediği araştırılacak.

Bu nedenle güncel kanıt, semaglutidin Alzheimer tedavisinde başarılı olmadığını gösteriyor. Demansı hastalık başlamadan önce önleme ihtimali ise henüz kanıtlanmış değil.

Kanser bulguları neden temkinle karşılanıyor?

GLP-1 ilaçlarının kanser ilerlemesiyle ilişkisini araştıran gerçek yaşam analizleri, bazı tümörlerde daha düşük metastaz oranları bildirdi. Yüksek riskli, kasa invaze olmayan mesane kanseri nedeniyle BCG tedavisi alan hastalara ilişkin gözlemsel bir analizde invaziv hastalığa ilerleme riskinin GLP-1 kullananlarda yüzde 57 daha düşük olduğu öne sürüldü.

Bu araştırmada ilaçlar kanser tedavisi amacıyla verilmedi ve hastalar rastgele gruplara ayrılmadı. Diyabet kontrolü, vücut ağırlığı, eşlik eden hastalıklar, kullanılan diğer ilaçlar ve sağlık hizmetine erişim sonuçları etkilemiş olabilir.

2026 Amerikan Klinik Onkoloji Derneği toplantısında sunulan başka bir gerçek yaşam analizinde de GLP-1 kullanan akciğer, meme, kolorektal ve karaciğer kanseri hastalarında dördüncü evreye ilerleme olasılığının daha düşük olduğu bildirildi. Bu ilişkiler ilaçların kanseri tedavi ettiğini veya metastazı doğrudan önlediğini kanıtlamıyor.

GLP-1 temelli ilaçların kanser tedavisi amacıyla kullanılması için randomize klinik araştırmalar gerekiyor. Mevcut gözlemsel veriler, tedavi önerisi oluşturmak yerine yeni araştırmaların yönünü belirleyebilir.

Faydaların tamamı ilaçtan mı, kilo kaybından mı geliyor?

GLP-1 temelli tedavilerin çok sayıda organı etkileyebilmesi tek bir mekanizmayla açıklanmıyor. Kilo kaybının yanı sıra kan şekeri, kan basıncı, iç organ yağlanması, inflamasyon, damar işlevi ve böbrekteki protein kaçağı üzerinde oluşan değişimler birlikte rol oynayabiliyor.

Diz osteoartriti ve uyku apnesindeki kazanımların önemli bir bölümü kilo kaybının mekanik etkileriyle bağlantılı görünüyor. Kalp ve böbrek sonuçlarında ise yalnızca tartıdaki azalmayla açıklanamayabilecek biyolojik etkiler bulunduğuna ilişkin veriler artıyor.

Her sonuç bütün GLP-1 ilaçlarına genellenemiyor. Semaglutid bir GLP-1 reseptör agonisti iken tirzepatid hem GIP hem GLP-1 reseptörlerini hedefleyen çift etkili bir ilaç olarak sınıflandırılıyor.

İlaç seçimi; kişinin obezite durumu, diyabeti, kalp ve böbrek hastalıkları, kullandığı diğer tedaviler ve yan etki riski dikkate alınarak hekim tarafından yapılmalı. Araştırmalardaki oranlar, ilacın sağlıklı kişiler tarafından korunma amacıyla veya hekim değerlendirmesi olmadan kullanılmasını desteklemiyor.

Haberde kullanılan bilimsel veriler; 2026 tarihli SURPASS-CVOT böbrek analizi, 2024 tarihli STEP 9 araştırması, SELECT, SUMMIT, SURMOUNT-OSA, EVOKE ve EVOKE+ Faz 3 programları ile Alzheimer’s Association PROTECT-Cog açıklamasına dayanmaktadır. SURPASS-CVOT böbrek analizi The Lancet Diabetes & Endocrinology dergisinde yayımlanmıştır. DOI: 10.1016/S2213-8587(26)00032-X. STEP 9 araştırması New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanmıştır. DOI: 10.1056/NEJMoa2403664.