Sosyal medyada yanlış bilginin neden bu kadar hızlı yayıldığına ilişkin tartışmalara yeni bir araştırma eklendi. Acta Psychologica dergisinde yayımlanan çalışmada, narsisizm ile yanlış bilgiye inanma ve bu içeriklerle etkileşime girme davranışı arasındaki ilişki incelendi.

İçine Atmak Masum Değil: Duygu Bastırma ve Ölüm Riski Bağlantısı
İçine Atmak Masum Değil: Duygu Bastırma ve Ölüm Riski Bağlantısı
İçeriği Görüntüle

ABD’de 1005 kişiyle yapılan anket verilerine dayanan araştırmaya göre narsisistik eğilimleri daha yüksek olan bireylerde COVID-19’a ilişkin yanlış bilgilere inanma ve bu içeriklerle etkileşime girme eğilimi daha yüksek bulundu.

Araştırmanın dikkat çeken yönü ise bilgi arama davranışı oldu. Bulgulara göre narsisistik özellikler taşıyan kişiler COVID-19 hakkında daha fazla bilgi arama eğilimi gösterdi. Bu yoğun bilgi arayışı da yanlış bilgi başlıklarını beğenme ve paylaşma isteğiyle bağlantılı çıktı.

Ancak araştırmacılar önemli bir ayrımın altını çiziyor: Bilgi arama davranışı, yanlış bilgiye inanmayla doğrudan ilişkili bulunmadı. Yani bazı kişiler yanlış bilgiyi mutlaka inandıkları için değil, görünür olmak, tartışmaya dahil olmak veya sosyal medya etkileşimi üretmek için de yayabiliyor.

Bu sonuç, dezenformasyonla mücadelede yalnızca “insanlara doğru bilgiyi vermenin” yeterli olmayabileceğini gösteriyor. Çünkü sorun bazen bilgi eksikliğinden değil, dijital görünürlük arzusundan besleniyor.

Uzmanlara göre sosyal medya çağında yanlış bilginin yayılmasını anlamak için psikolojik motivasyonları da hesaba katmak gerekiyor. Beğeni, paylaşım ve dikkat çekme isteği, yanlış bilginin dolaşımını hızlandıran görünmez motorlardan biri olabilir.