Uzmanlar, özellikle birden fazla ilaç kullanan kişilerin ağrı kesicileri, soğuk algınlığı ürünlerini ve takviyeleri de hekimlerine bildirmesi gerektiğini vurguluyor.
İlaç etkileşimleri, bir ilacın başka bir ilacın etkisini artırması, azaltması veya beklenmeyen bir yan etkiye dönüştürmesiyle ortaya çıkıyor. Etkileşimin şiddeti kullanılan doza, ilaçların alınma zamanına, kişinin yaşına ve mevcut hastalıklarına göre değişebiliyor.
Bu nedenle sosyal medyada sıkça kullanılan “iki ilaç birleşince zehre dönüşür” ifadesi bilimsel açıdan fazla genelleyici olsa da uyarının temelinde gerçek bir risk bulunuyor. Bazı ilaç çiftlerinin birlikte kullanılması tıbben kesin biçimde sakıncalı kabul edilirken, bazıları yalnızca yakın takip ve doz ayarlamasıyla kullanılabiliyor.
Sildenafil ile nitratların birlikte kullanılması ani tansiyon düşürebilir
Sildenafil, tadalafil ve vardenafil gibi erektil disfonksiyon ilaçlarıyla nitrat grubu kalp ilaçlarının birlikte kullanılması en ciddi ilaç etkileşimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Nitrogliserin, izosorbid mononitrat ve izosorbid dinitrat gibi nitratlar göğüs ağrısının kontrolünde kullanılabiliyor. Bu ilaçlar sildenafil ile birlikte alındığında damar genişletici etki aşırı güçlenerek kan basıncının tehlikeli düzeylere düşmesine neden olabilir.
Bunun sonucunda baş dönmesi, bayılma, şok ve hayati organlara giden kan akımında azalma gelişebilir. Sildenafil ürün bilgilerinde organik nitratlarla eş zamanlı kullanım açık biçimde kontrendike olarak belirtilmektedir.[1]
Göğüs ağrısı yaşayan ve yakın zamanda sildenafil ya da benzeri bir ilaç kullanan kişinin acil sağlık ekibine bunu mutlaka söylemesi gerekir. Hastanın kullandığı ilacın gizlenmesi, acil tedavide nitrat verilmesi halinde ciddi sonuçlar doğurabilir.
Güçlü ağrı kesicilerle sakinleştiriciler solunumu baskılayabilir
Opioid grubu ağrı kesiciler ile benzodiazepin grubu sakinleştirici ve uyku ilaçlarının birlikte kullanılması aşırı uyku hali ve solunum baskılanması riskini artırabilir.
Opioidler arasında morfin, oksikodon, fentanil ve bazı durumlarda tramadol bulunurken; benzodiazepin grubunda diazepam, alprazolam, lorazepam ve klonazepam gibi ilaçlar yer alır.
Her iki ilaç grubu da merkezi sinir sistemini yavaşlatabilir. Birlikte kullanıldıklarında etkiler üst üste binerek solunumun yavaşlamasına, bilinç kaybına, komaya ve ölüme yol açabilir. FDA, bu risk nedeniyle opioidler ve benzodiazepinler için güçlü güvenlik uyarıları yayımlamıştır.[2]
Alkol de merkezi sinir sistemini baskıladığı için bu ilaçlarla birlikte kullanıldığında riski daha da yükseltebilir.
Kan sulandırıcılarla bazı ağrı kesiciler kanamaya yol açabilir
Warfarin, apiksaban, rivaroksaban ve benzeri antikoagülan ilaçlar pıhtı oluşumunu azaltmak amacıyla kullanılır. İbuprofen, naproksen, diklofenak ve aspirin gibi bazı ağrı kesiciler ise mide ve bağırsak yüzeyine zarar verebilir, ayrıca kanama eğilimini artırabilir.
