Dövme mürekkebi vücutta yalnızca deride kalmıyor

Dövme yaptırmak giderek yaygınlaşırken, bilim dünyası mürekkebin vücuttaki uzun vadeli etkilerini daha yakından araştırıyor. Son yıllarda yayımlanan çalışmalar, dövme ile bazı kanser türleri arasında olası bir ilişkiye işaret etti. Ancak mevcut bulgular, “dövme kanser yapar” demek için yeterli değil.

Araştırmaların odağındaki konulardan biri, dövme pigmentlerinin deri altında tamamen sabit kalmaması. Mürekkep deriye verildiğinde bağışıklık sistemi bunu yabancı bir madde olarak algılıyor. Pigmentlerin bir bölümü bağışıklık hücreleri tarafından tutulurken bazı parçacıklar lenf sistemi aracılığıyla lenf düğümlerine taşınabiliyor.

Salmonella ile Tümöre Hedefli Yeni Tedavi Yaklaşımı
Salmonella ile Tümöre Hedefli Yeni Tedavi Yaklaşımı
İçeriği Görüntüle

Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), dövme pigmentlerinin lenf düğümlerine ve potansiyel olarak başka organlara ulaşabildiğinin bilindiğini belirtiyor. Bazı dövme mürekkeplerinde kanserojen, muhtemel kanserojen veya olası kanserojen olarak sınıflandırılmış maddeler de tespit edilmiş durumda. Ancak IARC, dövme yaptırmayı veya belirli dövme mürekkeplerini şu anda kanserojen olarak sınıflandırmış değil. [1]

Dövmeli kişilerde lenfoma riski yüzde 21 daha yüksek bulundu

Dikkat çeken araştırmalardan biri 2024 yılında eClinicalMedicine’de yayımlandı.

İsveç’te gerçekleştirilen nüfus temelli araştırmada, 20-60 yaşları arasında lenfoma tanısı alan kişiler ile benzer yaş ve cinsiyetteki kontrol grubu karşılaştırıldı.

Araştırmanın analizine göre dövmesi bulunan kişilerde genel malign lenfoma riski, dövmesi bulunmayanlara kıyasla yüzde 21 daha yüksek hesaplandı. [2]

Ancak burada önemli bir ayrıntı var: Yüzde 21 rakamı göreli risk artışını ifade ediyor. Bir kişinin kanser olma ihtimalinin yüzde 21 olduğu anlamına gelmiyor.

Üstelik genel lenfoma için bulunan risk tahmininin güven aralığı 0,99-1,48 olarak bildirildi. Bu nedenle sonuç dikkat çekici olsa da tek başına kesin bir nedensellik kanıtı olarak değerlendirilemiyor.

Araştırmacılar da dövmenin lenfomaya neden olduğunu söylemiyor. Bulgular, daha kapsamlı çalışmalarla araştırılması gereken bir ilişkiye işaret ediyor.

Melanom araştırmasında yüzde 29’luk fark

Dövme ve kanser tartışmasını güçlendiren ikinci önemli çalışma ise melanom üzerine yapıldı.

Lund Üniversitesi araştırmacıları, 20-60 yaşları arasında melanom tanısı konulan 2 bin 880 kişiyi belirledi ve her hasta için aynı yaş ve cinsiyette üç kontrol seçti.

Katılımcıların güneşe maruz kalması, solaryum kullanımı ve cilt tipi gibi melanom riskini etkileyebilecek faktörler de değerlendirmeye alındı.

Melanom tanısı alanların yüzde 22’sinin, kontrol grubunun ise yüzde 20’sinin dövmeli olduğu belirlendi.

Diğer faktörler hesaba katıldığında araştırmacılar, dövmeli kişilerde melanom için yüzde 29 daha yüksek göreli risk hesapladı. [3]

Bu sonuç da “dövme melanom riskini kesin olarak yüzde 29 artırır” şeklinde yorumlanmamalı. Araştırmacılar, bulgunun toplum düzeyinde istatistiksel bir ilişki olduğunu ve neden-sonuç bağlantısını göstermek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç bulunduğunu özellikle belirtiyor.

Her cilt kanseri için aynı sonuç çıkmadı

Bilimsel tablo aslında sosyal medyada dolaşan iddialardan daha karmaşık.

Dövme ile bütün cilt kanserlerini aynı başlık altında değerlendirmek doğru değil.

Lund Üniversitesi araştırmacıları, başka bir çalışmalarında dövme ile skuamöz hücreli cilt kanseri arasında ilişki saptamadı. [3]

Dahası, IARC ve ortaklarının Fransa’da yaklaşık 13 bin dövmeli ve 100 bin dövmesiz katılımcıyı içeren araştırmasında, yalnızca dövmeye sahip olmak ile genel olarak cilt kanseri gelişmesi arasında ilişki bulunmadı. Araştırmacılar mevcut sonuçların dikkatle yorumlanması ve daha büyük, ileriye dönük çalışmalar yapılması gerektiğini bildirdi. [4]

Dolayısıyla mevcut bilimsel veriler, tüm cilt kanserlerinin dövme nedeniyle arttığını göstermiyor.

