Azerbaycan tıp tarihinin öncü kadınlarından oftalmolog Sona Vəlixan, 20. yüzyılın ilk yarısında göz hastalıkları alanında yürüttüğü araştırmalar, trahomla mücadele çalışmaları ve akademik faaliyetleriyle öne çıktı. Azerbaycan’daki kurumsal ve tarihsel kayıtlar, Vəlixan’ın bilimsel çalışmalarının 1941 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü değerlendirmeleri kapsamında gündeme geldiğini ve 1940 yılında Stockholm’den kendisine bir yazışma gönderildiğini aktarıyor.

1883 yılında Harkiv’de hekim bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Vəlixan, St. Petersburg Kadın Tıp Enstitüsündeki eğitimini 1908 yılında tamamladı.

Azerbaycan Təbabəti Muzeyi, Vəlixan’ı ülkenin ilk yüksek tıp eğitimi almış kadın hekimi olarak tanımlıyor. Göz hastalıklarına yönelen Vəlixan, mesleki yaşamının önemli bölümünü hasta tedavisi, bilimsel araştırma ve hekim eğitimine ayırdı.

1923’te Bakü’de akademik yaşamına başladı

Vəlixan’ın Azerbaycan’daki akademik kariyerinin önemli dönüm noktalarından biri 18 Aralık 1923 oldu. Tarihsel kayıtlara göre bu tarihte Azerbaycan Devlet Üniversitesinde çalışmaya başladı.

Göz hastalıkları alanındaki araştırmalarını burada sürdüren Vəlixan, özellikle endoftalmi üzerinde yoğunlaştı.

Endoftalmi, gözün iç dokularını etkileyen ve zamanında tedavi edilmediğinde ciddi görme kaybına yol açabilen ağır bir iltihabi tablo olarak biliniyor. Modern antibiyotiklerin ve günümüzde kullanılan göz cerrahisi yöntemlerinin henüz gelişmediği dönemde hastalığın göz dokusunda oluşturduğu değişiklikleri anlamak, oftalmolojinin önemli araştırma alanlarından biriydi.

Endoftalmi üzerine doktora çalışması

Sona Vəlixan, 13 Mayıs 1928’de endoftalminin patolojik anatomisi üzerine hazırladığı doktora çalışmasını savundu.

Bazı Azerbaycan kaynaklarında Vəlixan, tıp bilimleri doktoru derecesini alan ilk Azerbaycanlı kadın olarak anılıyor. Ancak tarihsel ve kurumsal kaynaklarda benzer nitelendirmenin başka kadın hekimler için de kullanıldığı görülüyor.

Bu nedenle Vəlixan’ı, Azerbaycan’da bu akademik düzeye ulaşan öncü kadın hekimlerden biri olarak tanımlamak tarihsel açıdan daha temkinli bir yaklaşım oluşturuyor.

Vəlixan, endoftalminin yanı sıra glokom, göz yaralanmaları ve çeşitli hastalıkların göz dokusunda oluşturduğu değişiklikler üzerinde de araştırmalar yürüttü.

Tarihsel kayıtlarda çalışmalarının tüberküloz, frengi, cüzzam ve bazı tümörlerin göz üzerindeki etkilerini de kapsadığı belirtiliyor.

Trahomla mücadelede görev aldı

Sona Vəlixan’ın mesleki yaşamında önemli yer tutan alanlardan biri de trahomdu.

Trahom, tekrarlayan enfeksiyonların ardından göz kapağında ve göz yüzeyinde kalıcı hasara yol açabilen bakteriyel bir göz hastalığı. İleri evrelerde kirpiklerin göz yüzeyine dönmesine, korneanın zarar görmesine ve görme kaybına neden olabiliyor.

  1. yüzyılın ilk yarısında trahom, dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi Azerbaycan’ın bazı kesimlerinde de ciddi bir halk sağlığı sorunuydu.

Azerbaycan Təbabəti Muzeyi’nin aktardığı tarihsel kayıtlara göre 1930’lu yıllarda Kür ve Aras nehirleri havzasındaki bazı geniş yerleşim alanlarında trahom görülme oranı nüfusun yüzde 40-50’sine kadar ulaşabiliyordu.

Bu rakam bütün Azerbaycan nüfusunu temsil etmiyor. Oran, hastalığın yoğun olarak görüldüğü belirli bölgeler için tarihsel kaynaklarda aktarılan veriyi ifade ediyor.

Vəlixan, trahomun yayılımının incelenmesi ve hastalıkla mücadele çalışmalarında görev aldı. Çalışmaları yalnızca hastaların tedavisine değil, enfeksiyonun toplum içindeki yayılımının anlaşılmasına da odaklandı.

60’tan fazla bilimsel çalışma

Azerbaycan’daki kurumsal kayıtlara göre Sona Vəlixan kariyeri boyunca 60’tan fazla bilimsel çalışma ve iki monografi hazırladı.

Bilimsel araştırmalarının yanı sıra yeni göz hastalıkları uzmanlarının yetiştirilmesinde görev aldı.

1939 yılında Azerbaycan Devlet Hekimleri İhtisas Geliştirme Enstitüsünün göz hastalıkları bölümünün başına geçen Vəlixan’ın bu görevi 1971 yılına kadar sürdürdüğü bildiriliyor.

1946-1960 yılları arasında Azerbaycan Oftalmoloji Araştırma Enstitüsünde bilimsel çalışmalardan sorumlu yönetici olarak görev yaptı.

