Sempozyum; kamu, akademi, endüstri, özel sektör, ünniversiteler, sivil toplum kuruluşları, hasta ve hasta yakınlarını kapsayan çok paydaşlı yapısıyla dikkat çekiyor. Tanıdan tedaviye, finansmandan sosyal destek mekanizmalarına kadar uzanan geniş bir perspektifte nadir hastalıklar enine boyuna tartışılacak.

Koruyucu ve Önleyici Sağlık Hizmetleri Vurgusu
Sağlıkta dönüşümün en önemli ayaklarından biri olan koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri, sempozyumun temel gündem başlıkları arasında yer alıyor. Bu hizmetlerin en başında ise bağışıklama ve aşı uygulamaları geliyor.
Bugün Türkiye’de doğan her bebek, ulusal bağışıklama programı kapsamında 13 farklı aşıyla koruma altına alınıyor. Bu aşıların tamamı ücretsiz olarak uygulanıyor ve toplum sağlığının en güçlü sigortalarından biri olarak öne çıkıyor.
Bir diğer kritik başlık ise tarama programları.
• Evlilik öncesi,
• gebelik sürecinde,
• yenidoğan ve bebeklik döneminde
uygulanan çok sayıda tarama programı, nadir hastalıkların erken tanısı ve önlenebilir etkilerinin azaltılması açısından hayati rol oynuyor. Bu programların tamamı, devlet tarafından tüm vatandaşlara ücretsiz sunuluyor.
Başkan’dan Güçlü Mesaj
Nadir Hastalıklar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Neşe Çıtak Kurt, sempozyuma ilişkin yaptığı açıklamada şu güçlü vurgularda bulundu:
“Nadir hastalıklar az görülür ama etkileri ağırdır. Bu alan, yalnızca hekimin ya da hastanenin meselesi değildir; kamunun, akademinin, sivil toplumun ve toplumun ortak sorumluluğudur. Türkiye, bağışıklama ve tarama programlarıyla koruyucu sağlık hizmetlerinde çok güçlü bir altyapıya sahiptir. Şimdi bu gücü nadir hastalıklar alanında daha bütüncül, daha sürdürülebilir ve daha hasta odaklı politikalara dönüştürme zamanıdır. Bu sempozyum, bilgi üretmenin ötesinde ortak aklı ve ortak vicdanı inşa eden bir buluşma olacaktır.”

Ulusal Nadir Hastalıklar 3. Sempozyumu, sağlık politikalarının geleceğine yön veren, bilimsel bilgi ile toplumsal sorumluluğu aynı zeminde buluşturan önemli bir platform olma özelliği taşıyor.





