İnsanların bazıları neden kendi çıkarları uğruna başkalarını kolaylıkla kullanabiliyor? Bir kişi yaptığı haksızlığı nasıl vicdanında haklı gösterebiliyor? Narsisizm, psikopati veya sadizm gibi farklı özelliklerin aynı kişide bir araya gelmesinin altında ortak bir mekanizma olabilir mi?

Kişilik psikolojisinde bu soruların yanıtı, “Karanlık Kişilik Faktörü” veya kısaca “D Faktörü” kavramıyla araştırılıyor.

D Faktörü, tek başına bir psikiyatrik hastalık veya kişilik bozukluğu değil. Kişinin kendi çıkarını artırırken başkalarının zarar görmesini önemsememesi, bu zararı kabul etmesi veya kimi zaman bilinçli olarak ortaya çıkarması ve davranışlarını haklı gösterecek inançlar geliştirmesi şeklinde tanımlanan genel bir kişilik eğilimi olarak ele alınıyor. [1]

D Faktörü ne anlama geliyor?

D Faktörü kavramı, 2018 yılında psikologlar Morten Moshagen, Benjamin Hilbig ve Ingo Zettler tarafından geliştirilen kapsamlı bir modelle bilim dünyasına sunuldu.

Araştırmacılar, toplumsal açıdan olumsuz kabul edilen farklı kişilik özelliklerini inceleyerek bunların altında ortak bir çekirdek bulunup bulunmadığını araştırdı. Çalışmada şu özellikler değerlendirildi:

  • Narsisizm
  • Psikopati
  • Makyavelizm
  • Sadizm
  • Kincilik
  • Bencillik
  • Psikolojik hak görme
  • Ahlaki kopukluk
  • Kişisel çıkarcılık

Sonuçlar, bu özelliklerin birbirinden tamamen bağımsız olmadığını ve ortak bir “karanlık çekirdeği” paylaşabildiğini gösterdi. [1]

Kendi çıkarı için başkasının zararını önemsememek

Araştırmacıların tanımına göre yüksek D Faktörü, yalnızca bencil olmak anlamına gelmiyor. Temel nokta, kişinin kendi hedeflerine ulaşmak için başkalarının kaybını veya acısını kabul edebilmesi.

Bu çıkar her zaman para veya makam olmak zorunda değil. Üstünlük hissetmek, karşı tarafı küçük düşürmek, intikam almak, kontrol sağlamak veya bir başkasının başarısızlığından haz duymak da kişi tarafından “kazanç” olarak algılanabiliyor. [2]

D Faktörü yüksek bir kişi şu düşüncelere daha yatkın olabilir:

“Ben kazanıyorsam başkasının zarar görmesi önemli değil.”

“Bunu hak etti.”

“Herkes aynı şeyi yapıyor.”

“Güçlü olanın kazanması doğaldır.”

Araştırmacılar, bu tür gerekçelerin önemli olduğunu vurguluyor. Çünkü kişi, etik açıdan sorunlu davranışını yalnızca gerçekleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda zihninde meşru ve kabul edilebilir hale getirebiliyor. [3]

D Faktörü hangi kişilik özelliklerini kapsıyor?

D Faktörü, karanlık özelliklerin tamamının aynı olduğu anlamına gelmiyor. Aksine bu özelliklerin farklı yüzleri bulunuyor.

Narsisizmde üstünlük, hayranlık beklentisi ve hak görme öne çıkabiliyor.

Makyavelizmde insanları stratejik biçimde yönlendirme, çıkar amacıyla kullanma ve aldatma görülebiliyor.

Psikopatik özelliklerde empati ve suçluluk duygusunun azalması, duygusal soğukluk ve dürtüsellik dikkat çekebiliyor.

Sadizmde başkasının acısından, korkusundan veya aşağılanmasından haz alma eğilimi görülebiliyor.

Kincilikte kişi, kendisi de zarar görecek olsa karşı tarafa zarar vermeyi tercih edebiliyor.

Araştırmacılara göre bu özelliklerin dış görünüşü farklı olsa da ortak paydaları, kişinin kendi çıkarını başkalarının çıkarının üzerinde tutması ve ortaya çıkan zararı haklı gösterebilmesidir. [1]

Depresyon sadece mutsuzluk değil: Uzman desteği ne zaman alınmalı?
Depresyon sadece mutsuzluk değil: Uzman desteği ne zaman alınmalı?
İçeriği Görüntüle

Bir karanlık özellik diğerlerini de düşündürebilir

D Faktörü yaklaşımının en dikkat çekici iddiası şu: Bir kişide belirli bir karanlık özellik güçlü biçimde bulunuyorsa diğer olumsuz kişilik eğilimlerinin görülme olasılığı da artabilir.