Bu ilaçların birlikte kullanılması mide-bağırsak kanaması, idrarda kan, cilt altında yaygın morarma veya daha nadiren beyin kanaması riskini yükseltebilir.[3]
Risk özellikle ileri yaştaki kişilerde, ülser öyküsü bulunanlarda, böbrek hastalarında ve birden fazla kan sulandırıcı kullananlarda daha yüksek olabilir.
Kan sulandırıcı kullanan kişilerin reçetesiz satılan bir ağrı kesiciyi dahi hekime veya eczacıya danışmadan kullanmaması gerekir. Parasetamol bazı hastalarda daha uygun bir seçenek olabilse de uzun süreli veya yüksek doz kullanımında o da tamamen risksiz değildir.
Antidepresanlarla bazı ilaçlar serotonin sendromu oluşturabilir
Serotonin sendromu, vücutta serotonin etkisinin aşırı yükselmesi sonucu ortaya çıkan ve yaşamı tehdit edebilen bir ilaç reaksiyonudur.[4]
Risk, birden fazla serotonerjik ilacın birlikte kullanılmasıyla artabilir. SSRI ve SNRI grubu antidepresanlar; tramadol, bazı migren ilaçları, linezolid, lityum, dekstrometorfan içeren öksürük ilaçları ve bazı bitkisel ürünlerle etkileşime girebilir.
Serotonin sendromunun belirtileri şunlar olabilir:
- Huzursuzluk ve kafa karışıklığı
- Hızlı nabız ve tansiyon değişiklikleri
- Aşırı terleme ve ateş
- Kaslarda sertlik veya istemsiz kasılmalar
- İshal, titreme ve reflekslerde artış
Belirtiler yeni bir ilaca başladıktan veya doz artırıldıktan sonraki saatler içinde gelişebilir. Şiddetli ateş, kas sertliği, bilinç değişikliği veya nöbet acil müdahale gerektirir.
Tansiyon ilaçlarıyla potasyum takviyeleri ritmi bozabilir
ACE inhibitörleri ve anjiyotensin reseptör blokerleri olarak bilinen bazı tansiyon ilaçları kandaki potasyum düzeyini yükseltebilir. Spironolakton gibi potasyum tutucu idrar söktürücüler veya potasyum takviyeleri de aynı etkiyi gösterebilir.
Bu ilaçların kontrolsüz biçimde bir araya gelmesi hiperkalemi adı verilen tehlikeli potasyum yüksekliğine neden olabilir. Hiperkalemi kas güçsüzlüğü, çarpıntı ve ciddi kalp ritim bozukluklarıyla kendini gösterebilir.
Risk böbrek fonksiyonları bozulmuş kişilerde, diyabet hastalarında ve ileri yaştaki bireylerde daha yüksektir. Bu kombinasyonlar bazı hastalarda gerekli olabilir, ancak düzenli potasyum ve böbrek fonksiyonu takibi yapılmalıdır.
Birden fazla tansiyon ilacı baş dönmesi ve düşmeye neden olabilir
Tansiyon ilaçları çoğu zaman hekim kontrolünde birlikte kullanılabilir. Ancak dozların yanlış ayarlanması, susuz kalma veya başka damar genişletici ilaçların eklenmesi tansiyonun aşırı düşmesine neden olabilir.
Özellikle alfa blokerler, erektil disfonksiyon ilaçları, idrar söktürücüler ve bazı kalp ilaçları birlikte kullanıldığında baş dönmesi, bayılma ve düşme riski artabilir.
Yaşlı bireylerde düşmeler kalça kırığı ve kafa travması gibi ciddi sonuçlara yol açabileceği için yeni ilaç başladıktan sonra gelişen sersemlik önemsenmelidir.
İdrar söktürücülerle bazı ağrı kesiciler böbreği zorlayabilir
ACE inhibitörü veya anjiyotensin reseptör blokeri kullanan bir kişinin idrar söktürücüyle birlikte NSAİİ grubu ağrı kesici alması böbreğe giden kan akımını azaltabilir.
