ABD’de hekim Michael Greger, 11 Ağustos 2026’da yayımladığı değerlendirmede bu çalışmayla birlikte soya izoflavonları ve kapsaisin üzerine insan araştırmalarını yeniden gündeme taşıdı. [1][2]

Saç dökülmesinde beslenmenin rolü yeniden bilimsel gündemde. ABD’li hekim Michael Greger tarafından 11 Ağustos 2026’da yayımlanan yeni değerlendirme, özellikle kabak çekirdeği, soya ürünleri ve acı biberde bulunan bazı bileşiklerin saç büyümesi üzerindeki olası etkilerine ilişkin kontrollü insan çalışmalarına dikkat çekti. [1]

Greger’in değerlendirmesinde öne çıkan en güçlü verilerden biri, androgenetik alopesi olarak bilinen erkek tipi saç dökülmesi bulunan 76 erkeğin katıldığı randomize, çift kör ve plasebo kontrollü klinik araştırma oldu. Çalışmada katılımcılar 24 hafta boyunca günde 400 miligram kabak çekirdeği yağı içeren preparat veya plasebo aldı. [2]

Saç sayısında yüzde 40 artış kaydedildi

Araştırmanın sonunda kabak çekirdeği yağı grubundaki erkeklerin ortalama saç sayısında başlangıca göre yüzde 40 artış saptandı. Plasebo grubundaki artış ise yaklaşık yüzde 10 olarak ölçüldü. Gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu. [2]

Katılımcıların kendi değerlendirmelerinde de kabak çekirdeği yağı grubunda iyileşme ve tedaviden memnuniyet puanlarının plaseboya göre daha yüksek olduğu bildirildi. Çalışmada bildirilen yan etkiler açısından iki grup arasında anlamlı fark görülmedi. [2]

Bununla birlikte araştırma yalnızca 76 erkek üzerinde gerçekleştirildi ve 24 hafta sürdü. Dolayısıyla sonuçların daha büyük ve bağımsız klinik araştırmalarla doğrulanması gerekiyor.

Soya ve acı biber bileşenleri de araştırıldı

Bilim insanlarının üzerinde durduğu diğer bir kombinasyon ise acı biberin yakıcı bileşeni kapsaisin ile soyada bulunan izoflavonlar.

Nagoya City Üniversitesi araştırmacılarının gerçekleştirdiği çalışmada saç dökülmesi bulunan 48 gönüllü değerlendirildi. Katılımcılardan 31’ine beş ay boyunca günlük 6 miligram kapsaisin ile 75 miligram izoflavon verilirken, 17 kişi plasebo grubunda yer aldı. [3]

Beş ayın sonunda saç büyümesinde ilerleme kapsaisin ve izoflavon alan 31 kişinin 20’sinde, yani yüzde 64,5’inde gözlendi. Plasebo grubunda ise bu sonuç 17 kişiden yalnızca 2’sinde, yüzde 11,8 oranında kaydedildi. [3]

Araştırmacılar olası mekanizmanın saç foliküllerindeki IGF-1, insülin benzeri büyüme faktörü-1 üretiminin artmasıyla bağlantılı olabileceğini bildirdi. Ancak çalışma küçük bir katılımcı grubuna dayanıyor ve sonuçların günümüzde kullanılan standart saç dökülmesi tedavilerine karşı üstünlük gösterdiği anlamına gelmiyor.

Soya tüketiminde dikkat çeken ilişki

Araştırma: Uzun Süreli Sıcak Hava Biyolojik Yaşlanmayı Hızlandırabilir
Araştırma: Uzun Süreli Sıcak Hava Biyolojik Yaşlanmayı Hızlandırabilir
İçeriği Görüntüle

Greger’in değerlendirmesinde gözlemsel araştırmalara da yer verildi. Bazı çalışmalarda çiğ sebze ve taze ot tüketiminin yanı sıra soya sütü tüketimiyle erkek tipi saç dökülmesi arasında ters yönlü ilişki saptandı. Haftalık soya içeceği tüketiminin orta ve ileri düzey saç kaybı olasılığının yüzde 62 daha düşük olmasıyla ilişkili olduğu bildirildi. [1]

Ancak bu veri nedensellik göstermiyor. Başka bir ifadeyle, soya tüketiminin tek başına saç dökülmesini yüzde 62 azalttığı sonucuna varmak bilimsel olarak mümkün değil.

Daha yeni bilimsel değerlendirmeler ne söylüyor?

Beslenme ile saç dökülmesi arasındaki ilişkiye yönelik daha geniş bilimsel incelemeler de benzer biçimde umut verici ancak ihtiyatlı bir tablo çiziyor.

Saç dökülmesine yönelik beslenme müdahalelerini inceleyen sistematik bir derlemede 24 çalışma ve toplam 1.787 kişi değerlendirildi. Araştırmacılar Akdeniz tipi beslenmenin, yeterli protein tüketiminin ve izoflavon açısından zengin soyanın bazı skar bırakmayan saç dökülmesi türlerinde yardımcı rol oynayabileceğini bildirdi. Bununla birlikte mevcut çalışmaların sayısının ve kontrol gruplarının yetersizliği önemli sınırlılıklar arasında gösterildi. [4]

2026’da yayımlanan daha yeni bir sistematik derleme ve ağ meta-analizi de androgenetik alopeside bazı besin desteklerinin saç yoğunluğu üzerinde olumlu sonuçlarla ilişkilendirildiğini bildirdi. Kapsaisin-izoflavon kombinasyonu ve kabak çekirdeği yağı incelenen müdahaleler arasında yer aldı. Araştırmacılar buna rağmen daha büyük ve yüksek kaliteli randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. [5]

“Saç çıkaran yiyecek” sonucu çıkarmak için erken

Mevcut bilimsel veriler, belirli besin bileşenlerinin saç folikülünün biyolojisini etkileyebileceğine ilişkin dikkat çekici sinyaller veriyor. Ancak “kabak çekirdeği yiyenlerin saçı çıkar” veya “soya saç dökülmesini durdurur” şeklinde bir sonuç mevcut araştırmalardan çıkarılamıyor.

Özellikle kabak çekirdeği araştırmasında doğrudan günlük birkaç çekirdek tüketimi değil, standardize edilmiş kapsül formundaki bir preparat incelendi. Bu nedenle klinik çalışmadaki dozun sıradan gıda tüketimiyle birebir eşdeğer kabul edilmesi doğru değil. [2]

Benzer şekilde kapsaisin ve soya izoflavonlarına ilişkin insan çalışması yalnızca 48 gönüllü üzerinde gerçekleştirildi. Bulgular dikkat çekici olsa da geniş katılımcı gruplarıyla doğrulanması gerekiyor. [3]

Bilim insanlarına göre beslenme, saç sağlığını etkileyen faktörlerden yalnızca biri. Androgenetik alopesi başta olmak üzere saç kaybının genetik, hormonal, otoimmün ve metabolik nedenleri bulunabiliyor.

Bu nedenle erken safha bulgularına göre bazı besinsel bileşikler gelecekte saç dökülmesine yönelik destekleyici yaklaşımların parçası olabilir. Ancak mevcut sonuçlar henüz nihai tedavi niteliği taşımıyor ve kanıtlanmış tıbbi tedavilerin yerine geçmiyor.

KAYNAKLAR

[1] NutritionFacts
[2] Pusan Ulusal Üniversitesi / Evidence-Based Complementary and Alternative Medicine
[3] Nagoya City Üniversitesi / Growth Hormone & IGF Research
[4] Dermatology Practical & Conceptual
[5] Frontiers in Nutrition