Kemik zayıflığı olarak bilinen osteopeni ve osteoporoz, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilen ve ileri evrelerde kırık riskini artıran bir sağlık sorunu olarak tanımlanıyor. Son yıllarda Avrupa ve Kuzey Amerika’da üniversite hastaneleri ile akademik merkezlerde yürütülen gözlemsel çalışmalar ve klinik taramalar, kemik mineral yoğunluğundaki azalmanın özellikle 40’lı yaşlardan sonra hızlanabildiğini ortaya koyuyor.

Bu çalışmalar, kemik kaybının erken dönemde genellikle fark edilmediğini; ilerleyen süreçte ise sırt ve bel ağrısı, boy kısalması, duruş değişiklikleri ve hafif travmalarla oluşan kırıkların görülebildiğini bildiriyor. Araştırmalarda kemik sağlığının değerlendirilmesinde en güvenilir yöntemin, hastanelerde uygulanan kemik mineral yoğunluğu ölçümü olduğu vurgulanıyor.

Disk Fıtığı Sinir Baskısıyla Ağrı, Uyuşma ve Güçsüzlüğe Neden Olabiliyor
Disk Fıtığı Sinir Baskısıyla Ağrı, Uyuşma ve Güçsüzlüğe Neden Olabiliyor
İçeriği Görüntüle

Bilimsel veriler, korunmada düzenli sağlık kontrollerinin, yaş ve risk durumuna uygun kalsiyum ile D vitamini alımının ve özellikle direnç ile ağırlık içeren egzersizlerin önemli rol oynadığını gösteriyor. Uzmanlar ayrıca uzun süre hareketsiz kalmanın, sigara kullanımının ve bazı kronik hastalıkların kemik kaybı riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan uzmanlar, mevcut bulguların kemik zayıflığı ile yaşam tarzı faktörleri arasında güçlü bir ilişkiye işaret ettiğini, ancak bireysel riskin kişiden kişiye değişebileceğini ifade ediyor. Uzman görüşlerine göre, bu alandaki birçok çalışma henüz gözlemsel nitelikte olup, elde edilen sonuçlar neden-sonuç ilişkisi kurmak için yeterli değil. Bu nedenle veriler henüz deneysel olup ilişki gösteriyor; kesin yargı olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.