Tıp literatüründe bu üçlü kombinasyon zaman zaman “üçlü darbe” olarak adlandırılır. Özellikle sıvı kaybı yaşayan, kusma veya ishal geçiren, yaşlı ya da böbrek hastalığı bulunan kişilerde akut böbrek hasarı riski yükselir.
İdrar miktarında azalma, ayaklarda şişme, bulantı, halsizlik ve nefes darlığı böbrek fonksiyonlarında bozulmaya işaret edebilir.
Birden fazla uyku ilacı bilinç bulanıklığına yol açabilir
Uyku ilaçları, sakinleştiriciler, bazı antihistaminikler ve opioidler aynı anda kullanıldığında sedatif etkiler birbirini güçlendirebilir.
Bu durum özellikle yaşlılarda bilinç bulanıklığı, denge bozukluğu, düşme, araç kazası ve solunum problemleriyle sonuçlanabilir. “Reçetesiz” satılan alerji veya soğuk algınlığı ilaçlarının da uyku verici maddeler içerebileceği unutulmamalıdır.
Aynı etken maddenin farklı ürünlerden alınması doz aşımına neden olabilir
İlaç etkileşimlerinin tamamı farklı etken maddeler arasında gerçekleşmez. Aynı etken maddenin farklı ticari isimlerle birden fazla üründe bulunması da kazara doz aşımına yol açabilir.
Örneğin parasetamol hem ağrı kesicilerde hem de grip ve soğuk algınlığı ürünlerinde bulunabilir. Hasta iki farklı ilaç kullandığını düşünürken gerçekte aynı etken maddeyi iki kez alabilir.
Yüksek parasetamol dozu karaciğer hasarına neden olabilir. Bu nedenle ilaç kutularında yalnızca marka adına değil, “etken madde” bölümüne de bakılması gerekir.
Bazı antibiyotikler kan sulandırıcıların etkisini değiştirebilir
Bazı antibiyotikler bağırsak florasını, ilaç metabolizmasını veya karaciğerdeki enzimleri etkileyerek warfarin gibi ilaçların kan sulandırıcı etkisini artırabilir.
Bu durum INR değerinin yükselmesine ve kanama riskinin artmasına yol açabilir. Bazı antibiyotikler ise etkinin azalmasına neden olabilir. Bu nedenle warfarin kullanan bir kişiye antibiyotik başlandığında daha sık INR ölçümü gerekebilir.
Kalp ritmini etkileyen ilaçların birleşmesi riskli olabilir
Bazı antibiyotikler, antipsikotikler, antidepresanlar, bulantı ilaçları ve ritim düzenleyiciler kalbin elektriksel sisteminde QT aralığını uzatabilir.
Birden fazla QT uzatan ilacın birlikte kullanılması, kandaki potasyum veya magnezyum düşüklüğüyle birleştiğinde ciddi ritim bozukluğu riskini artırabilir.
Bayılma, ani çarpıntı, göğüs ağrısı veya açıklanamayan nöbet benzeri tablo acil değerlendirme gerektirir.
Bitkisel ürünler de reçeteli ilaçlarla etkileşebilir
Bitkisel olması bir ürünün etkisiz veya zararsız olduğu anlamına gelmez. Sarı kantaron bazı ilaçların karaciğerde daha hızlı parçalanmasına yol açarak doğum kontrol haplarının, bağışıklık baskılayıcıların ve bazı kalp ilaçlarının etkisini azaltabilir.
Ginkgo, sarımsak veya yüksek doz balık yağı gibi ürünler bazı kişilerde kanama eğilimini artırabilir. Potasyum, magnezyum ve kalsiyum takviyeleri de bazı antibiyotiklerin veya kalp ilaçlarının emilimini ve etkisini değiştirebilir.
Bu nedenle vitaminler, bitkisel çaylar ve takviyeler de hekime verilen ilaç listesine eklenmelidir.
Risk kimlerde daha yüksek?