1945-1950 yılları arasında ise Azerbaycan Oftalmologlar Cemiyetinin başkanlığını yürüttü.

Bu görevler, Vəlixan’ın yalnızca klinik hekim ve araştırmacı olarak değil, Azerbaycan’da oftalmoloji eğitiminin kurumsallaşmasında da uzun süre rol aldığını gösteriyor.

Stockholm’den gelen Nobel yazışması

Vəlixan’ın bilimsel yaşamının en ilgi çekici bölümlerinden biri Nobel Ödülü ile bağlantılı tarihsel kayıtlar.

1937’de Bakü’de Geliştirilen Sıra Dışı Anestezi Yöntemi: Analgezin
1937’de Bakü’de Geliştirilen Sıra Dışı Anestezi Yöntemi: Analgezin
İçeriği Görüntüle

Azerbaycan Təbabəti Muzeyi tarafından aktarılan bilgilere göre Vəlixan, 1940 yılında Stockholm’den bir yazı aldı.

Yazışmada, 1941 Nobel değerlendirmeleri kapsamında bilimsel çalışmalarına ilişkin bir raporun belirlenen tarihe kadar gönderilmesinin istendiği aktarılıyor.

Azerbaycan Milli Elmler Akademiyası ve Azerbaycan Təbabəti Muzeyi kayıtları, Vəlixan’ın 1941 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü adaylığının kayda geçtiğini bildiriyor.

Sona Vəlixan’ın Nobel adaylığına ilişkin bilgi bu Azerbaycanlı kurumsal ve tarihsel kaynaklara dayanıyor. Nobel Vakfı’nın adaylık arşivi geçmiş dönemlere ilişkin geniş bir veri tabanı sunsa da kurum, arşivdeki kayıtların eksiksiz olmadığını belirtiyor. Bu nedenle Vəlixan’ın adaylığı, haberde Azerbaycan’daki kurumsal kaynaklara atfedilerek aktarılıyor.

Nobel adaylığı ile ödül aynı şey değil

Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü için adaylar, Nobel kurumlarının belirlediği aday gösterme hakkına sahip bilim insanları ve akademik çevreler tarafından öneriliyor.

Nobel Komitesi ise yapılan adaylıkları değerlendirerek ödül sürecini yürütüyor.

Bu nedenle tarihsel belgelerdeki Nobel bağlantısını, “Nobel Komitesi Sona Vəlixan’ı doğrudan aday gösterdi” şeklinde ifade etmek doğru değil.

Aynı şekilde aday gösterilmek, bir bilim insanının ödülü kazanacağının kesinleştiği anlamına da gelmiyor.

1941’de tıp alanında Nobel verilmedi

Nobel Vakfı kayıtlarına göre 1941 yılında Fizyoloji veya Tıp Nobel Ödülü hiçbir bilim insanına verilmedi.

Tıp alanındaki Nobel Ödülü 1940 ve 1942 yıllarında da verilmedi.

Ancak 1941’de ödül verilmemiş olması, Sona Vəlixan’ın ödülü kesin olarak kazanacağı veya yalnızca İkinci Dünya Savaşı nedeniyle Nobel alamadığı sonucuna götürmüyor.

Mevcut tarihsel belgeler, Vəlixan’ın bilimsel çalışmalarının Nobel değerlendirme süreciyle ilişkilendirildiğini gösteriyor. Ödül verilmiş olsaydı değerlendirmenin nasıl sonuçlanacağına ilişkin doğrulanmış bir belge bulunmuyor.

Bu nedenle Sona Vəlixan’ın hikâyesini “savaş nedeniyle Nobel’i alamayan hekim” şeklinde değil, bilimsel çalışmaları Nobel değerlendirme süreciyle ilişkilendirilen öncü bir Azerbaycanlı kadın bilim insanı olarak anlatmak tarihsel açıdan daha doğru.

Oftalmolojiye adanan uzun bir bilim yaşamı

Sona Vəlixan’ın bilimsel ve akademik kariyeri Nobel bağlantısıyla sınırlı kalmadı.

Uzun yıllar boyunca göz hastalıkları alanında araştırmalar yürüttü, hasta tedavi etti ve yeni hekimlerin yetişmesine katkıda bulundu.

Çalışmalarının merkezinde dönemin önemli görme kaybı nedenlerinden trahom ve ağır göz enfeksiyonlarının yanı sıra glokom, göz travmaları ve çeşitli hastalıkların göz üzerindeki etkileri yer aldı.

1982 yılında Bakü’de yaşamını yitiren Vəlixan, bugün Azerbaycan’da kadınların tıp ve akademi alanındaki öncü isimlerinden biri olarak anılıyor.

Onun yaşam öyküsü; klinik hekimlik, bilimsel araştırma, halk sağlığı mücadelesi ve tıp eğitiminin aynı mesleki yaşamda birleştiği erken örneklerden birini oluşturuyor.

KAYNAKLAR

• Azerbaycan Təbabəti Muzeyi – Sona Vəlixan biyografisi ve tarihsel kayıtları

• Azerbaycan Milli Elmler Akademiyası – Sona Vəlixan ve Azerbaycanlı kadın bilim insanlarına ilişkin tarihsel değerlendirmeler

• Nobel Vakfı – 1941 Fizyoloji veya Tıp Nobel Ödülü kayıtları ve Nobel adaylık sürecine ilişkin resmî bilgiler

• Azerbaycan Tıp Üniversitesi – Azerbaycan’da tıp eğitimi ve oftalmoloji tarihine ilişkin kurumsal kayıtlar