Örneğin yüksek düzeyde manipülatif davranış gösteren bir kişide mutlaka sadizm bulunmaz. Ancak ortak D çekirdeği güçlüyse hak görme, duyarsızlık, aldatma veya intikamcılık gibi başka özelliklerin ortaya çıkma ihtimali yükselebilir. [4]

Bu durum, karanlık özelliklerin birbirinin aynısı olduğu anlamına gelmiyor. Her özellik, ortak çekirdeğin üzerine kendine özgü davranışlar ekliyor. Bir kişide D Faktörü daha çok narsisizm biçiminde görünürken başka bir kişide psikopatik soğukluk, sadizm veya Makyavelist hesapçılık şeklinde ortaya çıkabiliyor.

Empati ve yardım davranışıyla ilişkisi araştırıldı

2026 yılında yayımlanan bir çalışmada D Faktörü; empati, başkalarına yardım etme isteği ve prososyal davranışlarla birlikte incelendi.

Araştırmada D Faktörü yükseldikçe kişinin bildirdiği empati ve yardım etme eğiliminin azaldığı görüldü. Duygusuzluk, sadizm, aldatıcılık, narsisistik hak görme ve intikamcılık gibi alt özellikler de daha düşük empatiyle bağlantılı bulundu. Bununla birlikte araştırmacılar, zihinsel durumları anlama becerisi ile D Faktörü arasında aynı ölçüde belirgin bir ilişki saptamadı. [5]

Bu bulgu önemli bir ayrımı gündeme getiriyor: Bazı kişiler başkalarının ne hissettiğini anlayabilir, fakat bu anlayışı yardım etmek yerine yönlendirmek veya manipüle etmek amacıyla kullanabilir.

İş hayatında nasıl ortaya çıkabilir?

D Faktörü doğrudan bir “kötü yönetici testi” olarak kullanılamaz. Ancak karanlık kişilik özellikleri ile iş yerindeki zarar verici davranışlar arasındaki bağlantı uzun süredir araştırılıyor.

Meta-analizlerde Makyavelizm ve psikopatik özelliklerin daha düşük iş performansı ve iş yerine zarar veren davranışlarla; narsisizmin ise özellikle kişilerarası sorunlarla ilişkili olabildiği bildirildi. Bu ilişkilerin kurum kültürü, kişinin yetkisi ve denetim düzeyi gibi şartlardan etkilendiği belirtildi. [6]

Yüksek karanlık özellikler iş ortamında şu davranışlarla görülebilir:

  • Çalışanları kişisel çıkar için kullanma
  • Hataların sorumluluğunu başkasına yükleme
  • Başarıyı sahiplenip başarısızlığı astlara bırakma
  • Üstlere farklı, astlara farklı davranma
  • İnsanları birbirine karşı kullanma
  • Küçük düşürme ve korkutma
  • Kuralları yalnızca kendi çıkarına göre uygulama

Bununla birlikte bu davranışlardan hareketle bir kişiye D Faktörü, narsisizm veya psikopati tanısı konulamaz.

D Faktörü psikiyatrik hastalık mı?

Hayır. D Faktörü, DSM veya ICD gibi tanı sistemlerinde bulunan bir psikiyatrik hastalık değildir. Ayrıca bipolar bozukluk, depresyon veya şizofreni gibi klinik rahatsızlıkların karşılığı da değildir.

D Faktörü, kişilik araştırmalarında kullanılan teorik ve ölçülebilir bir eğilimdir. Toplumdaki bireyler düşükten yükseğe uzanan bir ölçek üzerinde değerlendirilebilir. Yüksek puan almak da tek başına kişilik bozukluğu tanısı anlamına gelmez.

İnternet üzerinden uygulanan D Faktörü testleri bilimsel araştırmalardan yararlanılarak hazırlanmış olsa da profesyonel psikiyatrik değerlendirme veya klinik tanı yerine geçmez. [2]

Araştırmaların vardığı temel sonuç

D Faktörü yaklaşımı, narsisizmden sadizme kadar uzanan farklı karanlık kişilik özelliklerini tek bir etikette eritmek yerine, bu özelliklerin ortak motorunu açıklamaya çalışıyor.

Bu motorun özünde üç unsur bulunuyor:

Kendi çıkarını en üst düzeye çıkarma, başkalarının zararını önemsememe ve yapılan davranışı haklı gösterecek gerekçeler üretme.

Kısacası D Faktörü, karanlık kişiliğin tek bir yüzü değil; farklı maskelerin arkasında çalışan ortak mekanizma olarak tanımlanıyor.

Kaynaklar

[1] Moshagen M, Hilbig BE, Zettler I. The Dark Core of Personality. Psychological Review, 2018.

[2] Moshagen M, Zettler I, Hilbig BE. Measuring the Dark Core of Personality. Psychological Assessment, 2020.

[3] Hilbig BE ve arkadaşları. Karanlık kişilikte inançların ve davranışı haklı göstermenin rolünü inceleyen çalışmalar.

[4] Bader M ve arkadaşları. Decomposing the Dark Triad Traits Into Their Common Core and Unique Components. Journal of Personality, 2023.

[5] Hurezan L ve arkadaşları. Dark Personality, Empathy and Prosocial Behavior. Scientific Reports, 2026.

[6] O’Boyle EH ve arkadaşları. A Meta-Analysis of the Dark Triad and Work Behavior. Journal of Applied Psychology, 2012.