Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2050 yılına kadar demans hastalarının sayısının üç kat artarak 150 milyonu aşması öngörülmektedir.
​Alzheimer eskiden yalnızca yaşlılığın bir sonucu veya genetik bir kader olarak görülürken, günümüzde nörodejenerasyonun aslında orqanizmadaki kronik, düşük dereceli sistemik inflamasyonun bir neticesi olduğu kanıtlanmıştır.
​İnsan vücudunda uzun yıllar boyunca belirti vermeden ilerleyen en büyük periferik iltihap odağı ağız boşluğu ve periodontal dokulardır.
​Alzheimer hastalarının beyinlerinde nöron değil, bakteri izleri bulunmuştur. Bu durum diş hekimliğini yalnızca "diş tedavisi" olmaktan çıkarıp "beyin koruyucu" bir alana dönüştürmektedir.
​Bu patolojik sürecin merkezinde yer alan ajan, Gram-negatif anaerob bir bakteri olan Porphyromonas gingivalis'tir (Pg).
​Mikrobiyolojide "Kilit Taşı Patojeni" (Keystone Pathogen) olarak adlandırılan bu bakteri, sayıca az olsa bile tüm ağız mikroflorasını değiştirerek disbiyozise yol açabilir.
​Bakterinin asıl tehlikesi kendisi değil, salgıladığı "Gingipain" adı verilen toksik enzimlerdir.
​Moleküler makas görevi gören Gingipainler, konakçının proteinlerini parçalar, bağışıklık sistemini nötralize eder ve doku bariyerlerini yıkar.
​Bakteriler beyne üç ana yoldan ulaşır:
​Hematojen Yol (Kan Dolaşımı): Periodontitis sırasında diş eti epitelinde mikro yaralar ("Sızdıran Ağız" veya Leaky Mouth) oluşur. Çiğneme veya diş fırçalama gibi eylemlerle bakteriler kan dolaşımına geçer (bakteriyemi). Kronik iltihaplanma nedeniyle salgılanan sitokinler Kan-Beyin Bariyerinin geçirgenliğini artırır ve bakterilerin veya toksinlerinin beyne sızmasını sağlar.
​Nöral Yol (Sinir Sistemi): Dişleri inerve eden trigeminal sinir aracılığıyla beyin sapı ile doğrudan iletişim kurulur. Bazı bakteriler periferik sinirler üzerinden retrograd (geriye doğru) hareket ederek kan dolaşımına girmeden gizlice beyne sızabilir.
​İmmünolojik Yol (Priming Etkisi): Diş etindeki iltihap, kandaki CRP, IL-1β, IL-6 ve TNF-α seviyelerini artırır. Bu moleküller beynin bağışıklık hücreleri olan mikrogliyaları önceden hazırlıklı (primed) hale getirir. Aşırı aktifleşen mikrogliyalar nöronlara saldırarak nörodejenerasyonu başlatır.
​Beyinde Meydana Gelen Yıkım Aşamaları
​Aşama 1 (Sabotaj): Beyne ulaşan Gingipainler, nöronların iç mikrotübüllerini bir arada tutan Tau proteinlerini parçalayarak çökmelerine ve nörofibriler yumakların oluşmasına neden olur.
​Aşama 2 (Hatalı Savunma): Beyin, sızan bakterileri izole etmek için antimikrobiyal bir ağ olarak Amiloid-Beta salgılar. Kronik enfeksiyon nedeniyle amiloid üretimi durmaz ve sinirler arası iletişimi kesen toksik amiloid plakları oluşur.
​Aşama 3 (Nöroinflamasyon): Bakterinin lipopolisakkarit (LPS) katmanını algılayan mikrogliyalar uyarılarak büyük miktarda sitokin salgılar. Ortaya çıkan bu "sitokin fırtınası" sağlıklı beyin dokusunu da yok eder.
​Klinik Kanıtlar ve İki Vuruşlu (Two-Hit) Model
​2019 yılında Science Advances dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, Alzheimer kaynaklı vefat eden hastaların beyin dokularının %90'ından fazlasında P. gingivalis DNA'sı ve Gingipain toksinleri tespit edilmiştir.
​Her periodontitis hastasının Alzheimer olmamasının sebebi "İki Vuruşlu Model" ile açıklanır. Birinci vuruş, yaşlanma veya genetik yatkınlık (ApoE4 geni) nedeniyle bağışıklığın ve Kan-Beyin Bariyerinin zayıflamasıdır. İkinci vuruş (tetikleyici) ise kronik periodontal enfeksiyondur.
​Tedavi ve Profilaksi
​Farmakoloji: Günümüzde Gingipainleri bloke ederek bakterinin toksik etkisini durdurmayı hedefleyen yeni nesil ilaçlar (örneğin Atuzaginstat/COR388) için klinik testler yürütülmektedir. ​Stomatolojik Müdahale (Enfeksiyonun Kaynağında Durdurulması)
​Alzheimer riskini azaltmak için ilk adım, ağızdaki P. gingivalis yükünü minimuma indirmektir.
​Mekanik Temizleme (SRP - Diş Taşı Temizliği ve Kök Yüzeyi Düzleştirmesi): Diş taşlarının ve kök yüzeyindeki bakteriyel biyofilmin temizlenmesi. Bu işlem, sistemik dolaşıma geçen endotoksin miktarını derhal azaltır.
​Lazer Terapisi: Derin periodontal ceplerdeki bakterileri fotodinamik terapi ile yok etmek.
​Yerel Antibiyotikler: Cep içine yerleştirilen özel jel veya çipler (örneğin; klorheksidin veya doksisiklin içerikli) vasıtasıyla patojenlerin eliminasyonu.
​Profilaktik Önlem: Bir Hekim Adayı Olarak Önerim
​Erken Tarama: Ailesinde Alzheimer öyküsü olan kişilerde 40 yaşından itibaren düzenli periodontal muayene ve P. gingivalis (Pg) testi yapılmalıdır.
​Diş Eti Hijyeni: Elektrikli diş fırçaları ve arayüz temizleyicilerinin kullanımı sadece dişleri değil, bilişsel (kognitif) sağlığı korumak için de zorunlu kabul edilmelidir.
​Diyetisyenlik: Şekerli gıdalardan kaçınılmalıdır (çünkü şeker hem periodontitisi alevlendirir hem de nörodejenerasyonu hızlandırır).
​Önemli Notlar
​"Stomatoloji sadece gülümsemeleri onaran bir sanat değil; o, vücudun stratejik kapısını koruyan ve nörodejenerasyon gibi küresel tehditlerin karşısında duran en güçlü biyolojik kalkandır."
​"Biz diş hekimleri, hastalarımıza sadece çiğneme fonksiyonunu kazandırmıyoruz; her başarılı periodontal tedavi ile onların gelecekteki hafızasını ve beyin sağlığını sigortalıyoruz."
​"Unutmamalıyız ki; insan organizmasının en derin ve karmaşık labirenti olan beyne giden yol, her gün muayene ettiğimiz o küçük ağız boşluğundan ve periodontal ceplerin açtığı gizli yollardan geçer."

Kaynaklar:
​Dominy, S. S., et al. (2019). Science Advances. (Gingipainler ve AH bağlantısı).
​Pritchard, A. B., et al. (2017). Journal of Alzheimer's Disease. (Nöropatolojik kanıtlar).
​Ryder, M. I. (2020). Periodontology 2000. (Güncel derleme).