Hac Yolcuları Bu Adada Neden Soyunup Yıkandı? Urla Tahaffuzhanesi’nin Hikâyesi
Hac Yolcuları Bu Adada Neden Soyunup Yıkandı? Urla Tahaffuzhanesi’nin Hikâyesi
İçeriği Görüntüle

1971 yazının sonu ile sonbaharın başında Aral Gölü’nün kuzey kıyısındaki Aralsk, yaklaşık 50 bin kişinin yaşadığı bir balıkçı kentiydi. Kentte ateş ve döküntüyle seyreden vakalar görülmeye başladığında çiçek hastalığı ilk akla gelen tanı olmadı. Çünkü Sovyetler Birliği’nde yerli bulaşın 1936’da sona erdiği, son ithal vakanın da 1961’de görüldüğü kabul ediliyordu.
Ancak birkaç hafta içinde birbirine bağlı vakalar ortaya çıktı. Sonradan yayımlanan belgelere göre toplam 10 kişi hastalandı ve üç hasta yaşamını yitirdi. Aralsk karantinaya alındı, temaslılar izole edildi ve geniş çaplı bir aşılama başlatıldı. Salgın kısa sürede durduruldu; fakat hastalığın kente nereden geldiği, aradan yarım yüzyıldan fazla zaman geçmesine rağmen kesin biçimde açıklanamadı.
İlk halka bir araştırma gemisindeki genç kadındı
Salgın zincirinin başlangıcında, Lev Berg adlı balıkçılık araştırma gemisiyle Aral Gölü’nde çalışmaya katılan genç bir kadın bulunuyordu. Gemi Temmuz 1971’in son günlerinde göldeki limanlara uğradı ve gizli askerî tesislerin bulunduğu Vozrojdeniye Adası’nın çevresinden geçti.
Resmî rapora göre kadın yolculuğun sonlarına doğru ateşlendi; daha sonra yüzünde, saçlı derisinde ve sırtında döküntüler oluştu. Daha önce çiçek aşısı olmasının hastalığın daha hafif seyretmesini sağlamış olabileceği değerlendirildi. Başlangıçta çiçek tanısı konulmadı. Aralsk’taki ailesinin yanında kaldığı sırada virüsü dokuz yaşındaki kardeşine bulaştırdığı kabul edildi.
Çiçek hastalığı neden hemen anlaşılamadı?
Dokuz yaşındaki çocuk 27 Ağustos’ta ateş ve döküntü geliştirdi. Hekim tarafından görüldüğünde belirtileri kurdeşen olarak değerlendirildi ve çocuk iyileştikten sonra okula döndü. İzleyen haftalarda başka evlerde de ateşli ve döküntülü hastalar görüldü. Bazı vakalara başlangıçta farklı deri hastalıkları tanıları konuldu.
Bu gecikme yalnızca bir hekim hatasıyla açıklanamaz. Çiçek hastalığının ülkede uzun süredir görülmemesi, bazı aşılı kişilerde hastalığın hafif ve alışılmadık görünmesi ve vakaların farklı zamanlarda sağlık kuruluşlarına başvurması tanınmayı güçleştirdi. Çiçek hastalığı olasılığı 22 Eylül’de klinik olarak gündeme geldi; tanı 24 ve 25 Eylül’de yapılan laboratuvar incelemeleriyle doğrulandı.
Aralsk birkaç gün içinde nasıl kapatıldı?
Yetkililer 24 Eylül 1971 günü Aralsk’ı karantinaya aldı. Kentin çevresinde yaklaşık 20–21 kilometrelik bir güvenlik hattı oluşturuldu; kara, demir ve deniz ulaşımı büyük ölçüde sınırlandırıldı. Şehirden çıkış yasaklandı, zorunlu girişler ise sağlık kontrolü ve aşılamaya bağlandı.
Resmî raporda 638 temaslının belirlendiği, bunların 282’sinin hastanelerde veya özel gözlem birimlerinde izole edildiği yazılıydı. Sağlık ekipleri ev ev dolaşarak ateşi ve döküntüsü olan kişileri aradı. Kent 15 bölgeye ayrıldı ve onlarca sağlık çalışanı aşılama ekiplerinde görevlendirildi.
Raporun sonuç bölümüne göre 42 bini aşkın aşı uygulaması yapıldı. Eylül ayının sonuna gelindiğinde şehir nüfusunun neredeyse tamamına ulaşılmıştı. Hastalar ve temaslılar hızla ayrıldığı için yeni bulaş zincirleri kent dışına taşmadı. Karantina 11 Ekim 1971’de kaldırıldı.
On vakadan üçü yaşamını yitirdi
Yayımlanan incelemede toplam 10 çiçek vakası yer aldı. Raporda aşısız olduğu belirtilen 23 yaşındaki bir yetişkin ile dokuz ve dört aylık iki bebekte hastalığın ağır, hemorajik formu gelişti ve bu üç hasta kurtarılamadı. Aşı öyküsü bulunan hastaların çoğu ise daha hafif ya da sınırlı döküntülerle seyreden formlar geçirdi.
Bu tablo, virüsün aşıya dirençli veya laboratuvarda güçlendirilmiş olduğunu kanıtlamıyor. Resmî inceleme, Aralsk’ta önceki yıllarda yapılan aşılamaların yetersiz kaldığını; bazı kişilerin kayıtlarında aşılı görünmesine rağmen aşı izinin bulunmadığını da ortaya koydu. Bilimsel değerlendirmelerde, ağır vakaların özellikleri kadar toplumdaki bağışıklık boşluklarının da hesaba katılması gerektiği vurgulandı.
