Zihin, bazen sessizce yıpranır. Özellikle şizofreni gibi ağır psikiyatrik hastalıklarda… Ancak yeni bir bilimsel çalışma, bu yıpranmanın düşündüğümüz kadar “klasik demans” olmayabileceğini gösteriyor.
JAMA Psychiatry’de yayımlanan geniş kapsamlı araştırma, ağır ve tedaviye dirençli şizofreni hastalarında görülen bilişsel gerilemenin, Alzheimer veya diğer demans türlerinden belirgin şekilde ayrıldığını ortaya koydu.
Araştırma neyi inceledi?
ABD’de yürütülen çalışmada, uzun süre hastanede yatışı olan ve tedaviye dirençli kabul edilen 155 şizofreni hastası analiz edildi.
Katılımcıların bilişsel performansları, yaygın kullanılan MoCA (Montreal Bilişsel Değerlendirme Testi) ile ölçüldü. Elde edilen veriler, Alzheimer, frontotemporal demans ve diğer demans türleriyle karşılaştırıldı.
Çarpıcı sonuç: Demans var ama “bildiğimiz gibi değil”
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu şu oldu:
- Hastaların %98’ine yakını bilişsel bozulma sınırının altında çıktı
- Yaklaşık %47’sinde ciddi düzeyde bilişsel kayıp saptandı
- Ancak bu tablo, Alzheimer hastalarındaki klasik paternle örtüşmedi
Yani ortada bir “gerileme” var ama bu, alışılmış demans haritasına uymuyor.
Alzheimer genleriyle bağlantı bulunamadı
Araştırmacılar, genetik düzeyde de önemli bir ayrım yakaladı:
Şizofreni hastalarında görülen bilişsel kaybın, Alzheimer ile ilişkili genetik risklerle daha zayıf bağlantı gösterdiği belirlendi.
Bu da şu soruyu gündeme getiriyor:
“Şizofrenide görülen bilişsel çöküş aslında farklı bir hastalık süreci mi?”
Suçlu kim? İlaçlar, damar hastalıkları, yaşam koşulları…
Çalışma, yıllardır tartışılan bazı nedenleri de masaya yatırdı:
- Uzun süreli antipsikotik kullanımı
- Kardiyovasküler risk faktörleri
- Kurumsal bakım (uzun süre hastanede kalma)
- Motivasyon eksikliği
Ancak araştırmaya göre bu faktörlerin hiçbiri, tek başına bu ağır bilişsel tabloyu açıklamaya yetmiyor.
Uzmanlar ne diyor?
Araştırmacılar, sonuçları şöyle özetliyor:
“Şizofrenide görülen bilişsel kayıp, Alzheimer’dan farklı bir nörobiyolojik süreç olabilir.”
Bu ifade, psikiyatri ve nöroloji dünyasında yeni bir tartışmanın kapısını aralıyor.
Günlük hayat için ne anlama geliyor?
Bu bulgular, özellikle şu açıdan önemli:
- Şizofreni hastalarında bilişsel gerileme erken fark edilmeli
- Tanı ve takip süreçlerinde “demans” kalıpları yeniden düşünülmeli
- Tedavi yaklaşımları daha kişiye özel planlanmalı
Kısacası mesele sadece “unutkanlık” değil. Beynin işleyişinde farklı bir hikâye yazılıyor olabilir.
Büyük resim: Yeni bir hastalık tanımı mı geliyor?
Bu çalışma, “şizofreni demansı” kavramının aslında yanlış bir etiket olabileceğini düşündürüyor.
Belki de tıp, şu soruyla yüzleşmek zorunda:
Şizofrenideki bilişsel çöküş, başlı başına ayrı bir hastalık süreci mi?
Bilim bu sorunun peşinde… Ve cevap, zihnin en karmaşık katmanlarında saklı.




