RUH SAĞLIĞI

Uzmanlar Uyardı: Çocuğun Geleceğini İlk 3 Yıldaki Ev Ortamı Belirliyor

Çocuğun hayatındaki ilk üç yıl yalnızca “erken çocukluk” dönemi değil, geleceğin sessizce yazıldığı benzersiz bir zaman dilimi olarak tanımlanıyor. Bilimsel araştırmalar, bu dönemde aile ortamının ve ebeveyn ilgisinin çocukların beyin gelişimi üzerinde güçlü etkiler oluşturduğunu gösteriyor.

Uzmanlara göre, evde sevgiyle kurulan bağ, oyun, konuşma ve etkileşim, çocuğun zihinsel ve duygusal gelişimini belirgin biçimde destekliyor. İlk üç yılda beyinde milyarlarca sinir bağlantısı oluştuğu, bu nedenle çocukların çevreden aldıkları uyaranların “gelişim yakıtı” gibi çalıştığı ifade ediliyor.

“Pahalı oyuncak değil, gerçek ilgi belirleyici”

Araştırmalar, çocukla kurulan sıcak iletişimin;
• konuşmak
• kitap okumak
• oyun oynamak
• dokunmak
• göz teması kurmak
• verilen tepkilere karşılık vermek

gibi çok basit günlük davranışlarla bile güçlendiğini ortaya koyuyor.

Uzmanlar, “Çocuğun beyni oyuncaklarla değil, insan ilişkileriyle büyür” değerlendirmesini yaparak, aileleri ekrana teslim edilen bebekler yerine, temas ve etkileşimin olduğu bir ortam oluşturmaya davet ediyor.

Olumsuzluklar kader değil

Bilim insanları, ilk yılların önemli olmasına rağmen, bunun “geri dönülmez kader” olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Beynin yaşam boyu değişme kapasitesine sahip olduğu, sevgi dolu çevrenin ve destekleyici eğitim ortamlarının her yaşta iyileştirici etkiler oluşturabildiği belirtiliyor.

Aileler için küçük ama güçlü öneriler

• her gün çocuğunuzla konuşun, sesinizi duysun
• televizyon açık kalsın diye değil, kitap açık kalsın diye uğraşın
• onunla yere inin, oyununa katılın
• ağladığında yalnız bırakmayın, “güvende” olduğunu hissettirin
• sık sık sarılın
• ekrana değil insana baksın

Uzmanlar, anne babalara şu mesajı veriyor:
“İlk üç yıl, çocuğun geleceğinin çekirdeğidir. Çocuğunuzla kurduğunuz her ilişki, onun beynine işlenen görünmez bir yatırım gibidir.”

Ailelerin küçük ama düzenli temaslarla büyük farklar yaratabileceği belirtilirken, çocukluk yıllarına gösterilen özenin, toplumun yarınlarına yapılan en değerli yatırım olduğu hatırlatılıyor.