Resmî rapor virüsün dışarıdan taşınmış olabileceğini araştırdı
1971 tarihli soruşturma raporu birkaç olasılık üzerinde durdu. İlkine göre araştırmacı kadın, geminin uğradığı limanlardan birinde enfekte olmuş olabilirdi. Diğer olasılık, o tarihte çiçek hastalığının görüldüğü Afganistan’dan hareket eden insanlar veya ticari mallar aracılığıyla virüsün Orta Asya’ya ulaşmasıydı.
Fakat araştırılan limanlarda ve olası güzergâhlarda bu zinciri doğrulayacak başka bir vaka bulunamadı. Aralsk pazarına getirilen kumaşlar ve diğer mallar da incelendi; kesin bir bulaş kaynağı gösterilemedi. Böylece doğal yolla dışarıdan taşınma ihtimali ortadan kalkmadı, ancak kanıtlanmış da olmadı.
Gizli biyolojik silah tesisi şüpheleri değiştirdi
Vozrojdeniye Adası’nın Sovyet biyolojik silah programında açık hava denemeleri için kullanıldığı artık tarihsel olarak biliniyor. 2001’de eski bir Sovyet sağlık yetkilisi, 1971 yazında adada çiçek virüsüyle bir deneme yapıldığını ve araştırma gemisindeki kadının bu sırada havaya yayılan virüse maruz kaldığını ileri sürdü.
Olayı 2002’de inceleyen araştırmacılar, geminin geçiş zamanı ile ilk hastanın belirtilerinin başlaması arasındaki sürenin bu senaryoyla uyumlu olabileceğini belirtti. Adanın varlığı, askerî programın niteliği ve resmî raporun kaynağı açıklayamaması biyolojik deneme ihtimalini güçlendirdi.
Bununla birlikte bu görüş kesinleşmiş değil. Eski yetkilinin anlatımında vaka sayıları ve gemide yaşananlarla ilgili önemli hatalar bulunuyordu. Geminin adaya ne kadar yaklaştığı, o günkü rüzgâr koşulları ve ilk hastanın tam belirti tarihi konusunda da çelişkiler vardı. Virüs örneğini olası laboratuvar suşlarıyla karşılaştırabilecek kamuya açık bir genetik inceleme bulunmuyor. Bu nedenle “salgın biyolojik silah deneyi yüzünden başladı” ifadesi kanıtlanmış bir gerçek değil, güçlü fakat tartışmalı bir hipotezdir.
Salgının gizlendiği biliniyor, kaynağı ise bilinmiyor
Aralsk’taki salgın Sovyet kamuoyuna açıklanmadı. Olayı ele alan 2002 tarihli çalışmaya göre Dünya Sağlık Örgütüne de bildirilmedi. Salgınla ilgili Sovyet sağlık raporu yıllarca kamuoyundan uzak kaldı; belge 2001’de araştırmacılara ulaştırıldı ve İngilizce çevirisi 2002’de yayımlandı.
Bugün kesin olarak bilinenler şunlar: Aralsk’ta çiçek hastalığı görüldü, 10 kişi hastalandı, üç hasta yaşamını yitirdi ve salgın karantina, izolasyon, temaslı takibi ile kitlesel aşılama sayesinde durduruldu. Bilinmeyen ise ilk hastanın virüsü nereden aldığıdır.
Bugün çiçek hastalığı riski var mı?
Aral vakası güncel bir salgın haberi değildir. Dünya Sağlık Örgütüne göre doğal yolla bulaşan son çiçek vakası 1977’de Somali’de görüldü; hastalığın dünyadan silindiği 1980’de ilan edildi. Bu nedenle genel toplum için rutin çiçek aşılaması sona erdirildi.
Aralsk’ın hikâyesi bugünkü okuyucuya korku değil, bir halk sağlığı dersi vermeli: Nadirleşen hastalıklar tanıda gözden kaçabilir; hızlı temaslı takibi ve aşılama bulaş zincirini kesebilir. Fakat salgın yönetiminde başarı yalnız vakaları durdurmakla ölçülmez. Kaynağın açıkça araştırılması, toplumun doğru bilgilendirilmesi ve bilimsel kayıtların erişilebilir tutulması da halk sağlığının ayrılmaz parçasıdır.
KAYNAKLAR
Sarynov E, Kulmakhanov B, Makatov Z. Report on Measures Taken to Contain and Eradicate the Smallpox Outbreak Locale in the City of Aralsk (September/October 1971). İçinde: Tucker JB, Zilinskas RA, editörler. The 1971 Smallpox Epidemic in Aralsk, Kazakhstan, and the Soviet Biological Warfare Program. Monterey Institute of International Studies; 2002.
Zelicoff AP. An Epidemiological Analysis of the 1971 Smallpox Outbreak in Aralsk, Kazakhstan. İçinde: Tucker JB, Zilinskas RA, editörler. The 1971 Smallpox Epidemic in Aralsk, Kazakhstan, and the Soviet Biological Warfare Program. Monterey Institute of International Studies; 2002.
Tucker JB, Zilinskas RA, editörler. The 1971 Smallpox Epidemic in Aralsk, Kazakhstan, and the Soviet Biological Warfare Program. CNS Occasional Paper No. 9. Monterey Institute of International Studies; 2002.
World Health Organization. Smallpox. WHO Health Topics. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2026.