Dövme mürekkebi neden araştırılıyor?

Bilim insanlarının üzerinde durduğu temel noktalardan biri mürekkebin içeriği.

Dövme mürekkeplerinin kimyasal analizlerinde bazı metaller, polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve aromatik aminler gibi sağlık açısından önem taşıyan maddeler tespit edilebiliyor.

Bir başka konu ise pigmentlerin vücuttaki yolculuğu.

Deriye enjekte edilen pigmentlerin bir kısmının zaman içinde lenf düğümlerine ulaşabildiği biliniyor. Lenf düğümleri bağışıklık sisteminin önemli parçalarından biri olduğu için araştırmacılar burada oluşabilecek uzun süreli maruziyetin sonuçlarını inceliyor. [1]

Olası mekanizmalardan biri kronik iltihap, yani bağışıklık sisteminin uzun süre düşük düzeyde aktif kalması. Ancak bugün için dövmenin kronik iltihaba yol açarak kansere neden olduğu şeklinde kesinleşmiş bir mekanizma bulunmuyor.

Dövme sildirmek kanser riskini artırıyor mu?

Sosyal medyada dikkat çeken bir başka iddia, lazerle dövme silmenin kanser riskini iki katına çıkardığı yönünde.

Bu konuda kesin konuşmak için bilimsel kanıt yetersiz.

Lazer uygulamasında pigmentler daha küçük parçalara ayrılıyor. IARC, bazı pigmentlerin lazer ışığı altında parçalanmasının potansiyel olarak toksik ürünlerin açığa çıkmasına yol açabileceğini, ancak lazerle dövme silmenin uzun vadeli sağlık sonuçlarına ilişkin çalışmaların yetersiz olduğunu belirtiyor. [1]

Dolayısıyla “lazerle dövme silmek kanser riskini ikiye katlıyor” ifadesi bugün için kanıtlanmış bir tıbbi bilgi olarak sunulmamalı.

Dövmesi olanlar endişelenmeli mi?

Mevcut araştırmalar dövmesi bulunan herkesin kanser açısından yüksek risk altında olduğu anlamına gelmiyor.

IARC’nin güncel değerlendirmesi de oldukça temkinli. İsveç araştırmasında lenfoma açısından artış görülmesine karşılık, Kanada ve ABD’de yapılan başka epidemiyolojik çalışmalarda genel lenfoma riskinde artış saptanmadı. IARC bu nedenle mevcut çalışmaların bazı kan kanserleri açısından sınırlı işaretler verdiğini, fakat kesin sonuca ulaşmaya yetmediğini bildiriyor. [1]

Kanser riskini değerlendirirken yaş, genetik yatkınlık, ultraviyole ışınlarına maruz kalma, sigara kullanımı ve diğer çevresel faktörler de önem taşıyor.

Özellikle melanom açısından güneşten ve solaryumdan kaynaklanan ultraviyole ışınları, bilimsel olarak çok daha iyi ortaya konmuş bir risk faktörü. [5]

Bu nedenle yeni araştırmalar önemli bir soru işareti yaratıyor, fakat henüz son noktayı koymuyor.

Uzmanlar Ne Öneriyor?

  • Dövme yaptırılacaksa hijyen standartlarına uyan ve güvenilir malzemeler kullanan profesyonel merkezler tercih edilmeli.
  • Kullanılan mürekkebin içeriği ve mevzuata uygunluğu sorgulanmalı.
  • Dövmeli deri de güneşten korunmalı ve solaryumdan kaçınılmalı.
  • Dövme üzerinde veya çevresinde yeni oluşan, büyüyen, şekli ya da rengi değişen benler göz ardı edilmemeli.
  • Lazerle dövme silme işlemi bilinmeyen ürünlerle veya kontrolsüz yöntemlerle yapılmamalı.
  • Sosyal medyadaki “dövme kanser yapıyor” veya “lazer riski iki katına çıkarıyor” gibi kesin ifadeler bilimsel kanıt olarak kabul edilmemeli.

Kaynaklar

  1. International Agency for Research on Cancer (IARC), Research on Potential Long-Term Health Effects of Tattooing, güncel değerlendirme.
  2. Nielsen C, Jerkeman M, Jöud AS. Tattoos as a risk factor for malignant lymphoma: a population-based case-control study. eClinicalMedicine, 2024;72:102649.
  3. Rietz Liljedahl E ve ark. Does tattoo exposure increase the risk of cutaneous melanoma? A population-based case-control study. European Journal of Epidemiology, 2025.
  4. Mo T ve ark. Tattoos and risk of cutaneous melanoma and non-melanoma skin cancer in France. Journal of the National Cancer Institute, 2025.
  5. International Agency for Research on Cancer (IARC), European Code Against Cancer, Ultraviolet Radiation and Cancer.