İlaç etkileşimleri herkeste görülebilir. Ancak risk şu gruplarda daha fazladır:
- Birden fazla kronik hastalığı bulunanlar
- Aynı anda çok sayıda ilaç kullananlar
- İleri yaştaki kişiler
- Böbrek veya karaciğer hastalığı bulunanlar
- Farklı hekimlerden reçete alanlar
- Reçetesiz ilaç ve takviye kullananlar
- İlaç dozunu kendi kendine değiştirenler
İlaç etkileşimi belirtileri nelerdir?
Etkileşimler farklı belirtilerle ortaya çıkabilir. Yeni bir ilaç başladıktan sonra şu durumlar gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
- Bayılma veya ciddi baş dönmesi
- Nefes almada yavaşlama ya da güçlük
- Siyah dışkı veya kanlı kusma
- Nedensiz ve yaygın morarma
- Şiddetli çarpıntı
- Bilinç bulanıklığı
- Yüksek ateş ve kas sertliği
- İdrar miktarında belirgin azalma
- Dudaklarda veya yüzde şişme
Solunum güçlüğü, bilinç kaybı, göğüs ağrısı, nöbet veya ciddi kanama belirtilerinde acil yardım çağrılmalıdır.
İlaçlar doktora danışılmadan kesilmemeli
Tehlikeli etkileşimlerden söz edilmesi, hastaların reçeteli ilaçlarını aniden bırakması gerektiği anlamına gelmez. Bazı antidepresanların, benzodiazepinlerin, kortizon ilaçlarının, epilepsi ilaçlarının ve kalp ilaçlarının ani kesilmesi ciddi sorunlara yol açabilir.
Şüpheli bir kombinasyon fark edildiğinde yapılması gereken, ilacı kendi kendine bırakmak yerine reçeteyi düzenleyen hekim veya eczacıyla iletişime geçmektir.
Güvenli ilaç kullanımı için temel önlemler
Kullanılan bütün ilaçların güncel bir listesi tutulmalı; reçeteli ilaçların yanı sıra ağrı kesiciler, vitaminler, bitkisel ürünler ve takviyeler de bu listeye yazılmalıdır.
Yeni bir ilaç yazıldığında şu soruların sorulması yararlı olabilir:
“Mevcut ilaçlarımla etkileşir mi?”, “Hangi belirtilerde başvurmalıyım?”, “Yiyeceklerle veya alkolle birlikte alınabilir mi?” ve “Dozlardan biri unutulursa ne yapılmalı?”
İlaçların yakınlara önerilmemesi, başkasının reçetesinin kullanılmaması ve farklı kutulardaki etken maddelerin kontrol edilmesi de kazaları önleyebilir.
Sonuç
Bazı ilaç kombinasyonları gerçekten yaşamı tehdit edebilir. Ancak risk her hasta ve her ilaç için aynı değildir. Birlikte kullanımın yasak olduğu kombinasyonlar bulunduğu gibi, yalnızca doz ayarlaması veya laboratuvar takibi gerektiren ilaçlar da vardır.
En güvenli yaklaşım, yeni bir ilaca başlamadan önce kullanılan tüm ürünleri hekime ve eczacıya bildirmek, ilaçları kendi kendine birleştirmemek ve şüpheli belirtilerde gecikmeden sağlık hizmeti almaktır.
Kaynaklar
[1] DailyMed, ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi: Sildenafil ürün bilgisi ve organik nitratlarla birlikte kullanım kontrendikasyonu.
[2] ABD Gıda ve İlaç Dairesi: Opioidlerle benzodiazepinlerin birlikte kullanımında aşırı sedasyon, solunum baskılanması, koma ve ölüm riski hakkında güvenlik uyarısı.
[3] ABD Gıda ve İlaç Dairesi: Antikoagülanlar, aspirin ve NSAİİ grubu ilaçların birlikte kullanımında kanama riskine ilişkin ürün güvenliği bilgileri.
[4] MedlinePlus, ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi: Serotonin sendromunun nedenleri, belirtileri ve yaşamı tehdit edebilen özellikleri.




